Yüzlerce, binlerce kitap, makale, tez ve araştırmalar var… yerlisi var, yabancısı var; konu ATATÜRK olunca ister askerliğini, ister devlet adamlığını, ister hayatını, ister sanata bakışını yaz.
Ama bir kitap yazıldı ki, şimdiye kadar Atatürk’ü yanlış tanıtan ya da gizleyenlere tokat gibi bir cevap oluştururken bir bilim namusunun da örneği veriliyordu.
Alanında bir başyapıt olan eserin adı: “Hoş Geldin Atatürk”, yazarı da Prof. Dr. Haydar Baş’tı.
10 Kasım Atatürk’ü anma programında kitabın tanıtımı yapıldı. Sayın Baş, sevenleri ve takipçileriyle buluştuğunda binlerce kişi ellerindeki “Hoş Geldin Atatürk” kitabını Muhterem Hocamıza imzalatabilmek için kuyruğa girmişti… Ne saatler yetti ve ne de mekân! Dahası, törenin yapıldığı salonda kitaplarını imzalatamayanlar, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Merkezi’nde yeniden sıraya girdiklerinde vakit gece yarısını çoktan geçmişti. 10 Kasım’da başlayan tören 11 Kasım’da da devam ediyordu. Bir dilek, “bu şölen hiç bitmesin, sürüp gitsin” ya da “şu an dursun zaman” duasına dönüşürken, yorgun saatlere meydan okuyan yüreklerdi görünen.
Tanıtım programını sanata dönüştüren sinevizyon ise, renk-ışık ve müziğin sinemanın sosyolojik boyutlarıyla yarışmasının gösterimiydi. Yazarın okuyucuyla buluşmasına estetik katan bu gösterinin altındaki imzanın sahibi Okan Egesel’i, tarihi sosyoloji laboratuvarına yatıran Emre Polat’ı da tebrik ediyoruz.
Çare Atatürk’e dönmekse, milletin yüreğindeki adam Mustafa Kemal’i günışığına çıkaran Prof. Dr. Haydar Baş, “Hoş Geldin Atatürk” le O’nun iman, duygu, düşünce ve yaşantısını kayıt altına alıyordu.
Belki de, milyarlarca insanın ezeli derdi ekonomi sorunlarına çözüm üreten MEM (Milli Ekonomi Modeli) projesinin sahibi Haydar Baş’ın kendi vatanında, kendi insanında arzu edilen karşılığı bulmaması ya da malum çevrelerce kösteklenmeye kalkışılması Sayın Baş’ı, küskün fırtınanın patlattığı bomba etkisi yapan ve Atatürk öğretisinin anayasası olan temel belge “Hoş Geldin Atatürk”e taşımıştır.
Bundan böyle tarih Atatürk’ü, “Haydar Baş’tan önce ve Haydar Baş’tan sonra” diye yazacaktır.
Yaşları genç olanlar bilemeyebilirler; 10 Kasım’lar yıllarca “Yas Günü” olarak yaşandı. Eğlence yerleri, sinemalar kapalı olur, radyolar yas gününe uygun programlar yapardı.
Sonraları  “Atatürk’ü Anma Günü ve Haftası” çerçevesinde O’nun büyüklüğü anlatılırken duygu yüklü şiirler okunurdu.
15 yıldır Cumhuriyet ve değerlerine saldırılar yoğunlaştı. Anma programları, O’nu arama noktasına geldi. İşte burada Sayın Haydar Baş anma ve aramayı çok ileri noktaya taşımış, gerçek Atatürk’ü, delilleriyle kamuoyuna anlatarak,  anmayı anlamaya dönüştürmüştür.
Bundan böyle 10 Kasım’lar bir hesaplaşma günü olacaktır. Sadece 10 Kasım’lar değil, 23 Nisan’lar, 19 Mayıs’lar, 30 Ağustos’lar ve 29 Ekim’ler!
Batı dünyasının 200 yılda gerçekleştirdiği aydınlanma devrimini Atatürk bir ömre sığdırmıştır. 
Ekonomi teziyle (MEM) dünyayı tersine çeviren Prof. Dr. Haydar Baş, yüz yıllık bir süreci tersine çevirmiş, kaç insan ömrünü kapsayacak, ciltlere sığmayacak bir çalışmayı tek ciltlik “Hoş Geldin Atatürk” le gerçek Atatürk’ü cümle âleme tanıtmıştır ve tanıtmaya devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100