Rize’de Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk heykelinin yeri değişti. Heykel, vinçlerle yerinden alınarak valilik önündeki alana taşındı. Bu taşıma işlemi rutin bir taşıma mıydı yoksa bazı kesimlerce Atatürk’e beslenen hıncın dışa vurumu muydu?

Bildiğim kadarıyla Cumhuriyet tarihi boyunca bir Atatürk heykeli ilk kez yerinden sökülüyor. Her ne kadar başka bir meydana taşınsa da bu olay ilk defa vuku buluyor.

Atatürk heykelinin bir kamyonetin arkasına konularak ve boylu boyunca serilmiş heykel görüntüsünün basına servis ederek ortaya çıkartılan manzara hiç hoş değil.

Bu manzaradan en çok hoşnut olanların başında tescilli Atatürk düşmanı Mustafa Armağan var. Hayatını Atatürk’e küfretmeye vakfetmiş olan Armağan, yerinden sökülmüş Atatürk heykelinin fotoğrafını paylaşarak “bu şan bize yeter” diye yazmış.

“Bu şan onlara yeter!”miş.

Hangi şan?

Atatürk’ün heykelini devirme şanı!

Armağan gibi tescilli Atatürk düşmanlarının sevinç çığlıkları olmasaydı, bir belediyenin, Cumhuriyetin kurucusunun heykelini taşımasına normal bakmak gerektiği, bunda bir art niyet aranmaması gerektiğine düşünenlere hak verilebilirdi.

Ama bu olayda bir “şan” arıyorsanız, yapılan eylemin iyi niyet taşımadığı ve “surda bir gedik açmak” gayesi taşıdığı amacına hizmet ettiği anlaşılıyor.

Tescilli Atatürk düşmanı Mustafa Armağan’ın “şanlı” mazisine baktığımızda ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin en büyük düşmanı ve FETÖ isimli yapının lideri olan Fetullah Gülen’in en samimi dostlarından biri olduğu görürüz.

Hükümetin büyük reklam desteği verdiği ve her yönden finanse ettiği Derin Tarih dergisinin genel yayın yönetmeni olan Armağan’ın mazisinde “derin bir Fetullah hayranlığı karşımıza çıkıyor.

Zaman gazetesinde yazı yazanların çoğunun hapse atılıp mallarına el konulduğu bir dönemde, Mustafa Armağan geçmişindeki derin bağlantılarına rağmen “koruma kollama” altında tutuluyor.

Oda TV’nin bu konuda yaptığı geniş bir araştırmadan bir kesit aktarayım sizlere:

“Armağan 1995 yılında Cemaat'in gazetesi Zaman'da köşe yazmaya başladı. Zaman'a kayyum atanmasından sonra bile yazıları Ekim 2015'e kadar devam etti. Yani, 17 – 25 Aralık operasyonlarının 2 yıl sonrasına kadar...

10 yıllık Cemaat yazarlığı dışında uzun süre Cemaat'in TV kanalı olan Mehtap TV'de “Tarih Aynası” adlı programı yaptı.

Fethullah Gülen'in onursal başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nda yayın bölümü yöneticiliği görevini üstlendi.

2000-2002 yılları arasında, yine Cemaat'in hazırladığı "DA" (Diyalog Avrasya) dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı.

Cemaat'in düzenlediği Abant Platformu toplantılarının "seçkin" katılımcılarındandı ve neredeyse tüm Abant Toplantıları'na katıldı.

Bugünlerde hiç sözünü etmediği Fethullah Gülen'le ilgili, Armağan bir de övgü dolu kitaplar kaleme aldı.

Cemaat'in önemli yazarlarından biri olan Ali Ünal ile birlikte 1999 yılında "Medya Aynasında Fethullah Gülen (Kozadan Kelebeğe)" adlı kitabı hazırladı. Kitap, yine Cemaat'in kurduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından basıldı.

2000 yılında ise bu kez, Gülen için yazılan yazıların derlendiği "Diyaloğa Adanmış Hayat" kitabını hazırladı. Bu kitap da yine Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından basıldı.

17-25 Aralık operasyonlarında sonra başbakan Erdoğan cemaate “haşhaşi,virüs,sülük, maşa,ihanet şebekesi” gibi ağır ifadeler kullanınca Mustafa Armağan, Zaman gazetesine şu beyanatı verecekti:

“Bir cinayet şebekesi ve eli kanlı örgüt olarak on yıllarca Sünni İslam âlemine darbe üstüne darbe indirmiş bulunan Haşhaşilerin yaptıklarını Hizmet Hareketi mensuplarına yakıştırmak anakronizme düşmek bir yana, hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.”

Mustafa Armağan, Cemaat'in kanalında sunduğu “Tarih Aynası” programının bir bölümünde ise Nietzsche'nin "Gülen aslan"larını konu alarak ve Fetullah Gülen’in soyadından bahsederek şöyle diyecekti:

“Daha üstün kişileri, daha güçlü kişileri, daha başarılı kişileri, canı gövdesi dimdik kişileri bekliyorum ben. Gülen aslanlar gelmelidir. Bu gelecek olan aslanlar, adeta ölüme gülecekler, hayata gülecekler. Bunlar herhalde bizim eğitim gönüllülerimizin elinde bir bayrak olarak, dünya ufuklarında dolaşıyor diyebiliriz. Allah hem geçmiştekilerden, hem de bugün yapılan hizmetlerden razı olsun."

Mustafa Armağan’ın şanlı geçmişi baştan sona Fetullah aşkı ve Atatürk düşmanlığı ile dolu.

Hükümetin sürekli olarak “barış ve kardeşlik mesajı verdiği” şu günlerde Atatürk düşmanlığı üzeriden pirim yapmaya çalışa bu kripto Fetullahçılara dikkat edelim.

Ülkeni temeline dinamit koyan zihniyet, ülkenin kurucusunun heykelinin sökülmesinde şan arayan bu cahil takımıdır.

Kendi “şanlı geçmişleri ise ortada!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 3 ay önce

Atatürk düsmani feto kacti ama zihniyeti birligimizi beraberligimizi bozmak icin elinden geleni yapiyor.

banner100