Alevi evi, Ali evi demektir.
İçinde Ali’nin konuşulduğu ev… İmam Ali veya Hz. Ali konuşulduğu yerdedir. Yani her alevi evinde bir “Ali vardır. En azından, böyle düşünmek gerekir. “Her geceyi kadir, her gördüğünü Hızır bil” demişler. 
Hüsnü zan etmeyi, toplum olarak unuttuk.
Malatyalı büyük insan Hayri Öğüt hazretleri, “Evlat, her şapkanın altında bir veli zat var düşün” diye nasihat edermiş, etrafına… Tabi nasihat filan, eskiden kaldı. Şimdi “İslam” denince, akşama kadar bağırmak anlaşılıyor.
Hal böyle olunca da, çizik atanlar, çarpı atanlar çıkıyor. Mekkeli Müşrikler, Peygamberimize, yani Ehl-i Beyt’in bir incisine inananların evlerine çarpı atmışlardı. Fark etmiyor, şimdi de Ehl-i beyt’in Ali’sine inananlara işaret koyuyorlar.
Onlarda müşrik, bunlarda, emin olun hiç fark etmiyor. Müşrik değilse, Yezit… Yezit’in askerleri de, İmam Hüseyin taraftarlarının evlerine çarpı atmışalardı.
Neyse…
Alevi’nin evinde ne var?
Allah, Muhammet, Ali, var.
Başka?
Hasan var, Hüseyin var. Fatıma var.
Bunların olduğu eve çarpı atılır mı?
Çarpıyı atan, Müslüman kalır mı?
Müslümanlık, “elinden, dilinden, başkalarının zarar görmemesi” demek değil mi? Alevilik bu zaten, “eline, beline, diline” sahip olmak.
Prof. Dr. Haydar Baş,  “Türkleri Aleviler Müslüman etti” demişti. Yani biz bugün namaz kılıyorsak, oruç tutuyorsak, Kur’an okuyorsak, bunu Alevilere borçluyuz. Baş Hoca’nın dediğinden ben bunu anlıyorum. 
Başka;
Hünkâr Hacıbektaş-ı Veli için Haydar Hoca ne demişti: Hacıbektaş, Anadolu evliyalarının genelkurmay başkanıdır. Kendini “Sünni” gören kardeşlerimizin ziyaret ettikleri evliya zatlar yüzbaşı, binbaşı iken, Alevi’nin ziyaret ettiği genelkurmay başkanı.
Sünni’nin baştacı ettiği sahabe için inmiş bir ayet yok ama Alevi’nin baç tacı ettikleri hakkında,yüzlerce ayet, binlerce hadis var. Dahası, her gün beş vakit namazın içinde Ehl-i Beyt var. Yani, Alevi’nin yücelttikleri var.
Yani Alevilik, bizim ibadetimizde dahi var. “Onlar gökteki yıldızlardır” diye buyuruyor Peygamberimiz. 
Kimler için?
Ehl-i Beyt için. Onlar, beş kişidiler. Efendimiz bir, Hz. Fatıma iki, Hz. Ali üç, Hasan ve Hüseyin, etti beş. Kurban olayım onların adlarına… Ayak bastıkları yere... Onları sevmek ibadet… Onlara ağlamak ibadet… Onlara tutunmak, farz… Onları tutan imanlı, tutmayan tutmayan imansız olur.
Ehl-i Beyt dediğin;
Allah’ın ipi…
Nuh’un Gemisi…
Binen kurtulur, binmeyen helak olur. O ipe tutunan kurtulur, tutunmayan “ipsiz” olur. Şimdi ipsiz sapsızlar, Ehl-i Beyt’e tutunanların evlerine çarpı koyuyorlar. Toptancı anlayışım yok, her şeyi dışarıda aramak gibi bir, saplantım da yok.
Ama kardeşim!
Emin ol, Alevilerin evine çarpı, NATO işi!
Bunları yapanlar, NATO ajanlarıdırlar. 
