Terör olayları sonuçlarıyla değerlendirilir. Bir terör eyleminden kim daha fazla menfaat elde ediyorsa, o eylemin sorumlusu o olarak görülür. Tüm dünya şahittir ki, 11 Eylül saldırılarından en fazla menfaat eden ülkeler ABD-İsrail ikilisidir.

Bu menfaatleri genel anlamda 2 maddede ifade edebiliriz: Birincisi, ABD, bu sayede Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmiştir ve İslam ülkelerini ya işgalle, ya terörle, ya da iç isyanlarla istediği şekle sokmuştur; ikincisi ise, bu sayede İslamofobiye zemin hazırlayarak Müslüman eşittir terörist imajını yayarak İslam’ın Batıda yayılmasına engel olduğu gibi, Ortadoğu işgaline de büyük bir kılıf oluşturmuştur.

Geçtiğimiz Pazartesi günü 11 Eylül saldırılarının yıldönümüydü. Resmi bilgilerde 11 Eylül 2001 tarihinde 4 yolcu uçağıyla saldırılar gerçekleştirilmiş, ikisi İkiz Kuleler’i, diğeri ise Pentagon’u hedef almış, dördüncüsü ise Pensilvanya kırsalında düşürülmüştü. Toplam ölü sayısı ise 19 teröristle birlikte 2 bin 996 olarak ifade edilmişti.

Aradan 16 yıl geçmesine rağmen birçok soru cevapsız kaldı ve her geçen gün 11 Eylül’ün asıl faili olarak bütün oklar ABD’yi işaret etti. Bunu biz demiyoruz, gerek ABD’de, gerekse diğer Batılı ülkelerde yapılan açıklamalar, yazılan kitaplar, makaleler bunu gösteriyor. Üstelik bu konuda araştırma grupları oluşturuldu.

11 Eylül saldırılarının faili olarak ifade edilen Usame bin Ladin’in gerçekte bir CIA ajanı olduğu belirtildi. Özellikle Küba Devlet Başkanı Fidel Castro’nun, “Ladin, ABD eski Başkanı George W. Bush dünyayı korkutmak istediği zaman ortaya çıkan bir CIA ajanıdır” açıklamasından sonra bu noktadaki soru işaretleri daha da çoğaldı. Ladin ile ABD’nin ilişkileri, sızdırılan Wikileaks belgelerinde de bu iddiaları doğrular mahiyette ortaya çıktı.

Amerika'nın “polis yazarlarından” Michael Ruppert, Bush ve Ladin ailesinin sıkı fıkı olduğunu ileri sürdü. Baba Bush 11 Eylül sabahı Usame'nin büyük kardeşi Şefik Bin Ladin ile Carlyle şirketinde grup toplantısı yapıyordu. Ladin ailesinin ortağı olduğu Carlyle şirketi, Afganistan ve Irak savaşları sayesinde büyük kar sağlamış dünyanın en büyük silah üreticilerinden biridir.

ABD’de, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili çok ciddi tartışmalar yaşandı ve resmi hikayesi ABD halkının çoğunu ikna etmedi. Bu konuya şüpheyle ve eleştirel olarak yaklaşan araştırma gruplarında çok tanıdık isimler de vardı. Örneğin, Hollywood aktörü Charlie Sheen, Beyaz Saray'ın eski danışmanı CIA uzmanı Ray Mc Govern, Reagan dönemi Hazine eski Bakan Yardımcısı Paul Craig Roberts, fizik profesörü Steven Jones, Almanya eski Savunma Bakanı Andreas Von Buelow, MI5 eski ajanı David Shayler, İngiliz Blair hükümetinin eski Enerji Bakanı Michael Meacher, Bush'un ilk döneminde işçi bölümünde şef ekonomist olarak görev yapan Morgan Reynolds ve daha niceleri…

ABD başkanlık seçimlerinde Bush’un rakibi olan Al Gore, 11 Eylül saldırıları için “Böyle bir terör yoktur. Herkes kandırıldı” ifadelerini kullandı.

