Bu haber kez okundu.

"Hocamız kulüp takımı çalıştırmayacak"

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Genel Koordinatörü Ömer Onan, 2017 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası'nda mücadele edecek A Milli Takım'ın başantrenörünü belirleme konusunda acelelerinin olmadığını ancak çok da zamanlarının kalmadığını söyledi.

Ömer Onan, yaptığı açıklamada, ay-yıldızlı ekibin yeni başantrenörünün Türk olmasını arzuladıklarını ancak olmaması durumunda yabancı çalıştırıcıya yönelebileceklerini kaydetti. Başantrenör konusunda son kararı TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu'nda olduğunu belirten Onan, "Aklımızda veya günümüzdeki ismi telaffuz etmek bence çok doğru değil. Onda son karar Hidayet başkandadır. Görüşeceğimiz isimler var. İlla Türk veya yabancı olacak diye bir sınırlamamız yok. Kolay bir süreç değil. Gönlümüz tabii ki Türk antrenörden yana. Olabilirse olur. Kafamızda isimler var. Acelemiz yok ama çok zamanımız da yok." diye konuştu.

Milli takım başantrenörünün kulüp takımı çalıştırmasına sıcak bakmadıklarının altını çizen Ömer Onan, şöyle devam etti: "Hem kulüp hem milli takım çalıştırmanın avantajları ve dezavantajları var. Eskiden milli takım maçları sadece sezon sonu oluyordu. O açıdan antrenörler hem kulüpte hem de milli takımda çalışabiliyordu. Kariyer yapmış antrenörlere yalnızca milli takım yetmiyordu. Sadece sezon sonu maçlar oluyordu ve 11 ay antrenör hiçbir şey yapmıyordu. Bunu çok tercih etmiyorlardı. Bunun üzerine kariyerli antrenör getirince hem milli takım hem de kulüp takımı yönetiyordu. FIBA'nın açıklamasına göre, artık sezon içinde de milli maçlar olacak. Bunun için hem kulüp hem de milli takım antrenörlüğü çok sağlıklı olmaz. Çalışacak antrenörün tamamen milli takımla olmasını isteyeceğiz." Fenerbahçe'de hem oyuncu hem de idareci olarak birlikte çalıştığı Zeljko Obradovic'in milli takım çalıştırmayı düşünmediğini belirten Onan, "Obradovic, çok iyi ve büyük bir antrenör. Kariyeri de belli ama kendisi hiçbir milli takım çalıştırmayı düşünmediğini söyledi. Bundan önceki yönetimin de milli takım antrenörlüğü için bir teması olmuştu ama kabul etmemişti. Antrenörler için de kolay bir süreç değil." açıklamasında bulundu.

"Basketbolun problemlerini biliyoruz"
Ömer Onan, Hidayet Türkoğlu başkanlığında yeniden yapılanan TBF'de önemli ve ağır sorumlulukları olan bir göreve geldiğini ve basketbolun problemlerini bildiklerini söyledi. Oyuncuyken de sorumluluk almayı sevdiğine değinen Onan, "Fenerbahçe'de iki sene idarecilik yaparken de böyleydim. Elini taşın altına koymayı seven insanlarız. Basketbolun problemlerini biliyoruz. Yeni dönemde sorumluluk almak, işin çok olması, zorlukları olması bizi yıldırmaz. Aksini bizi motive eder. Önemli ve ağır sorumlulukları olan bir görev devraldım. Yıllarca Türk basketbolu için her türlü görevi aldık, bundan sonra da almaya hazırız." ifadelerini kullandı. Hidayet Türkoğlu ile oyunculuk zamanından beri TBF yönetiminde olmayı konuştuklarını vurgulayan deneyimli basketbol adamı, şunları kaydetti: "Hidayet başkan ile 2010'dan beri basketbolu bırakınca federasyonda yöneticilik yapmayı aramızda konuşuyorduk. Aslında son 3-4 ayda çıkan bir olay değil. Her kampta ve şampiyona öncesi konuşmalarımızda, federasyonda neler yapabiliriz, basketbolu daha ileri nasıl götürebiliriz gibi konuları konuşuyorduk. Benim için kolay bir süreç olmadı. Fenerbahçe'de bir düzen kurduk. Bunda benim de çok büyük katkılarım vardı. Buradaki amacımız, basketbol pastasını büyütmek. Bunu, bütün kulüplerle yapmak istiyoruz. Bunu başarabilirsek, basketbola daha büyük hizmet etmiş olacağız."

