Amerika’sından AB ülkelerine küresel sömürgeci ülkeler, bölgemize çöreklenmiş vaziyetteler…
Büyük Ortadoğu Projesi sadece Amerikan iştahıyla şekillenerek uygulamaya konmuş bir proje değil; Rothschild ve Rockefeller aileleri başta olmak üzere küresel sömürü odaklarının etki alanında tüm devletler var projede… 
Daha doğrusu Amerika ve Avrupa yönetimleri, sömürgeci Yahudi ve Hristiyan güç odaklarının eli-ayağı konumundalar.
Onları iştah, proje ve planları ne ise devreye giren plan o.
Büyük İsrail inancı da onların temel hedeflerinden biri.
Tanrıyı büyük savaşa zorlamak olarak ifade ettikleri Armageddon da bu güçlerin talebi ve adım adım uyguladıkları projeleridir. 
Bölgemizi kavuran kesintisiz savaş ve ateşin asıl sahipleri onlar.
Amerika ve İngiltere başta olmak üzere sömürgeci devletler ve yönetimleri onlara vekaleten iş görüyor.
Bölgenin kalbi Türkiye savaş ve kaosun merkezinde.
Türkiye’nin etrafı gerçekten ateş çemberiyle çevrilmiş.
Bu bağlamda 1985’li yıllarda Prof. Dr. Haydar Baş bey, hedefteki ülke Türkiye demişti. O zamandan beri yaşanan gelişmeler ve bölgemiz ve ülkemizin muhatap olduğu düşük yoğunluklu kirli savaş ve oyunlar, Prof. Dr. Baş’ı hep haklı çıkarttı.
15 Temmuz hain darbe girişimi ve ekonomik entrikalar başta olmak üzere Türkiye’nin başına örülen bunca çoraplar, ne tür iç ve dış tehditlere muhatap olduğumuzun somut göstergesidir.
Geldiğimiz vaziyet malumdur.
KKTC ve Akdeniz’in vaziyeti bu küresel oyunun bir parçasıdır.
Sömürgeciler ve işbirlikçileri KKTC’nin etrafına çöreklendiler.
Akdeniz ısınma raddesini geçmiş, fokur fokur kaynama noktasına gelmiştir.
2008’de KKTC’nin etrafı da dâhil olmak üzere Doğu Akdeniz havzasında önemli miktarda petrol ve doğal gaz yatakları keşfedildi. Zengin enerji havzaları nedeniyle Rum kesimiyle AB’ye katılan Kıbrıs adası, çoktan “hidrokarbon adası” olarak tanımlanmaya başlandı.
KKTC, kurtlar sofrasında sömürgecilerin önüne sürükleniyor, Akdeniz ısınıyor.
Dünya Akdeniz’e doluştu.
Amerika, İsrail, Fransa, Rusya, İngiltere, İtalya, Mısır, Lübnan, Yunanistan…vs. Akdeniz’de kulaç atıyor.
İtalyan, Fransız, Rus enerji kartellerinin üstlendiği Doğu Akdeniz gazını çıkarma ihalesi nedeniyle Avrupa Birliği ve Rusya da denklemin bir parçası artık… İtalyan Eni, Fransız Total, Rus Novatek ve Amerikan NobleEnergy’nin Kıbrıs, İsrail, Lübnan ve Mısır ile yaptıkları anlaşmalar vesilesiyle, dev petrol şirketleride denkleme dâhil oldu. Akdeniz’deki paylaşım kavgası uluslararası bir hüviyet kazandı. 
AB üyeliği konusunda Türkiye'ye karşı Rum yanlısı bir tutum izleyen Fransa, Rum yönetiminden, Kıbrıs'taki Rum hava ve deniz üslerini kullanmaya onay aldı.
Kıbrıs Rum kesimi ile Fransa arasındaki askeri işbirliği anlaşma,Fransa'ya, AndreasPapandreuBaf Askeri Hava Üssü'nü ve Rum limanlarını kullanma hakkı veriyor.
Güney Kıbrıs Fransızca konuşan ülkeler örgütü üyeliğine alınacak. Böylece Rumlar, Fransız dilini kullanan birçok Müslüman ülkenin üye olduğu bu örgütte söz sahibi olacak. 
Adeta Fransa yeni bir garantör devlet gibi Kıbrıs’ın bir nada sahibi olup çıkıyor.
Türkiye, söz konusu oldu-bittinin, adada sadece garantör ülkelerin askeri varlığına izin veren Zürih-Londra anlaşmalarına aykırı olduğuna dikkat çekerek itiraz ediyor. Ama Türkiye’nin itirazı, küresel sömürgecilerin işine gelmediği için kimse kulak asmıyor.
Ekonomik çöküş ve para operasyonlarıyla takati kesilen Türkiye, Akdeniz’in sıcak sularında boğulma manevralarına muhatap olursa, şaşmayalım.
Bugüne kadar küresel güçlerin iktisadi akılları ve kapitalizme teslim olmuş ekonomi anlayışıyla battığımızı görerek, yepyeni bir vaziyet almamızın ve acilen Milli Ekonomi Modeline geçmemizin kaçınılmaz olduğunu artık görelim.
KKTC’nin de kurtuluşu, Akdeniz’in de huzur denizi olmasının yolu, Türkiye’nin alacağı vaziyete bağlıdır. Aksi halde sömürgeciler kurtlar sofrasında Akdeniz’i su gibi içecekler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.