Sadece 15 Temmuz’dan bu yana değil, 1998 yılından bu yana Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) belasının önüne geçebilmek için bütün gücüyle ve kadrosuyla eşsiz bir mücadele ortaya koyan ve bu bağlamda yaklaşık 20 yıldır bitmeyen “demokrasi nöbeti” tutan Prof. Dr. Haydar Baş’ın talimatıyla tüm Türkiye’de Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kadroları, tam kadro, 7 Ağustos’ta gerçekleşen Demokrasi mitinglerine Türk bayraklarıyla katılarak, nöbetlerini taçlandırdı.
Bağımsız Türkiye Partisi’nin demokrasi nöbeti 15 Temmuz’da başlamadığı gibi, 7 Ağustos’ta da bitmiş olmuyor.
Çünkü devlete, millete, bayrağa, Türk milletini millet yapan İslam’a, birlik ve beraberliğimizi tehdit eden her türlü projeye alet olan, hizmet eden herkes, her zaman karşılarında ‘enginlere sığmayan sel’ gibi duran Prof. Dr. Haydar Baş’ı ve Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarını göreceklerdir.
Bütün bölücü projeler Haydar Baş Hoca ve Bağımsız Türkiye kadrosunun ‘iman dolu göğsünde’ sönecektir.
Bugün FETÖ kalkışmasıyla Türkiye’nin yaşadıkları, aslında Bağımsız Türkiye Partisi’nin başta genel başkan Prof. Dr. Haydar Baş olmak üzere tüm kadrolarıyla Türkiye için ne denli önemli olduğunu göstermiştir.
Şu bir gerçek ki, geçen 20 yılda Türkiye’deki kimi siyasiler FETÖ’nün önünü açarken, bazıları ‘ne istedilerse verirken’, kimileri de muhalefet koltuklarından iktidar koltuklarına geçiş için FETÖ’cü oylara göz kırpıyordu.
Bugün Türkiye’nin başına bela olan FETÖ işte böyle palazlandı. Kimileri destek verdi, kimileri ise ondan medet umdu. Bence medet uman da destek veren de bu konuda vebal altındadır.
Herkesin gücünün önünde secdeye kapanıp, medet umduğu bu şer yapının karşısında duran tek kişi Prof. Dr. Haydar Baş oldu.
Haydar Baş Hoca’nın dünkü yazısında yer verdiği şu cümleleri hatırlamakta fayda var:
“Bugün bir terör örgütü olarak kabul edilen Fetullahçı yapılanma ile 20 yıldır tek başımıza ve yılmadan verdiğimiz mücadeleye önce Allah, sonra Türk milleti şahittir.
Bu süreçte bir yandan, örgütün halkın arasında “kıskanıyorlar, haset ediyorlar” şeklinde çıkardığı fitne ile mücadelemiz gizlenmeye çalışılmış; diğer yandan yargıya ve orduya sızan hainler ile şahsımın ve benimle bağlantılı olduğu düşünülen her kişinin ve kurumun üzerine gidilmiştir.
Bazıları “biz ahmağız, anlamadık” dese de, dini ve milli bütünlüğümüze yönelik korkunç bir tehdit olan bu yapılanmayı 1998’den beri anlatan bizlerin FETÖ’den çekmediği kalmamıştır.”
Devletin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş, en kilit noktalara çöreklenmiş, askere, Cumhurbaşkanına, devlete ve millete kanlı bir darbe yapacak kadar gözü kararmış FETÖ’yle neye mal olursa olsun büyük bir mücadeleye girişmiş ve Allah’ın izniyle bu mücadeleden hem kendisi hem de Bağımsız Türkiye Partisi kadroları olarak yüzünün akıyla çıkabilmiş Türkiye’deki yegâne isimdir Haydar Baş Hoca.
Bugün kimileri ‘kandırıldık, Allah bizi affetsin’ derken Haydar baş Hoca, ‘çok şükür her şeyi anlattık, herkesi ikaz ettik’ diyebiliyor.
Unutmayalım ki; bugün Türkiye’yi FETÖ belasından kurtaran duruş, Prof. Dr. Haydar Baş’ın 1998 yılında beri zerre sapmayan duruşudur, Yani Haydar Baş’ça duruştur. 
Kanımca bundan sonra hem devleti yönetenler, hem de FETÖ’cü darbe girişimiyle yüzlerce evladını şehit veren, binlerce evladı gazi olan milletimiz, Prof. Dr. Haydar Baş’ın uyarıları ve açıklamaları karşısında çok daha duyarlı olacak ve gereği neyse yerine getirecektir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100