Malumunuz, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed, Medine Müdafaası kahramanı Fahreddin Paşa’yı ‘hırsız’ olarak niteleyen bir tweet atmıştı. Bunun üzerine Türkiye’nin somut tepkisi ne olacak diye bekliyorduk. 
O “somut tepki!” sonunda geldi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı kararla, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bulunduğu 613. sokağın adı Fahrettin Paşa Sokağı olarak değiştirildi. O sokağın girişindeki 609. sokağa ise Medine Müdafii Sokak ismi verildi.
Sizce BAE bu değişiklikten dolayı üzülür, kahrolur ya da çılgına döner mi?
Emin olun umurunda bile olmaz.
Hatta onlar da misliyle karşılık verir.  Dubai büyükelçiliğimizin bulunduğu bölgenin Embassy’s Area olan adını tam da kendilerine yakışır bir şekilde, Şerif Hüseyin Caddesi olarak değiştirirler.
Biz de bunun üzerine Fahrettin Paşa Caddesi’ne paralel sokaklardan birine Cemal Paşa Sokak adını veririz.
Onlar da elçiliğimize yakın bir sokağa Lawrens adını verirler.
Biz de Fahrettin Paşa’nın eşi Sıdıka Hanım’ı sokak ismi yaparız, onlar Osmanlı’yı perişan eden istihbaratları İngilizlere ulaştıran ünlü Yahudi ajanı Sara’nın adını Dubai’de bir sokağa verirler.
Sokak savaşları karşılıklı olarak devam eder gider.
Bu mudur yani?
Bir kabile devleti ecdadımızı hırsızlıkla suçlayacak biz ona “sokak ismiyle!” cevap vereceğiz.
Adama gülerler beyler.
Bakın, bu krizin çıktığı hafta BAE’nin Ankara maslahatgüzarı Havle Ali El Şemsi’yi Dışişlerine çağırarak tepkimizi ilettik.
Peki, nerede bunların büyükelçisi?
Büyükelçi Halife Şahan El Marar aylardır yok, izin bahanesiyle Abu Dabi’ye gitti halen dönmedi. 
Gizli sebebi ya da sebepleri biz söyleyelim, BAE, Türkiye’nin Katar’a verdiği destekten hayli rahatsızlık duydu ve bu kabile devleti aklı sıra Türkiye’ye örtülü diplomatik savaş ilan ederek temsilcilik düzeyini maslahatgüzar seviyesine indirdi.
Büyükelçinin ülkesine dönme sebebi sadece bu değil.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun geçtiğimiz Haziran ayında yaptığı bir konuşmada “Bazı Körfez ülkelerinin 15 Temmuz darbe girişimin fonladığını biliyoruz” dedi.
İktidar çevrelerine yakın basına göre darbeye 3 milyar dolar aktaran bu Arap ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri.
Hatta Erdoğan, körfez ülkelerinden gelen bu para için “bu paraların nasıl harcandığını biliyoruz” cümlesini bile kullandı. (Yeni Şafak, 12 Haziran 2017)
BAE ile uzun zamandır soğuk bir savaşın içindeyiz. Katar politikamızda açıkça karşımızdalar.
15 Temmuz darbesinde darbecilerle birlikteler ancak yaptıklarını “bildiğimizi açıklamakla” yetiniyoruz.
E o zaman bu kadar halt yiyen bu kabile devleti dedemize hırsız diyecek cesareti kendinde bulur elbet.
Biz ise sokak ismi değişikliğiyle cevap veriyoruz.
Yahu siz önce adamların zaten ülkemizde olmayan büyükelçisini “istenmeyen adam” ilan edin.
Dubai büyükelçimizi geri çekin.
Geçtiğimiz Mayıs ayında imzaladığımız savunma işbirliği anlaşmasını iptal edin.
Makine Kimya Endüstrisi’nden gönderilecek silah ve teçhizatı bloke edin.
BAE ile imzaladığımız, “gelir ve servetlerde çifte vergilendirmeyi kaldıran” anlaşmayı tanımadığımızı ilan söyleyin.
Bir şeyler yapın kardeşim.
Sokak ismini değiştirmişiz!
O kadar korktular ki Dubai Şeyhleri, sokağa bile çıkamıyorlar!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner137