Dün Kazakistan’ın başkenti Astana’da Suriye’deki barış süreciyle alakalı oldukça önemli bir zirve başladı.

Bugün sona erecek olan zirveden beklenti oldukça yüksek…

6 yıldır süren bir çatışma sürecinde, barışa odaklı böyle kapsamlı bir toplantı bugüne kadar gerçekleştirilemedi.

Zirveye, Suriye, Rusya, Türkiye, İran ve Suriyeli muhalif grupların temsilcileri aktif olarak katılırken, resmi davet gönderilen ABD, Kazakistan Büyükelçisini gözlemci olarak gönderdi.

Zirvenin gündeminde, 30 Aralık 2016’da yürürlüğe giren, IŞİD, El Kaide bağlantılı grupların hariç tutulduğu ateşkesin kalıcı hale gelmesi; taraflar arasında daha fazla güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi; kuşatma altındaki bölgelere insani yardımların ulaştırılmasının sağlanması; siyasi geçiş sürecine dair bir yol haritasının devreye konulması gibi başlıklar var.

Eğer gerçekten bu başlıklarda önemli ilerleme kaydedilebilirse, “Suriye’ye artık barış geldi” diyebiliriz.

İlk gün, daha ziyade, tarafların eteğindeki taşları dökmesi şeklinde gerçekleşti.

Muhalifler, ilk oturumda, Esad yönetiminin gönderdiği heyetle yüz yüze görüşmeyi reddettiler. Muhalifler, hükümet temsilcileriyle sadece açılış konuşmaları yapıldığı sırada bir araya geldi.

Zirvede bu tür krizlerin, karşılıklı restleşmelerin olabileceği zaten öngörülüyordu ve bunun için de, kriz çıkması durumunda garantör devletler olarak Rusya’nın Esad yönetimi, Türkiye’nin de muhalifler adına devreye girmesi planlanmıştı.

Astana’daki barış umutlarının sönmemesi için de Ankara-Moskova-Astana arasında “telefon kriz hattı” sürekli olarak açık tutulmasına karar verilmişti.

Astana zirvesine ayrıca, muhaliflerin Ankara’da yaptığı Astana zirvesine yönelik toplantısına katılan MİT ve Genelkurmay yetkilileri katıldı ve de BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura teknik heyetiyle birlikte iştirak etti.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, Suriye konusunun ele alındığı Astana sürecinden umutlu olduğunu açıkladı.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın her zaman altını çizdiği bir dış politika gerçeği var, o da Türkiye olarak ülkemiz üzerinde hesabı olmayan ülkelerle beraber hareket etmek…

Bugün Astana’da hemen netice alınmasa da en azından barışın, ateşkesin konuşuluyor olması, bölge üzerinde menfur hesapları olmayan ülkelerin çözüm masasında olmasındandır.

Dikkat ederseniz, ABD Astana zirvesinde denklem dışı kaldı.

Çünkü 2011 yılından bu yana Suriye’de bir kriz isteyen, Suriye’nin bölünmesini parçalanmasını isteyen zaten ABD idi.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin Suriye ayağı hayata geçirilmişti ve amaç Suriye’yi parçalara ayırıp, kuzeyinde de Büyük İsrail koridorunu oluşturmaktı.

Tabii ki, Büyük İsrail koridorunu oluşturmakla, ABD bayrakları dalgalandırmak arasında bir fark yok. Büyük İsrail Projesi aynı zamanda ABD için bir vatan arayışıdır.

ABD, yatırımını Irak’ta Yahudi kökenli Barzani’ye, Suriye’de ise Barzani kontrolüne girmiş olan PYD’ye yaptı.

Hatta hatırlarsanız, PYD için, “Sahadaki en güvenilir müttefikim” olarak ifade etti.

ABD’nin aktif olarak bulunduğu bir masada Suriye için PYD’siz bir sonuç çıkmaz. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi Türkiye’nin terör örgütü kabul ettiği bir iradeyi kabullenmek anlamına gelmektedir.

Bu açıdan da bakıldığında Astana zirvesiyle birlikte bölgemiz ve topraklarımız üzerinde menfur hesapları olmayan bir Rusya ile çözüm arayışına gitmek, bize terör örgütü PYD’yi muhatap olarak kabul ettirmek isteyen ABD ile hareket etmekten her zaman daha iyidir.

ABD, elbette ki, PYD’yi Suriyeli muhatap olarak masaya çağırmayan Astana’yı, değişik kanallarla sabote etmeye çalışacaktır ama Türkiye, Rusya, İran, Suriye ve de muhalifler buna fırsat vermemelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100