Prof. Dr. Haydar Baş'ın İcmal Gençlik Kampı kapanış konuşmasındaki Atatürk ile ilgili açıklamaları ve arşiv ve belgelere dayanarak yazdığı yeni Atatürk kitabına dair verdiği bilgiler, şimdiden çok ses getirdi...
Haberin yayınlandığı sitelerdeki yorumlar dikkatlice okunduğunda, Atatürk düşmanlığında birleşen millet düşmanlarının farklı gibi görünüp, aynı dille mesajlar verdikleri çok net olarak görülebiliyor...
“Atatürk vatan demektir” diyerek vatana ve Atatürk'e sahip çıkanlar ve sağdan soldan onlara saldıranların arasındaki fark ile; bağnaz Atatürk düşmanları ile bağnaz Kemalistlerin arasındaki benzerliği, hatta tek merkezden kaynaklanan Atatürk düşmanlığı noktasındaki ihanete varan duruşları, artık net bir şekilde görülebiliyor...
Atatürk, nasıl hayatta iken emperyalist ve kapitalistlerle; şeyh, derviş, hoca görünümlü ajan provokatör İngiliz ve Yunan ajanları ile, vatan, millet, devlet, din ve namus için hayatlarını ortaya koyan Türk milleti arasında turnusol olduysa, ölümünden sonra da aynı şekilde turnusol olmaya devam ediyor...
* * *
“Atatürk evliya mıdır?, Seyyid midir?, Türk ise nasıl Seyyid olabilir? Peygamberimiz Arap idi, o ise Türk milliyetçisidir, o halde Arap olmadığı halde nasıl Seyyid olabilir?” 
“Başbakanımız Davutoğlu’nu Peygamberimiz seçti, rüyamda gördüm” diyecek kadar dinden uzak sapık hocaların(!), FETÖ gibi sözde hocaefendilerin(!) ve askere silah çeken hain şeyhlerin(!) ağzına bakan cahil bırakılmış halkın kafasını karıştıran şeytanca düzenlenmiş sorular bunlar!.. 
Evet, Atatürk mutasavvıftır bile... “Selanik meydan dedesi” olarak kendini zikrettiği mektubu, bunun şahididir...
Evet, Atatürk seyyiddir bile... Ana baba soyunun Nakib'ul Eşraf olması, bunun şahididir. Evet, Atatürk Türk’tür bile... Bütün dünyaya yayılmış her ırktan seyyidin olması, bunun şahididir. 
Evet, Atatürk seyyiddir, Türk’tür ve Arap değildir bile... Peygamberimizin bizzat kendisinin Arap olmaması, “Arab-ı müstarebe” soyundan olması, bunun şahididir bile...
“Arab-ı Müstarebe” konusu, Siyer-i Nebinin ilk konularındandır. 
Ad, Semud gibi gerçek Arap kavimlerinin büyük çoğunluğunun kötülükleri sebebiyle helak olarak yok olduğu Kur'an'da ayetlerle anlatılmaktadır. Peygamber efendimizin soyu olan Hz. İbrahim evladı İsmailoğulları’nın, Arap yarımadasında mucize Zemzem kuyusu civarına yerleşerek, sonradan “çölde hayat” demek olan Zemzen civarına yerleşen Araplardan kız alarak Araplaşan bir soy olduğu, tarihte kendi yakın akrabaları olan Araplar tarafından bile zaman zaman kötü muameleye maruz kaldıkları, Siyer-i Nebi kitaplarında açıkça ve detaylıca anlatılmaktadır.
* * *
Kaldı ki, Türk olmak sadece soy ile değil, millet olmakla da ilgilidir!..
Türk ise Seyyid olamazmış(!), Seyyid ise Türk olamazmış(!)... Nasıl da ırkçılık üzerinden saldırıyorlar sağ ve soldan görünen, millet ve vatan düşmanı ırkçı yobazlar! Halbuki yıllarca "Ne mutlu Türküm diyene" dediği için, güya ne kadar da ırkçılık yaptığını dillerine dolayıp, kendisine “ırkçı” demişlerdi.
* * *
Lozan’da kayıt altına aldırdığı, “Müslümanlar Türk'tür, gayrimüslimler ise azınlık...” gerçeğini uluslararası anlaşma ile uluslararası hukuk konusu yaparak zapt-u rapt altına aldırması, her şeyi açıkça yüzlerine çarpmaya yeter bile...
Atatürk için Türklük ve Müslümanlık ayrımı o kadar nettir ki, Lozan kapsamında uygulanan “Mübadele” kapsamına giren kişiler ile mübadele kapsamına girmeyen kişiler arasındaki ayrımın ana kıstası ırk ya da dil değil; din olmuştur. Bunun için, Rum denilenlerin arasında, Türkçeden başka dil bilmeyen ve konuşmayan Türk Ortodoks Hıristiyan Gagavuzlar ile Karamanlı Ortodokslar da Yunanistan’a gönderilmiştir. Yine Yunanistan’dan getirilen “Müslümanlar” kapsamında Türklerin yanında Drama, Kavala, Karacaova ve Kesriye'den gelen Bulgarca ve Makedonca konuşan Pomaklar, Rumence konuşan Ulahlar, Yunanca (romeika) konuşan Patriyotlar ve kendi dilleriyle konuşan Arnavutlar da bulunmuştur. 
Belki de, sırf bu küçük görünen, fakat tarihin en özlü ifadelerinden biri olan bu tespiti yüzünden onunla bu kadar uğraşıyorlar...
Belki de, Osmanlı’yı kendisiyle yıktıkları konulardan başlıcası olan “azınlıklar meselesi” kartını sonsuza kadar ellerinden alıp, Müslümanları on binlerce yıllık; tarihi “Türk Milleti” kimliği altında birleştirip, ırkçılık yapabilecekleri mesnedi ellerinden aldığı için ırkçılık üzerinden hatırasına saldırdılar... 
Belki de "Türk milleti" kimliği altında sonsuza kadar birleştirdiği Müslümanları; Arap, Kürt, Çerkez, Boşnak, Arnavut, Pomak diyerek, Alevi, Sünni, Caferi, Bektaşi diyerek bölemeyecekleri için, akıllarınca kendi silahı ile kendini vurup, "Türk ırkçılığı" isnadı ile halkı kendisinden soğutmaya çalışıyorlar... 
* * *
Ez cümle;
Agnotoloji ile gerçekleri çarpıtan bir propaganda, bugün Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ehl-i Beyt muhabbetiyle ortaya çıkardığı gerçekler karşısında tuz ile buz olup, darmadağın olmuştur...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Demir 2017-08-06 13:02:16

Hz. İbrahim (a.s) ve sonraki peygamberlerin hepsinin Türk asıllı olduğunu bilmeyenlere/bilmek istemeyenlere/bildirmek istemeyenlere tarih okumalarını acizane tavsiye edeceğim.

banner100