Araştırmalara göre ortalama yaşam süresinde bir insan, 60 ile 100 litre arası gözyaşı döküyormuş. Göz pınarlarımızdan yanaklarımıza doğru süzülen o ufacık damlalar, meğer sandığımız kadar ufak değilmiş. Peki, sizce de esas mesele gözyaşımızın miktarından önce ne uğruna aktığı değil midir? Birkaç küçük öz eleştiri yapalım. Kimi zaman elimize batan bir diken gözümüzü yaşartırken, kimi zaman da nefsimize ağır gelen bir söz gözyaşı dökmemize sebep olabilir. Bazen haksızlığa/zulme uğradığımızda bazen de en yakınımızı ahrete uğurladığımızda akar gözümüzün yaşı.
Her insani vasıf gibi Cenab-ı Hakk' ın insanoğluna verdiği gözyaşı dökme vasfı da doğru yer ve zamanda kullanıldığında anlam taşır. Kulluk bilinciyle yaşamayı düstur edinmiş biri; gülmek ve ağlamak gibi birbirine zıt iki hali bir edep ölçüsünde yaşamalıdır. Hz. Mevlana der ki: "Allah (c.c.) için dökülen gözyaşı, kalbe abdest aldırır." İşte Hz. Mevlana'nın da dediği gibi nice gözyaşları vardır ki kalbi hüzne boğsa da manevi anlamda dirilişe ve tazelenmeye vesiledir. 
İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı, bir hüzün ayıdır. Bu ayda cennet gençlerinin efendisi Hz. Hüseyin (a.s.), büyük zulümlere uğradıktan sonra başı kesilerek şehit edilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyuruyor: "Şüphesiz Hüseyin'in katlinden dolayı, mü'minlerin kalbinde asla soğumayacak bir sıcaklık vardır. Bu sebeple Kerbela deyince gönle hüzün yerleşmelidir. Kerbela deyince akan gözyaşları, yerinde akmış olur."
İmam Rıza (a.s.) der ki: "Ağlayanlar İmam Hüseyin (a.s.) gibisine ağlasınlar ki, O'na ağlamak büyük günahları yok eder."
Gözyaşı deyip geçmeyin! Ne uğruna akıtıyoruz gözümüzün yaşını? Sahi bugüne dek kaç litre gözyaşı dökmüşüzdür İmam Hüseyin (a.s.) için? Kaç kez ıslanmıştır yanaklarımız Kerbela mezalimi uğruna?
Yıllar önce bir akrabamın eşi vefat etti. Onunla karşılaştığım her ortamda eşinin adı anıldığında kendini tutamayıp hıçkıra hıçkıra ağladığına şahit oldum. Bu tablo karşısında her seferinde kendime dönüp şunu sordum: Neden İmam Hüseyin'in (a.s.) adı geçtiğinde gözlerimiz yaşlarla dolmuyor? İmam Hüseyin (a.s.) eşimizden, evladımızdan, anamızdan ya da babamızdan daha mı az kıymetli? Cevap elbette hayır! Fakat akan gözyaşlarımızın muhasebesini yapmaya kalktığımızda hiç de dilden çıktığı gibi değil halimiz… Oysa İmam Ca'fer Sâdık (a.s.) diyor ki: "Hüseyin'i anmak, her mü'minin gözünün yaşını akıtır."
Peki, İmam Hüseyin (a.s.)'a ağlamanın cennete vesile, cehennemden kurtuluş olduğunu biliyor muyuz? Bu konuda İmam Muhammed Bâkır (a.s.) diyor ki: "Her kim bizi hatırladığında ve onun yanında anıldığımızda, gözlerinden sinek kanadı miktarınca bile olsa gözyaşı akarsa, Allah (c.c.) ona cennette bir ev bina eder ve bu gözyaşını onunla cehennem arasında hicap ve engel kılar." Dedik ya, gözyaşı deyip geçmeyin! Şimdi bir an olsun şu sorulara kulak verin: "Peki ama Hüseyin'ime kim gözyaşı döker? O'nun yasını kim tutar?" İşte bu yakarışlar, Habibullah'ın (s.a.a.) kızı Hz. Fâtıma (a.s.)'ın yakarışları. Yüzyıllar ötesinden gelen bu feryat, kulağımızın pasını sileceği gibi gözümüzün de pasını silsin atsın! Akan her damla gönlümüzdeki ehlibeyt aşkını yeşertsin. Haydi, durmayalım ve ağlanacak olana ağlayalım. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100