Fenerbahçe'de basketbol oynayıp, kaptanlık ve idarecilik yaptığını hatırlatan Ömer Onan, her kulübe eşit mesafede olduklarını bildirerek, şöyle konuştu: "Fenerbahçe'de yıllarca oynadım, kaptanlık da yaptım ama milli takımda da yıllarca oynadım. Bu camiaya dün girmedik. 15 yıldır bu camianın içindeyiz. Galatasaraylı, Beşiktaşlı veya diğer takımdan dostlarımız bizi tanır. Kafamdaki şey, basketbolu güzelleştirmek, daha iyi yerlere götürmek, sürdürebilir planlarla kulüplerin gelirlerini artırabilmek. Sportif anlamda sezon sonunda kimin şampiyon olduğuyla ilgilenmiyoruz. Bizi ilgilendiren taraf, kulüplerin daha rahat çalışabilmeleri, uzun vadeli ve sürdürülebilir planlarla kazançlarını artırabilmeleri, Avrupa'da uzak ara en iyi lig olmak. Turgay Demirel, çok uzun süre başkanlık yaptı ve o da Galatasaray kaptanıydı. Çalışma arkadaşlarımızdan Haluk Yıldırım, hem Beşiktaş'ın hem de Galatasaray'ın kaptanlığını yaptı. Kerem Tunçeri, Galatasaray kaptanlığı yaptı. Hangi takımdan geldiğiniz önemli değil. Önemli olan karakteriniz, duruşunuz ve basketbola yapacağınız katkılardır. Günümüzde kısır kavgalar oluyor. Biz, bunların içinde hiçbir zaman olmadı. Bizim bir çizgimiz, duruşumuz ve karakterimiz var. Bunlar değişmez. Görevimizin bilincindeyiz. Burada önemli olan dürüst ve herkese aynı şekilde hizmet edebilmek."

"Çok projemiz ve planımız var"
Ömer Onan, Hidayet Türkoğlu başkanlığındaki TBF'nin çok heyecanlı olduğunu anlatarak, "Bu ülkenin bize sağladıklarıyla birer marka olduk. Milli takımlarda ve kulüplerde bunun karşılığını verdik ama şimdi bunca aldığımızı Türk basketbolunu yöneterek, geri verme zamanı. Bizim yükümüz ağır. Çok projemiz ve planımız var. Çok yeni olduğumuz için bu plan ve projeler zaman alacaktır ama çok heyecanlıyız. Çok şeyler yapmak istiyoruz. Bunların hepsini de çok uzun senelerde planladık." değerlendirmesinde bulundu. TBF'de görev alan isimlerin hem basketbolcu hem de idareci olarak tecrübeli olduklarını aktaran Onan, "Basketbol için iyi şeyler üretmeye çalışacağız. Basketbolu daha ileri götürmek için geldik. Bunu yapamadığımız zaman, bir yeri kaptık, bu koltuk bizim oldu düşüncesiyle hareket etmeyeceğiz. Bizler için koltuğun hiçbir önemi yok. Önemli olan başarılı bir şekilde Türk basketboluna değer katmak." dedi. Altyapı milli takımlarında başarılı sporcuları A takımlara adapte etmek için çalışacaklarını vurgulayan TBF Genel Koordinatörü, "Yol haritamız var. 14 yaşından 18 yaşına kadar milli takımlarda çok başarılıyız. Altyapı milli takımlarında sürekli madalyalar alıyoruz. Buradaki sıkıntı, genç arkadaşlarımızın yukarıya adaptasyonu. Kulüpler, 5 yabancıyla oynuyor. Avrupa'daki sistem de böyle ama bizden çok başarılı milli takımlar var. Sadece yabancı kuralından dolayı milli takım başarılı olamıyor dersek, bana göre yanlış. Ne yapıp edip, genç kardeşlerimizin maç içinde sorumluluk alabilecek karaktere gelmesini sağlamamız lazım. Bu açıdan da bu arkadaşlarımızın A takımlarda 2-3 sene oynaması lazım. Bununla ilgili projelerimiz var. Bunun zamanı gelecek. Şu anda çok yeniyiz. Federasyonu yavaş yavaş ele almaya başlıyoruz. İşleyişteki bozuklukları düzeltmeye çalışıyoruz. O projelere de zaman gelecektir." ifadelerini kullandı.

