24 Haziran seçimleriyle rejim değişikliğine gitmiş olacak. Parlamenter sistem gidecek, yerine “Türk Tipi Başkanlık” sistemi adı altında bir “ucube” sistem gelmiş olacak. Türkiye, istesede artık dönemeyecek parlamenter sisteme.
“Cumhur İttifakı” adı ile seçime giden AKP öncülüğündeki “ittifak” yeni sisteme geçmeyi savunurken, karşısındaki(!) “Millet İttifakı” denilen ittifak, “geniş tabanlı bir halk uzlaşısı ile” güya parlamenter sistemi savunacaktı.
Öyle düşündük, öyle inandık, ancak Prof. Dr. Haydar Baş’ın Bağımsız Türkiye Partisi’ni bu ittifakın dışında bırakıncaya kadar. Geçtik ittifakı, CHP listelerinde Haydar Hoca’nın meclise girmesinin engellenmesinde, tam bir “ittifak” oluştuğunu görünceye kadar…
Meğer “ ittifak” değneğinin iki tarafı da kirli… İki ittifak var, ikisinde de birer “milli görüş” partileri var. İkisinde de Atatürk karşıtı zihniyet var. İki ittifakta aynı, sadece isimleri farklı… 
Bunu son gün mü anladık? Şüphelerimiz vardı ama BTP turnusolü ile ispatlandı.
BTP, her iki ittifakında aynı gaye ve amaç taşıdığını görünce, 600 vekil adayı gösterdiği ve seçime girmeyi hak kazanmış on partiden biri olduğu halde, seçimden çekildi. Madem ittifak içinde yer alarak, engelleme imkanımız olmadı, bu günaha ortak olmamıza gerek yok.
BTP’ye tuzak kurduklarını sanıyorlar ama en büyük tuzağa kendilerinin düştüklerini, oturdukları koltuklarda düştüklerinde görecekler. Allah, intikam alıcılarının en büyüğüdür. Özellikle Kılıçdaroğlu, bu günü unutmasın!..
Ayrıca unutmasın ki, “siyaseti son nefes için yapan” ve “vatan müdafaası” olarak gören Sayın Haydar Baş, mahzun olmayacak ve üzülmeyecek. Çünkü “Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar mahzunda olmayacaklar”.
Amerikan’ın ve İngiltere’nin dostlarında ise hep korku ve hüzün olacak.
Yandaş kalemler, “Atatürk diyen Haydar Baş’ı Kılıçdaroğlu dışarıda bıraktı” diye “oley” çekiyorlar. “Atatürk’ün döneminin bittiğini ve Kılıçdaroğlu’nun da bunu gördüğünü” filan, zırvalıyorlar. “Kemalistlere Kılıçdaroğlu kazık attı” diye, ellerini ovuşturuyorlar.
Kendin ile gurur duyabilirsin Kılıçdaroğlu!
CIA bile seninle gurur duyuyor “Bay Kemal!”
Graham Fuller ve TESEV seninle gurur duyuyor, inan!
“Benim adım Kemal” diyordun ya, eksik söylüyorsun senin adın, Kemal Erdoğan!
CIA Türkiye şefi Graham Fuller, 26 Eylül 2000’de Türkiye’de Sait Nursi sempozyumuna katılıyor ve “Türkiye’de Kemalizm aşılmalı” diyordu. “Atatürk ve sonrası” diye yazdığı makalede de “Bugün Türk devletinin bir sorunu varsa, bu da, aslında kemalizmin değişmez bir değerler paketi olarak var olmayı sürdürmesidir” diyor.
Şu bağlantılara bakar mısınız?
“Atatürk dönemi bitti” diyenler, CIA’ya ajanlık yapmış olmuyorlar mı? TESEV’ci Kemal’de Atatürk’ün partisine, needüğü belirsiz bir kasetle gelip oturdu, şimdi partiyi Atatürk’ten koruyor. 
Emin olun, Atatürk olsa CHP listesine giremezdi!
