Arakan Müslümanları Osmanlı’ya değil, Atatürk’e destek vermişti!

Arakan’da büyük bir insanlık kıyımı yaşanıyor. Burada meydana gelen olayların bir soykırım olduğu ve bunun arkasında enerji paylaşımı savaşında her zamanki gibi Müslümanların kanını dökme planından vazgeçmeyen küresel güçler olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bugün bu konuya değinmeyeceğim, İslamcı geçinen basında yer alan ve “Arakan’a neden sahip çıkmalıyız” başlığı altında yapılan haber ve yorumlarda gizlenen tarihi bir gerçeğin altını çizmek istiyorum.

Ortaya çıkan son tarihi vesikalar gösteriyor ki, Kurtuluş Savaşı veren “milli orduya” yardım gönderenler arasında Arakan Müslümanları da var. Arakan Müslümanları, 1919-1923 arasında yedi düvelle savaşan “milli orduya” 35 bin altın göndermiş.

Türkiye’ye on bin kilometre mesafede bulunan Myanmar’da yaşayan Müslümanlar, aralarında topladıkları 35 bin altını aylar süren bir yolculuk sonucu “milli orduya” teslim ettiler.

“Milli ordu” diyorum ya kimdir bu milli ordu?

Osmanlı’nın yönetimin yani Payitahtın yani Vahdettin’in “çete” dediği, “eşkıya” dediği haklarında idam fermanı verdiği o kahramanların; Mustafa Kemal ve arkadaşlarının vücuda getirdiği Kuvay-ı Milliye ordusu!

Yani Arakan Müslümanları, aralarında topladıkları bu altınları gidip İngiliz gölgesi altında halifecilik oynayan Vahdettin’e değil, Vahdettin’e ve emperyalizme karşı savaşan Atatürk’ün milli ordusuna teslim etmişler!

O tarihte Mustafa Kemal’in ordusunun Yunanlarla savaştığı esnada, toplandıkları bir evde “Ya Rabbi, Yunan ordusunu Türk ordusuna karşı muzaffer eyle!” diye dua eden, padişah yanlısı eski Bahriye Nazırı Bosnalı Şükrü Bey gibi soysuzlar ortalıkta cirit atarken, Arakan Müslümanları Mustafa Kemal’in ordusu galip gelsin diye altın getiriyordu.

Arakanlılar padişahtan değil, Mustafa Kemal’den yanaydı.

Arakan Müslümanları, “keşke Yunan gelseydi” demediler, “Mustafa Kemal’in ordusu galip gelsin” diye dua ettiler.

Bugün “Arakan Müslümanları Kurtuluş Savaşı’na yardım etti, biz de onlara yardım edelim” diyenler, Arakan Müslümanlarının, İstanbul’daki padişaha değil, Gazi’nin ordusuna yardım ettiğini hiç gündeme getirmiyorlar.

Çünkü kendileri hala işgal altındaki İstanbul yıllarında Osmanlı’nın İngiliz sömürgesine doğru adım adım gittiği o günlerdeki Osmanlı’yı hayranlıkla anıp, bu işgale son veren Mustafa Kemal’e sövmekle meşguller.

Arakanlılar ise bir asır önce bile “bu bizim zavallılardan, Yunan gelse diyen gâvur âşıklarından” daha önde idiler.

Hem de yüz yıl öndeler!

Onlar bile Gazi’nin yanında yer aldılar.

Bugün biz Arakan’a yardım edeceksek, bu yardım, onların emperyalizmin tuzağına düşmelerini önleyecek adımları atmamız olmalı.

Onlara elbette gıda ve barınma yardımı konusunda her türlü desteği vermeliyiz ama asıl yapmamız gereken onları vatanlarından, evlerinden, barklarından, yurtlarından eden tuzağı kimin ya da kimlerin kurduğu konusunda uyarmak olmalı.

Yoksa pirinç göndermekle, bulgur göndermekle hamaset yapmakla olmuyor bu işler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100