Bu satırları yazarken Anayasa değişikliği paketinin iki maddesi TBMM’den geçmişti. Sırasıyla bütün maddeler oylanıyor. Anayasa değişiyor ama milletin henüz ne olup bittiğinden haberi yok. Hangi madde ne getiriyor, ne götürüyor halkın pek bilgisi yok.

Çünkü halkın temel sorunları geçim, terör ve işsizlik olarak sıralanıyor. Vatandaş, ülkenin temel sorunları arasına Anayasa değişikliğini ilk 10 madde arasında bile sokmuyor.

Her gün bir şehrinde terörist saldırılara maruz kalan bir halkın “Anayasayı değiştirelim de rahat edelim diye bir sevinç duyması mümkün değil.

Ya da eve ekmek götüremeyen bir vatandaşın “Anayasa değişsin de rahat edelim” diye bir umuda kapılması mümkün değil.

Keşke bütün halkın sahiplendiği ve vatandaşın geleceğe dair büyük umutlar duyduğu bir zeminde Anaysa değişikliği oylanabilseydi.

Ne böyle bir zemin, ne böyle bir ortam, böyle bir umut var.

Her gün sokaktayım ve her gün vatandaşın nabzını tutuyorum ama henüz “Anayasada hangi maddenin kalkacağını yerine hangi maddenin geleceğini” bilen bir kişiye rastlamadım.

Ülkenin geleceğini belirleyecek olan bir Anayasa değişikliğine böylesine uzak bir toplumsal zemine sahip olmamız üzüntü verici.

Aklımıza ister istemez, Şemsi Belli’nin, Doğu’nun sert ikliminden Ankara’ya giden feryadını anlatan Anayasso şiiri geliyor. Şemsi Belli’nin şiirindeki “Hasso” için Ankara demek “Anayasso” demektir. Hatırlatalım mı iki kıtasını:

 

“ Gul, gurban olduğum Hökümet Baba!

Baa bir alfabe veremez miydin?

Gara dağlar gar altında galanda

                       Ben gülmezem

                       Dil bilmezem

Şavata'dan Hakkari'ye yol bilmezem

Gurban olam, çaresi ne, hooy babooov ?

* * *

Yerin, yurdun adresesin bilmirem

Angara'da: Anayasso !

Ellerinden öpiy Hasso

Yap bize de iltimaso

Bu işin mümkini yoh mi hooy baboov?”

 

Şemsi Belli, 1968 yılında yani 48 yıl önce yazdığı “Anayasso” şiirinden sonra bugün yine Anayasayı konuşuyoruz. Bugün yine tıpkı 48 yıl önceki gibi Ahmet’lerin, Mehmet’lerin, Hasso’ların “Anayasa”ya el açarak “bizi bu durumdan kurtar” diye yalvardığı, Anayasayı devletin bizatihi kendisi olarak gördüğü ama ne olduğunu bilmediği bir bilgi zafiyeti içindeyiz.

Ve bugün yine yoğun bir iktisadi bunalım yaşıyoruz.

Anayasa değişikliğini her ne şekilde yaparsak yapalım keşke halkın bu değişiklikten haberdar olduğu kültürel ve toplumsal bilinci üreten bir eğitim düzeyi oluşturabilseydik.

Bu düzey, bin tane Anayasa değişikliğine bedel olurdu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100