Piyasalar

24 Nisan 2014, Perşembe tsi
°C
REKLAM

En Sıcak Konular

Uğur Kepekçi



Uğur Kepekçi
20 Temmuz 2011

"Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor..."



Aziz vatan toprakları için tarihin her döneminde can verenlerimiz olmuştur ve olacaktır da?
Vatan olmanın, yurt kurmanın, devlet olmanın, millet olmanın, mutlak büyük bedelleri olacaktır.
Yine şehit haberleri, yine dağlanan yürekler, yine verilen canlar, yine ana babaların gözyaşları, yine milletimizin yüreğinde hüzün var?
Vatan savunmasında şehit düşen vatan evlatlarına üzülmemek mümkün değildir. Ne de olsa o da bir candır?
Onun da sevenleri sevdikleri, onunda hayalleri beklentileri bekleyenleri vardır. Ama ne var ki toplumun huzur ve güvenlik içerisinde, hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesi için birilerinin de kendini feda etmesi kaçınılmaz gerçeklerdendir.
İşte bu sebeple ki hür ve bağımsız, huzur içerisinde yaşamını sürdüren her vatandaşın, vatan savunmasında görev alan Erinden Orgeneraline ve bütün güvenlik güçleri mensuplarına, her kademede görev alan vatan evlatlarına minnet borcu vardır. Bu minnet borcunun farkında olanlar olduğu gibi, kadir kıymet bilmeyenler de vardır?
Vatan uğruna can veren aziz şehitlerin derecelerini ve hâllerini Mehmet Akif dizelerinde ne güzel anlatıyor;  ?Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid?i...
Bedr?in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın?.?
Sonra vatan için can veren şehidin derecesinin büyüklüğünü peygamber müjdesiyle işaret ediyor; ?Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,  Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.?
 Her fert kendi imanının ve fikrinin gereğini yerine getirir. Ve her fert düşüncelerinden ve davranışlarından hesaba çekilir. Yüce Allah Kur?anı Kerimde yaşadığımız hayatın hesabının verileceğinin mahiyetini Zilzâl Suresinde beyan etmiştir;  ?Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, ?Ona ne oluyor?? dediği zaman,?
?İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.?
?Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.?
?O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.?
?Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir.?
?Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.? (Zilzâl, 1?8)
Hayat sahnesinin her anından en ince ayrıntısına kadar hesaba çekilecek olan insanların arasında Şehidin hesabı en kolay hesap olacaktır.(şayet niyetinde başka maksatlar taşımıyorsa) Çünkü onlar Rablerinin özel misafirleridirler, Onlara yapılacak muamele de ona göre farklı olacaktır. Çünkü Onlar hayattaki en kıymetli varlıkları, sermayeleri olan canlarını vermişlerdir. Yüce Kitabımızda bu konuya da şu şekilde açıklık getirilmiştir;
?Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın, bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılırlar.? ?Allah?ın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinerek arkalarından henüz kendilerine katılmayanlara;(henüz şehit olamayanlara) kendilerine korku olmadığını ve üzülmeyeceklerini, müjdelemek isterler.?
?Onlar(şehitler) Allah?tan gelen bir nimet ve kerem ile ve Allah?ın mü?minlerin mükafatını zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler.? (Âl?i İmran,169?171) 
Her şehit haberinde, ateş düşen ocaklar sönse de gönüller yangına dönse de her canlı mutlaka ölüm acısını tadacağına ve ölüm saatinin bir an bile şaşmayacağına göre, ölümlerin en güzeli olan şehitlik makamı da öyle her babayiğidin eline geçmeyecektir. İşte bu sebepten dolayı da şehit olmak ölümlerin en şereflisidir.
Şehit olanlar hem vatanlarına, hem Allah?a karşı borçlarını ödemektedirler, ya biz!
Acaba yaşadığımız hayatın, bize emanet edilen kanla sulanan toprakların hesabını verebilecek miyiz?
Ayrıca, hesap gününe ne kadar hazırlıklıyız?
Bunları sorgulamakla, ölmeden ölmenin ve hesaba çekilmeden hesaba hazırlanmanın, şuuruna erişebiliriz. Yeter ki kendimizi sorgulamaktan kaçınmayalım? ~|~






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Nisan 2014 Ne bekliyordunuz ki?
    • 23 Nisan 2014 İstikrar sürüyor mu?
    • 22 Nisan 2014 Peygamberin dindeki yeri
    • 21 Nisan 2014 Salavat peygambere yakınlaşmaya vesiledir
    • 20 Nisan 2014 Samimiyetsiz işlerde hayır yoktur
    • 19 Nisan 2014 O'nun hükümlerine teslim olabiliyor muyuz?
    • 18 Nisan 2014 Kutlu doğum ve samimiyet testi
    • 17 Nisan 2014 Geleceğin Türkiye'sinde siz de görev alın
    • 16 Nisan 2014 Türkiye'nin Geleceği, Geleceğin Türkiye'si
    • 15 Nisan 2014 "Sizinle nasihat arasında gurur perdesi vardır"
    • 14 Nisan 2014 Sosyal hayatı değerlendirmek
    • 13 Nisan 2014 Böyle mi olmalıydı?
    • 12 Nisan 2014 Kurumların ıslahı, insanın ıslahıyla mümkündür
    • 11 Nisan 2014 Başkan seçildiniz, şimdi ne yapacaksınız?
    • 8 Nisan 2014 BTP'nin aldığı oyları hazmedemeyenler
    • 7 Nisan 2014 Kimi memnun edeceğiz?
    • 6 Nisan 2014 Siyasetten ne anlamalıyız?
    • 5 Nisan 2014 Sapla samanı karıştırmayın!
    • 4 Nisan 2014 Herkes kendi "istikrarım sürsün" dedi!
    • 3 Nisan 2014 Normalleşme süreci başlatılmalıdır


    Zapkolik
    EmlakDevri

    Haber Sistemi eticaret
    İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti. © 1997 - 2014
    55037 µs