Kaldığımız yerden devem edelim ve 2. bir soru daha soru daha soralım:
Atatürk fotoğrafı en çok kime yakışıyor?
Hoş geldin Atatürk diyerek Atatürk’ü göz yaşları ile bir maneviyat çoşkusu ile, samimiyet ile anlatan Prof. Dr. Haydar Baş’a mı yoksa, konjoktürel, bugün işlerine geldiği için Atatürk’çülüğe öykünen ve yarın gözünü kırpmadan Atatürk’ü de satacak nevzuhur Atatürk’çülere mi?
Allah’ınızı severseniz söyleyin, Atatürk fotoğrafı en çok kime yakışıyor? Hayatınız boyunca Atatürk’e sövdükten, O’nun mirasını berheva ettikten sonra bugün işinize geldiği için Atatürk’çü olamazsınız. Olursunuzda o elbise size yakışmaz, O elbiseyi siz taşıyamazsınız. Her kavramın içini boşalttığız gibi Atatürk’ü de bir kez daha istismar eder, Atatürk’ümüze  bir kez daha ateş ederek yeni  bir cinayet daha işlemiş olursunuz! Hepsi bu!
Gerçek bütün çıplaklığı ile ortadadır:
Atatürk’ün Ehli Beyt soyunu ancak 12 Ciltlik Ehli Beyt külliyatı yazan bir adam  ortaya çıkarabilirdi!
Anti emperyalist Atatürk’ü ancak Milli Ekonomi Modeli’ni yazan  bir adam kaleme
alabilirdi!
En önemlisi şudur :
Atatürk’ü andıkça ağlayabilen, samimi, maneviyatla dünyaya bakan bir adama ancak Hoş geldin Atatürk diyebilirdi?
Onun için Hoş Geldin Atatürk’ün yazarına yüzyıllık bir fitneyi söndürdüğü için sonsuz müteşekkiriz. 
Bir an için şöyle düşünelim. Prof. Dr. Haydar Baş’ın  bu ülkeye başka hiçbir hizmeti olmasa, sadece “Gerçek Atatürk’ü” anlatmış olsa O’na yeter. Elbette 80 Milyonun uyanması için de bu hizmet yeter!
Atatürk elbisesi giyemeye çalışan onu da ters giyenlere birkaç tavsiyemiz olacak:
Haydar Hoca’nın ayak izlerini takip etmenin çünkü, O’nu taklit etmenin bazı ahlaki ön şartları var:
Bir kere tövbenizin kabulü için önce samimiyetinizi ispat etmeniz lazım. Bununda yolu da daha evvel Atatürk’e yaptıklarınızdan nadim olmanızdır:
Diyeceksiniz ki Atatürk kelimesini ağzımıza almayı küfür kabul ederdik,  şimdi nadim olduk, pişmanız!
Diyeceksiniz ki 2 Ayyaşın çıkardığı kanundan ne olur dedik, nadim olduk pişmanız!
Diyeceksiniz ki “Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvel Allah sonra sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız" dedik, nadim olduk pişmanız!
Yetmez Nato’dan çıkacaksınız. Yetmez ABD sevdanızı sonlandıracaksınız! Siz onlara tavır aldığınız için değil, onlar size tavır aldığı için bu aşkın bittiğini kabul edeceksiniz! Yetmez ülkeyi Kapitalizmin 2. Sınıf taşeronu olmaktan çıkaracaksınız. Yetmez Ehli Beytten özür dileyeceksiniz, yetmez Zübeyde Hanım’dan özür dileyeceksiniz. Yetmez Haydar Baş’a mecbur olduğunuzu ilan edeceksiniz!
İşte O zaman hem siz, hem ülke kurtulur, coğrafyamız da bir felaha kavuşur.
Ama siz 
Fetö oylarını unut,
HDP’den bir şey gelmez,
MHP darmadağınık,
İyi parti zaten muhalif
Öyleyse Yaşasın Atatürk! diyorsanız bu konjoktürel Atatürk’çülükden hiçbir şey
çıklmaz!
Ya da “Amerika Zarrab ile beni vuracak, ben de Ataürk’e sığınıp bana yapılan saldırıyı Türkye’ye yapılan saldırı gibi pazarlıyayım” diyorsanız yine hiçbir şey olmaz.
Atatürk’e karşı bir kurşun daha atmış ama onu bir kez daha anlamamış olursunuz!
Son söz:
Bu ülkenin geleceği Hoş geldin Atatürk diyen, Atatürk’ü, annesi Molla Zübeyde'yi gözyaşları ile ve sağanak, sağanak bir muhabbetle anlatan adamın ellerindedir.
Her şey buna işaret ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121