Dinlerarası Diyalog, ABD’nin desteklediği VATİKAN projesi, bunu artık bilmeyen yok. Mezhepler arası kavga da ABD’nin açıktan desteklediği, CIA’nın birinci derece önceliğidir.  “Tek umudumuz Şii-Sünni savaşıdır” diyen CIA eski şefini yazmıştık.
Tek umudu Şii-Sünni savaşı olan, bunun için Suud’u İran ve Lübnan’ın üstüne salan ABD, sen yönünü İran-Rusya’ya dönmüşken, seni es mi geçer?
Asla.
Tam da Alevilerin evlerine çarpı atma zamanı!
Bizi takip edenler bilirler, hiç komplocu değiliz. Bizim söylemlerimizi, önce “abartılı” bulanlar, daha sonra, ekranlarda kendilerine ait tespitlermiş, gibi çok üst perdeden dillendirirler. Çok rastlamışsınızdır bunlara.
Nereye varmak istiyorum:
Bir defa Malatya, Alevi-Sünni’nin çok beraber olduğu bir şehir…  Özellikle, seçildiğini düşünüyorum. Bu şehre dikkat!
Bu toplum, ilk defa NATO’yu sorguladı. Ve “NATO’suz olmaz” diye açıklama yapan sözde “milliyetçilere” dikkat edin. Ilımlı İslamcı, FETÖ’cü ne ise NATO kafalı “Milliyetçiler” de aynı. 
Milliyetçilik,  NATO’ya karşı olmakla, ancak başlar. En büyük terör örgütü NATO’dur. Türkiye’de Maraş ve Çorum olayları, kesinlikle NATO tezgâhıdır. Rol alanlar, NATO ajanlarıdırlar.  Madımak ve Başbağlar katliamları, NATO’ya aittir. 
İçimizdeki NATO’yu fark etsek, geceleri uyuyamayız. “Türkiye NATO’dan çıkmalı” dendiğinde,  “NATO Türkiye’den çıkmalı” diye yazmıştım.  Türkiye, NATO’yu def etmeden, Bağımsız Türkiye olamaz. 
Atatürk bugün yaşasa, NATO’ya savaş açardı. NATO’ya vereceğimiz, en büyük cevap, Sünni’lerin Alevilere ait evlere bekçilik yapmalarıdır.  Haydar Hoca’ya “Alevi oldu” diyen ahmaklar, şimdi anladınız mı Haydar Baş’ı?
O’nun Alevi-Sünni birliği için, neden uğraştığını, NATO kafa nerden anlasın. “Gelin canlar bir olalım” diyor, Pir Sultan Abdal. Bu topraklarda NATO’yu birliğimiz kovar. Alevi camiye gitsin, Sünni Cemevi’ne… 
Kardeşiz, ayrımız gayrımız yok. Abdal Musa’ya gittiğimde Cemevi’ne gitmiştim. Sanki baba evime geldim, vallahi bir huzur var, sormayın. Camide o huzuru bulmadım, ne yalan söyleyeyim.
Camiyi, Allah’ın evi olmaktan çıkaranlar utansın. Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'in olmadığı cami de, huzur mu olur. Yılda 52 tane Cuma var, soruyorum, kaç hutbe konusu Ehl-i Beyt? Hiç.  
Alevi evi, Ali için bile beklenir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa gözoglu. 2017-11-26 19:58:22

gerçegi sadece gerçegi yazdıgınız için Allah sizden razı olsun.

Avatar
Hakan Gezik 2017-11-27 19:53:36

Kardeşliğe, birliğe, dirliğe vurgu yaptığınız çok kıymetli köşe yazınızı okudum. Sizi ayakta alkışlıyorum. Muhabbetlerimle...

Avatar
ismail akdeniz 2017-11-27 22:20:55

ağzınıza sağlık hocam

Avatar
Emir DİKEL 2017-11-29 13:29:42

Helal olsun

banner122

banner121