"Milli takım, seyircisiyle bütünleştiği zaman performansının çok üstüne çıkabiliyor"
Onan, Türkiye'de düzenlenecek 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda A Milli Takım'dan ümitli olduğunu söyledi. Şampiyonaya ev sahipliği yapmalarının avantaj olduğunu değinen Ömer Onan, "2017 Avrupa Şampiyonası, ülkemizde olacak. Seyircimiz, bizi hiç yalnız bırakmayacaktır. Türk halkı çok büyük destek verecektir. Milli takım, seyircisiyle bütünleştiği zaman performansının çok üstüne çıkabiliyor. Şampiyonanın Türkiye'de düzenlenecek olması bir avantaj. Medyada konuşulanlara göre takımımızdan herkes çok umutlu değil ama sahada mücadele edecek 12 aslan gibi kardeşimiz olacak. Ben onlara sonuna kadar inanıyorum. Türk Milli Takımı, 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndan sonuna kadar iddialıdır." şeklinde konuştu.

FIBA ile Avrupa Ligi'nin çekişmesi
Ömer Onan, FIBA ile Avrupa Ligi yönetimi arasındaki çekişmenin basketbola zarar verdiğini vurguladı. İki kurum arasında bir anlaşmanın sağlanması gerektiğini kaydeden Onan, "Basketbola zarar veriyor. Sonuçta bir anlaşmanın olması lazım. Konuşmalar ve temaslar devam ediyor. Bir çözüm olması lazım. Olmaması, basketbola zarar verecektir. Tepede kavga olduğu sürece basketbol olumsuz etkileniyor. Bence bir ortak yolda buluşup devam etmek Avrupa basketbolu için hayırlı olur. Basketbolun daha ilerlemesi için bu kavganın bitmesi gerekiyor." şeklinde görüş belirtti. Spor Toto Basketbol Süper Ligi ve Avrupa kupalarında mücadele eden takımları bekleyen en büyük tehlikenin sakatlıkları olduğunu söyleyen Ömer Onan, şöyle devam etti: "Takımları bekleyen en büyük tehlike yoğun fikstür. Sakatlıklar en büyük tehlike. Darüşşafaka Doğuş, iyi bir yapılanmayla renk kattı. İyi bir koçları var. CSKA Moskova'yı yenmeleri çok büyük iş. Anadolu Efes, iyi başlayamadı ama sonradan toparlandı. Galatasaray da ilk maçını kazanmanın moraliyle daha da ileri gidecektir. Ergin Ataman da çok tecrübeli bir antrenör. Fenerbahçe'de Bogdanovic'in sakatlanması etkiledi ve bir bocalama yaşandı. Beşiktaş Sompo Japan'ı seyretmekten çok büyük keyif alıyorum. Ufuk hoca, çok iyi bir ekip kurdu. Çok iyi mücadele ediyorlar. Beşiktaş taraftarı da eski zamanlardaki gibi takıma destek veriyor. Banvit ve Pınar Karşıyaka da çok iyi gidiyor. Bu takımlar için en büyük tehlike sakatlıkları. Az sakatlık yaşayan, kadrosu geniş olan takımlar ön plana çıkacaktır."

Türkiye'deki ligin çok çekişmeli ve zevkli olduğunu vurgulayan TBF Genel Koordinatörü Ömer Onan, sözlerini şöyle tamamladı: "Panathinaikos ve Olympiakos da haftada 4 maç yapıyor ama kendi liginde bütçesi 300 bin avroluk takımlarla karşılaşıyor. İtalya da öyle. Türk takımlarının sıkıntısı bu. Darüşşafaka Doğuş, çok önemli bir THY Avrupa Ligi maçı oynuyor ama ondan sonra Beşiktaş Sompo Japan deplasmanına geliyor. Galatasaray Odeabank, bir maç kaybediyor, hemen moralini toplaması lazım ama Banvit deplasmanına çıkıyor. Fenerbahçe de öyle. Ligin değeri böyle artıyor. Spor Toto Basketbol Süper Ligi, Avrupa'da insanların çok fazla izlediği bir lig oldu. Türkiye ile İspanya ligleri, en kaliteli ligler. Bu kaliteli ligin olmasının sebebi, takımların iyi olması. Bu, oyuncular için çok kolay değil. Bütün takımlardaki oyuncuların kendilerine çok iyi bakması lazım. Biz kaliteden çok zevk alıyoruz ama Allah oyunculara kolaylık versin."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.