Piyasalar

21 Aralık 2014, Pazar tsi
°C
REKLAM

En Sıcak Konular

Muharrem Bayraktar
BAŞYAZI


Muharrem Bayraktar
23 Kasım 2013

Fethullah Gülen Erdoğan'a "firavun" dedi mi?



Dershanelerin kapatılması gündeme gelince Fethullah cemaati bir anda AKP’ye karşı saldırıya geçti. Oysa basit bir konu bu. Bir ülke meselesi değil! Kapatılsa ne olur kapatılmasa ne olur. Üniversiteye öğrenci yetiştiren bu özel kurumların kapatılmasını namus meselesi gören ve saldırıya geçen cemaat, “yerden göğe kadar haksız!”
Yüzlerce dershane ağına sahip olan cemaatin, bu kurumların “devasa bütçeli” gelirinin elden gidecek olması karşısındaki paniğini açıklayacak tek kelime; para!
Hizmet hikâye, sorun para.
Siz, böylesine altın yumurtlayan bir tavuğu keserseniz ve ileride “hizmet” denilen ne olduğu belirsiz bir küresel hareket için devşirilecek çocukların “gideceği adresin önünü keserseniz” bir anda saldırıya uğrarsınız.
Dershanelerin devletin okullarının yetersizliğinden kaynaklandığına kuşku yok. Milli Eğitim sistemi bu kadar laçka olmasaydı, her sene yığınla değişiklik yapılmasaydı, eğitim kaliteli olsaydı, derslikler yeterli olsaydı dershane denilen sorunu yaşar mıydık?
Hayır.
Ben Trabzon’da lisede okurken, üniversite sınavına hazırlandığım 1983 yılında şehirde 3 dershane vardı. Bugün Trabzon’da 40 dershane var.
Türkiye’nin her yerinde tablo aşağı yukarı aynı.
28 Şubat’ta meslek liselerinin üniversiteye girişinin önü kesilince, dershanelere olan ilginin daha da arttığı ve bu artan ilgiden en çok cemaatin yararlandığı biliniyor.
Dershane savaşı başlar başlamaz “en sert açıklamalardan biri” Fethullah Gülen’den geldi.
Gülen Pensilvanya’dan yaptığı açıklamada “Firavun aleyhinizdeyse doğru yoldasınız demektir” ifadesini kullandı.
Bugün kadar merakla bekledim. Fethullah Gülen, medyanın önemli bir kesimi tarafından “Fethullah Hoca, başbakana Firavun dedi” diye yorumlanan bu açıklamasına bir tevil getirir diye. “Ben başbakanı kastetmedim” der diye bekledim.
Pensilvanya’dan bu yönde net bir açıklama gelmedi. 
Gülen’den neredeyse her gün açıklama geldi ama “ben başbakana Firavun demedim” şeklinde bir açıklama gelmedi
Onun yerine Samanyolu grubu başkanı Hüseyin Karaca şu açıklamayı yaptı:
“Hocaefendi’nin sohbetini kasıtlı olarak çarpıtarak, bugün manşetten Başbakan’a ‘firavun’ dediğini iddia edenlerin nasıl çirkin bir iftira attığını sohbeti azıcık insafla dinleyen herkes kolaylıkla anlayabilir.”
Ardından Fethullah Gülen’in şu açıklaması geldi:
“Sizin çevrenizdeki insanlar Nemrut değil, Firavun değil, Sezar değil, İskender değil, Napolyon değil, deli teke Hitler değil... Hele başları yerde secde eden insanlarsa, onlara karşı bize düşen şey saygılı olmak, takdir etmek ve Cennetü’l-Firdevs’e beraber girme dilek ve temennisinde bulunmaktır.”
Önce “Firavun karşınızda ise doğru yoldasınız” sonra “sizin çevrenizdeki insanlar Firavun değil.”
Nasıl, bilmece gibi değil mi?
Kim bu çevre?
Cemaatin kendi çevresi mi, yoksa onların dışındaki çevreyi de kapsıyor mu?
Fethullah Gülen neden ısrarla kendi ağzından “benim sözlerim yanlış anlaşıldı, ben başkana Firavun demedim” diyerek bu kuşkuyu dağıtmıyor?
Benim derdim Pensilvanya sakinin ne dediği ya da ne demediği değil.
Umurumda da değil zaten. 
Derdim şu:
Yıllardır hoşgörü ve diyalog abidesi kesilen bir liderin, bugüne kadar Türkiye’nin içinde ve dışında ülkenin geleceğini ilgilendiren birçok önemli olay olurken, ülkenin geleceğini felakete sürükleyecek icraatlar yapılırken “sükût edip”, dershanelerle ilgili düzenleme gündeme gelince bir anda,  içinde“Firavun” bulunan cümlelerle saldırıya geçmesi pek de hoş görü ve diyalog felsefesine uygun düşmedi.
Dershane nedir ki hoca!
Vatikan’a Papa’yı ziyarete gittiğinde yanında götürdüğün Zaman’ın o günkü patronu Alaadin Kaya, Papa’nın elini öperken ona bile derin bir hoş görü gösterdin de hükümetin dershane icraatını hoş görmemek neden hoca?


Bu yazı 17,198 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Aralık 2014 Avrupa Birliği ile restleşme
    • 19 Aralık 2014 Ehl-i Beyt'te Türk izleri!
    • 17 Aralık 2014 Akan kanın hesabı verilmeden barış olur mu?
    • 16 Aralık 2014 Kumpasın tarihçesi
    • 13 Aralık 2014 Darbecilerin dostu kim?
    • 12 Aralık 2014 Erdoğan'ın gölge kabinesi
    • 11 Aralık 2014 Cizre'den mektup var
    • 10 Aralık 2014 Kerbela, Kerbela!
    • 9 Aralık 2014 Ülker'e vatandaş tepkisi
    • 6 Aralık 2014 Ülker'de GDO şoku!
    • 5 Aralık 2014 Yavuz Bingöl, ne kadar adam?
    • 4 Aralık 2014 Eşek'li demokrasi
    • 3 Aralık 2014 Kuvayi Milliyeci Davutoğlu!
    • 2 Aralık 2014 Domuz eti servisine hoş geldiniz!
    • 28 Kasım 2014 Anadolu'yu karış karış geziyoruz
    • 27 Kasım 2014 Öcalan'ın itibarı çok önemli!
    • 26 Kasım 2014 Bu müdahale nereye kadar?
    • 25 Kasım 2014 Kara lastikli demokrasi
    • 20 Kasım 2014 Okullarda Protestan eğitim
    • 19 Kasım 2014 'Türkiye, bizi gülünç duruma düşürüyor!'


    EmlakDevri

    Haber Sistemi eticaret
    İcmal Yayıncılık ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti. © 1997 - 2014
    87853 µs