CHP’nin Atatürkçü evlatları, onu oradan alaşağı edecek ve partiyi Atatürk’e teslim edeceklerdir. TESEV’in ne olduğunu, Kılçdaroğlu’nun "ne alaka" olduğunu varın siz araştırın. Odatv haberlerini tavsiye edebilirim…
Kıymetli okurlar!
Türkiye’nin düşmanları, Atatürk ile savaşmaya devam ediyorlar. Atatürk’ün ülkesini bölmek istiyorlar. Atatürk’ün yırtıp attığı Sevr’i, çakma “din” yapıştırıcısıyla parçalarını birleştirip, “Lozan hezimet” diyorlar.
Haydar Baş, Atatürk’ün Bağımsızlık ruhunu ve misyonunu taşıyor. Bizde bekliyoruz ki, Sayın Baş’ı listelerine alsınlar. Kırılmadık tam aksine yeniden bütünleştik. Bağımsız Türkiye mücadelesine seçimsiz ve ittifaksız devam ediyoruz.
Atatürk, teslim alınmış Osmanlı Ordusundan istifa ederek, “Bağımsız Türkiye” demedi mi? Biz de, bunu yapıyoruz. İttifakları kendilerinin olsun. Batılın, hak ile ittifakı, zaten olamazdı. Filikaların Nuh’un Gemisi’ni taşımaları, zaten mümkün değildi. 
Ancak sebeplere sarılmak, sünnetullahın gereğidir.  
Şimdi, “Bağımsız Türkiye” ve “Atatürk” diyenler bir tarafta, "İngiltere-ABD" diyenler bir tarafta… 
Er veya geç, vatandaş gerçekleri görecek, soyulmasının nedenlerini anlayacak, sahte Atatürkçüleri ve sahte dindarları terk edecek, gerçek Atatürk ve gerçek dindar adresleri, fark edecektir.
ABD ve NATO’nun, ülkenin kılcal damarlarına kadar girip, ülkenin bütün kalelerini zapt ettiğini bir gün göreceklerdir. Ülkenin düşmeyen tek kalesinin, Haydar Baş olduğunu da, anlayacaktır. Ama geç kalındığı takdirde, devletinden bir parça bile bulamayacak, bu da işin en ürküten tarafıdır.
Hodri meydan!
Bütün Türkiye ittifak etsin, yükselen dolara çare bulsunlar da görelim. Eğer liste işleri tamamsa, buyursunlar da görelim!..
İsviçreli ünlü ekonomist Russell Napier, "Türkiye iflas ediyor!" dedi. Haydar Baş, Türk ve Müslüman olduğu için ona inanmayanlar belki, bir gâvura inanırlar. Baş Hoca, 2002'den beri ve hatta Derviş'le ortaya konan proğramdan beri, "Türkiye'yi iflas ettirecekler" dedi.
O gün bugün geliştirdiği, modeli anlatıyor.
Ekonomist Napier’in Türkiye ekonomisi üzerine yaptığı analizde, küresel piyasalarda 1980’lerin yeniden yaşanacağını ve Türkiye’yi büyük bir krizin beklediğini söyledi. Yabancılar söyleyince inanan komplekslilere duyurulur.
Bu köşeyi takip edenler, on yıldır, her konuda ne kadar uyardık, ne kadar çözümler sunduk, biliyorlar. “Haydar Baş’sız olmaz” dedik, durduk. Hamaset yapıyoruz sandılar. Yahu dünyanın en önemli ekonomistleri, bunu söylediler.
Dünyanın Haydar Baş’ın sistemine dönmesi lazım dediler. Dünyanın yarısı döndü “Milli Para” dedi, BRICS kuruldu. Bizimkiler çalıp söylediler, üstelik tezin sahibini dahi istemediler. Bunun bir günahı, bedeli yok sananlar, bundan sonra izlesinler. 
Allah intikam sahibidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdulkadir 2018-05-23 08:01:53

Allah sizden razı olsun yusuf hocam

Avatar
Bilkur 2018-05-23 10:18:06

Söylediklerinizin hepsi çok doğru Eğer Atatürk sağ olsaydı Kilicdaroglu partide yer bulamazdı. Zaten seçimden sonra gidici.