Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun hafta başında Washington’da görüştüğü ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun son yaptığı açıklamaların satır aralarındaki imalar, ABD’nin Suriye konusundaki planlarına dair ipuçları barındırıyor. 
Suriye ve Irak konusunda DEAŞ sonrası döneme odaklandıklarını açıklayan Pompeo, kuzeydoğu Suriye halkı içerisindeki tüm etnik grupların ülkelerinin geleceğinde söz sahibi olmasını sağlamak için çalışacaklarını ifade etti.
Gelecek günlerde aşırı zor bir savaş olacağını sözlerine ekleyen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “Ortaklarımız Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) güvenimiz tam” dedi.
Malumunuz Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Pompeo ile görüşmesinde terör örgütü YPG kontrolündeki Suriye kenti Menbiç konusunda bir yol haritası üzerinde uzlaşıldığını açıklamıştı.
Üç aşamalı yol haritasına göre; önce taraflar bir ön hazırlık toplantısı yapacak. Sonra YPG, ABD’den aldığı silahları teslim ederek bölgeden çekilecek. Üçüncü aşamada ise Menbiç’i kimin yöneteceğine karar verilecek.
Menbiç, Fırat nehrinin batısında kalıyor. Türkiye sınırına 40 kilometre uzaklıktaki kent, YPG’den temizlendiğinde Fırat’ın batısında  YPG kontrolünde önemli bir alan kalmayacak.
Çavuşoğlu’yla görüşmesinin hemen ertesinde Pompeo’nun ‘Ortağımız SDG’ye güvenimiz tam. Tüm etnik grupların Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olması için çalışıyoruz’ ifadeleriyle ne mesaj vermeye çalışıyor acaba? 
Bence fotoğraf net.
Türkiye’ye kontrollü bir şekilde Menbiç’te istediklerini veriyorlar –elbette karşılığını fazlasıyla alarak- ama arka planda ABD senaryosu tıkır tıkır işliyor. 
ABD ve İsrail’in Suriye planı, çoğunluğunu PKK/PYD’li teröristlerin oluşturduğu SDG’nin ülkenin kuzeydoğusundan başlayarak Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmasıdır.
Pompeo’nun ‘kuzeydoğu Suriye’ vurgusuna dikkatinizi çekmek isterim.
Fırat’ın doğusunu bütünüyle kapsayan kuzeydoğu Suriye’de, PYD’nin Kobani ve Cezire kantonu olarak ifade ettiği bölgeler yer alıyor. Tel Abyad, Haseke, Ayn İsa, Serekaniye, Rakka ve Kobani bu bölgede yer alan kentlerin önemlileri. Suriye’nin petrol kaynaklarının büyük çoğunluğu da Mike Pompeo’nun ifade ettiği kuzeydoğu Suriye’de bulunuyor.
ABD bu bölgelerin yönetimini, özü PKK/PYD’li teröristlerden, vitrini ise Pompeo’nun ‘güvenimiz tam’ dediği SDG’den oluşan gruplara devredecek. 
Kontrolündeki bu grupları Suriye’nin geleceğinde söz sahibi yapabilmek ABD’nin hâlihazırdaki planlarının ana hedefini oluşturuyor.
Yani şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, ABD’nin planları hedefine ulaşırsa, özellikle ülkenin kuzeyinde olmak üzere Suriye’nin geleceğinde PKK söz sahibi olacak. 
Bugün Menbiç yol haritasıyla oyalanan Türkiye, bu planların maalesef farkında değil. Ya da Fırat’ın doğusunda ABD kontrolündeki terörist yapılanmaya, perde arkası toplantılarda çoktan yeşil ışık yaktı Ankara, bizim henüz haberimiz yok…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.