Dünyanın en korunaklı yeri olan Pentagon’a bir yolcu uçağı ile eylem olayı da kimseyi ikna etmedi. Uçak enkazı tamamen düzmeceydi ve saldırı sonrası uçağın büyük bir bölümü bulunamadı. Terör eyleminde kullanılan uçakların bilerek engellenmediği iddia edildi ve hala bunun cevabı verilmedi. Bu noktada dönemin ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’e ağır eleştiriler ve suçlamalar yöneltildi.

İşin garip tarafı, saldırılardan çok önceleri bu konu çizgi filmlerde, filmlerde görsel olarak ortaya konmuştu. Bu da saldırıların çok önceden planlandığını ortaya koyuyor.

Örneğin, 11 Eylül’den 5 ay önce, Jonny Bravo adlı çizgi filmde, 1 dakika 14 saniyelik görüntüde “caming soon” (pek yakında) yazısıyla birlikte İkiz Kuleler yanarken gösteriliyordu.

1994 yılında çıkan İlluminati kartlarında 11 saldırıları birebir resmedilmişti.

2001 yapımı ve 11 Eylül dönemi ABD’de gösterimi yasaklanan Swordfish (Kod Adı Kılıçbalığı) filmi, ABD derin devletini ve işlediği cinayetleri anlatan bir filmdi. Ve bu filmde derin devleti temsil eden John Travolta bazen bir arabayı, bazen bir benzin istasyonunu bazen de bir şehri yok edeceklerini ve bunu ABD’nin çıkarlarına kullanacaklarını ifade ediyordu.

Büyük meblağlardaki sigorta poliçelerinden faydalanabilecek kişiler, kulelerin yıkılacağından önceden haberdardı. 11 Eylül'den önce, milyarlarca dolarlık altın Dünya Ticaret Merkezi'nden çıkarıldı.

Dünya Ticaret merkezinde 4000 Yahudi çalışıyordu. Saldırılarda ölen yahudi sayısı yaklaşık 400. Mossad'ın uyarısı sonucu 11 Eylül günü yahudilerin büyük bir bölümünün işe gitmediği ileri sürüldü. Bu da saldırılarda İsrail parmağı olabileceğini gösteriyor.

Bu konuda daha birçok açıklamalar yapıldı, belgeler konuldu.

Sonuçta 11 Eylül bahanesiyle; 2001 yılında Afganistan işgal edildi, 70 binden fazla Müslüman katledildi; 2003’te Irak işgal edildi, 2 milyonu aşkın Müslüman katledildi; ABD’nin Arap Baharı’yla Mısır, Tunus birçok kanlı olaylar yaşadı; 2011’de Libya işgal edildi, 30 binin üstünde Müslüman katledildi; 2011’de Suriye terör üzerinden vekalet savaşlarıyla işgal edildi, 400 bini aşkın Müslüman katledildi, milyonlarcası mülteci durumuna düştü; 2015’te Yemen Suudi vekaletle işgal edildi ve 10 binlerce Müslüman katledildi, 7 milyon Müslüman açlık tehlikesi yaşıyor, 3 milyon Müslüman da ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

Ve bunlar hep, 11 Eylül bahanesiyle yapıldı.

Son söz, her konuda bütün öngörülerinde haklı çıkan Prof. Dr. Haydar Baş’ın olsun:

“Büyük Ortadoğu Projesi’nin hedefi, terörle mücadele adı altında İslam dünyasını işgal etmektir. Büyük İsrail Devleti’ni hayata geçirmektir.

Türk siyasetini böyle bir eylemin içine girmemesini temenni ediyorum. Şayet bu saflarda yer alırlarsa, bu Haçlı safında, İslam’la, Müslüman’la, İslam dünyasıyla savaş anlamına gelmektedir.” (2004)

Türk milleti de artık BOP’u nimet olarak görenlerle, BOP’un gerçek yüzünü yıllar öncesinden doğru olarak ortaya koyanları ayırt edebilmelidir.

Yoksa, yalan bahanelerle işgal sırası bizde, ayıkmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100