He yıl olduğu gibi, gerek 10 Kasımlarda, gerek 23 Nisan, 30 Ağustos gibi milli bayramlarda Atatürk’e sövmeyi fırsat bilen odaklar hemen harekete geçer. Bu yıl harekete geçenlerden biri de tahmin ettiğini gibi Kadir Mısıroğlu.

Mısıroğlu, 30 Ağustos Bayramı kutlamalarına Facebook sayfasından şöyle itiraz etmiş:

“Yunan'ı biz 500 sene bir vali ile idare ettik. Yunan'ı yendik diye bayram yapmak bir pehlivanın bir çocuğu yendiği için mükâfatlandırılması gibi abesle iştigaldir."

Oysa Mustafa Kemal Paşa’nın Yunan’a karşı Büyük Taarruz’u başlattığı esnada Yunan ordusu Ankara kapılarına dayanmıştı. Balkan muharebelerinden beri perişan olmuş, bütün cephelerde hezimete uğramış yorgun ve moralsiz Türk milletinin, Gazi’nin önderliğinde kurduğu “son milli ordu”, karşısında taze Yunan kuvvetleriyle savaşıyordu”.

“Kadir’in Padişah’ı” teslim bayrağı çekmiş ve Yunan’la savaşılmaması için fetvalar yayınlıyordu.

Kuvay-ı Milliye ordusu bu şartlarda zafer kazanmıştır ve o zafer olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmayacaktı.

Zaten “bu zihniyetin” temelinde de “keşke Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı” öngörüsü vardır.

Sorun kendilerine, “Yunan, Ankara kapılarına dayandığında ne yapmak gerekirdi?” sorusuna hep kem küm ederek cevap vereceklerdir.

30 Ağustos Zaferi’nin bu yıl yılki kutlamaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet erkanının katılımıyla Anıtkabir ziyaret edilerek, Aslanlı Yol yürünerek başlandı ve Erdoğan’ın Anıtkabir özel defterine görüşlerini yazmasıyla devam etti.

Mısıroğlu, belki duymak istemeyecektir ama Erdoğan, Anıtkabir özel defterine şunları yazdı:

“Aziz Atatürk, büyük zaferin 94. yıldönümünü millet olarak büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Tüm yokluk, yoksulluk ve zorluklara rağmen Kurtuluş Savaşımızı büyük zafere ulaştıran azim ve inançla, emanetiniz olan Cumhuriyetimizi payidar kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

30 Ağustos kutlamalarına “abesle iştigal” diyerek hakaret eden Mısıroğlu, kısa süre önce masasında yemek yediği Cumhurbaşkanının bu satırlarını okuyunca kalp krizi geçirir mi bilemem ama durum bundan ibaret!

Erdoğan’ın “Aziz Atatürk!”diye başlayan satırlardaki görüşlerinin samimi düşünceleri olduğunu temenni ediyoruz.

Tam da bu esnada Said-i Nursi yolunun has Nurcularından Hasan Akar’ın (kendisine Hasan Hoca diyorlar!) kısa süre önce yaptığı bir konuşmanın videosunu gönderdi arkadaşlar.

Hasan Hoca denilen ve Nurcu geçinen bu şahıs Atatürk’ün annesi ve babası ile ilgili o bildik iftiraları ağzından salyalar akarak zevkle sıralıyor. Bu cahil zırtop bu köşede defalarda yazdığım Yunan gizli servisi menşeli sözde belgelerle “Atatürk’e sövme egosunu”  tatmin ediyor.

Atatürk’ü, Atatürkçüleri toptan “dinsizlikle” itham eden bu şahıs konuşmasının bir yerinde şöyle diyor:

“Senenin üçte birini Avrupa’da geçiren bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Hemen hemen her hafta kiliselerde ayine katılıyorum. İbret için. Saat onda girip on ikide çıkıyorum.”

Nurcu Hasan Hoca, sözüm ona(!) ibret olsun diye her hafta iki saate kilisede ayinlere katılıyor!

Sonra da Atatürk’e sövüyor!

Hadi merak için bir hafta kiliseye gittin, ne yapıyorlar diye baktın, iki hafta gittin, hadi 3 hafta gittin!

