Sorunlarımız giderek artıyor, tehlike ve tehditler büyüyor.
“Bunları nasıl aşacağız?” sorusu kalplerde, kafalarda… Çare arayışları çok farklı siyaset ve stratejileri, hatta çatışma ve kavgaları tevlid ediyor.
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” diyen Atatürk’e, Allah (c.c.) rahmet eylesin. O aramızda bedenen yok…
Bedenen aramızda olmasa da, Atatürk fikirleri, çözümleri, strateji ve siyaseti ile önümüzde… İşte O’nun yaklaşımları ve bazı uygulamaları:
1- Milletin iradesini esas almak. (Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. TBMM, milletin iradesini temsil eder).
2- Ecnebilerin (Batı’nın) talimatlarıyla devlet yönetmemek.
3- Borç alan talimat alır. Bu nedenle borçları tamamen sıfırlamak ve yabancılardan borç almamak.
4- Milli tarım ve hayvancılık, milli sanayi ve milli iktisat politikalarını esas almak. (İzmir İktisat Kongresi).
5- Komşularımızla iyi geçinmek (Sadabad Paktı, Balkan Paktı, Sovyetler Birliği ile dostane ilişkiler) bölgede ve cihanda barışı temin etmek.
6- “Ne mutlu Türküm diyene…” Bu veciz ifadeyle Türkü etnik ırksal bir anlayışla değil; Hacı Bektaş’ın Ehl-i Beyt nefesiyle Müslümanlaştırıp Türkleştirdiği Laz, Çerkez, Arap, Kürt, Süryani, Keldani, Türk… tüm halkları “Türk Milleti” yapan siyasal-sosyal-kültürel anlayıştır.
7- Savaş meydanlarında zafer kazanan bir komutan olduğu kadar, 4000 kitabı çizerek okuyan, eğitimden sanata, tarımdan sanayiye kadar her alanda kalkınma hamlesi ile zafer kazanan devlet adamı yaklaşımına sahip olmak.
8- Bir imparatorluk enkazından, bir devlet, bir milli devlet, bir ulus devlet çıkarmak.
9- Bağımsızlık ilkesini merkeze oturtmak, emperyalizmle doğrudan ve sürekli mücadele etmek. (Yedi düvele karşı).
10- Yabancıların elindeki, Türk milletine ait varlıkları (madenler, demiryolları, telefon işletmeleri, limanları vd.) geri alıp devletleştirmek, tekrar milletin malı yapmak.
Bu ve benzeri daha nice düşünce, siyaset ve uygulamalarla Atatürk aramızda… Dün bu politikalar ve anlayışlar bizi kurtardı, “Hasta Adam” dediler, yeniden dirildik ve Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduk ve Türk Milleti olduk.
Maalesef 1938’den sonra dışa bağımlılık esas politikamız oldu. Bugün ne hale geldik.
Ancak çıkışımız var, çözümümüz var.
Nasıl mı?
“Atatürk’ü tanımalıyız, tanıtmalıyız. Türk Milleti Atatürk hakkındaki iftira ve yalanlara prim verdiği için bu sıkıntılar başına geliyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş Bey var.
M. Kemal Atatürk’ün uygulamaları nasıl sonuç verdiyse, bugün Millî Ekonomi Modeli (MEM) tezi BRICS ülkelerinde, millî-yerli paralarla uluslararası ticarete mührünü vurması, dünyada yeni konseptin oluşmasına neden oldu. Komünizm gibi kapitalizm de çöktü. MEM çağı başladı.
Rusya ve hinterlandındaki ülkelerce MEM’e bağlı ekonomik hamleler, sosyal, siyasî ve askeri hamleleri de beraberinde getirdi. Tek kutuplu ABD lehine olan dünya, artık iki kutuplu hale geldi.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey, 40 yıldır öngörüleri çıkan bir lider ve ilim adamıdır, siyaset adamıdır. 
Atatürk’ü anlamak, tanıtmak ve izlemek noktasında ısrarlı vurguları da var.
2017’nin ilk dakikalarında şunları söyledi:
“Ekonomisi, tarımı, hayvancılığı, sanayisi, madenciliği, iç ve dış politikası, siyaseti bize ait olan bir MİLLÎ DURUŞ ortaya koyarsak, 24 saatte her şeyi düzeltiriz. Yoksa okyanus ötesi, önceki dönemler (1980 ve 15 Temmuz öncesi) gibi bu işe müdahale etsin dersek, aradan 24 yıl geçse de bir şey yapamayız. Türkiye hâlâ bu kafayla mı siyaset yapacak, idare edilecek?” 
BTP lideri, Atatürk gibi emperyalizmle doğrudan ve sürekli mücadeleyi ancak çıkış yolu olarak görüyor. Hamaset olarak değil sadece…
- Dünyayı biçimlendiren Milli Ekonomi Modeli’yle, 
- Sosyal Devlet Projeleri ile,
- Sosyal Barış Projeleriyle,
- Ehl-i Beyt’te buluşma teziyle Müslümanlar arası mezhep çatışmasını engellemek suretiyle…
- İnsan haklarına saygı ve doyasıya yaşanmasını sağlamakla…
Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda bugün Hoca Atatürk ile beraber yürümek gerekiyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahir ceylan 6 ay önce

Cenab-ı hak dünyayı yaşanmaz hale getiren bu zalim ler güruhuna karşı mümmeti Muhammed'e birlik dirlik lütuf eylesin

Avatar
Remzi Karabulut 5 ay önce

Selamunaleykum Hocam Allah sizlerden razı olsun yüreğinize sağlık sn prof dr HAYDAR BAŞ Hocama layık olduğu üzere Çağımızda Başsız kalan İSLAM alemine BAŞ Olmayı nasip etsin inşAllah

banner100