Bir insan “her hafta kilisedeki ayine neden gider?”

Neden gitme gereği duyar?

Kilisedeki ayinlerde bu kadar sık, bu kadar şevkle ve azimle giden ve bu ayinlere katıldığını söyleyen kişi “sadece koynunda gizli haç taşıyorsa bunu yapar!”

Bu gibilerin de Yunan gizli servisinden devşirilen sözde belgelerle Atatürk’e saldırması çok doğal.

Bursa Amerikan Koleji’nde iki gencimizin misyonerlerin tuzağına düşüp din değiştirerek kiliseye gitmeleri üzerine bu koleji anında kapatan Atatürk’e bugün kim ahlaksızca sövüyor:

Kendi itirafına göre “kiliseden çıkmayan” Hasan Hoca sövüyor.

Hep söylüyoruz, Atatürk’ün bütün derdi bu “koyunlarında gizli haç taşıyan sözde Müslümanlar” ve emperyalizmin emrindeki hoca takımı olmuştur.

Biz de bu “zevata”, Gazi’ye yaptığı küfürleri aynen iade ediyoruz.

Bunları, gizlendikleri kiliselerde tek tek bulup ifşa edeceğiz.

Bu arada unuttum:

1980 darbesinden sonra Atatürk’e hakaret ettiği için yurt dışına kaçan Kadir Mısıroğlu’nun itirafı:

“Oturma iznim Almanya’da olduğu için Almanya’ya gittim. YUNANİSTAN’A BİLE KAÇABİLİRDİM! YUNAN GAVURU BİLE SİZDEN ….İYİDİR!”

Yani “üstadımız” imkân bulsa idi Yunan’a sığınacaktı!

Dolayısıyla “Yunan’a karşı kazanılan zaferin kutlamalarından rahatsız olması çok normaldir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 10 ay önce

Yunana ingilize israile abd ye dost olacaksin, Mustafa Kemal Atatürke düsman olacaksin. Bunun adina Hacli usagi denir. Hacliya hizmetci satilmis hain denir.

Avatar
Mevlüt Akça 10 ay önce

Yazınızda adı geçenler, Türk olamaz, değiller zaten; derin araştırılırsa görülür.

Avatar
mehmet küçük 10 ay önce

Bir kişi veya gruba Atatürk hakkındaki görüşlerini sorun.Ne diyorlarsa kendileri öyledir

Avatar
HASAN HÜSEYİN COŞKUN 10 ay önce

YÜREĞİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK, BİZ 30 AĞUSTOS'DA YUNAN'I DEĞİL İNGİLİZLER I DENİZE DÖKTÜK İNGİLTERE PARLEMENTOSUNDAKİ ZABİTLER İNCELENSIN YUNAN DENİZE DÖKLDÜ İNGİLTERE PARLEMENTOSU OLAĞAN ÜŞTÜ TOPLANDI VE OEDA NELER KONUSULDU O KONUŞMALARDA ANLIYORUZ Kİ BİZ ASIL İNGİLİZLERI DENİZE DÖKMÜŞÜZ TABİ TIMARHENE RAPORU OLAN BİRİNİ DE NE DENLİ CİDDİYE ALMAK,MUHATAP ALMAK TARYIŞILIR?

Avatar
Adnan 10 ay önce

17 adayı yunana bırakan bugün ki iktidar,hangi padişahın arkasında gittiği belli.Türkiye osmanlının son zamanlarına benzemeye başladı.İnşaAllah sonumuz osmanlı gibi olmaz.

Avatar
cemal 10 ay önce

Mustafa Kemal Atarürke düsman, yunana, ingiliz abd israile dost olan biri Türkün Müslümanin dostu olabilirmi??

Avatar
mketr002 10 ay önce

Çok güzel bir makale, Allah Razı olsun.

Avatar
Hazar yahudisi 10 ay önce

Üstad mısırşurubu istediği kadar konuşsun biz türküz oda bir dönme o görevini yapar. Muharrem bayraktar gibilerde aslanlar gibi bunları ifşa eder milleti aydınlatır.

banner100