Bugün yaşanan 19 Mayıs 1919 şartlarıdır. Bandırma vapuru ile tekrar Samsun’a çıkma günüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de beyan buyurduğu gerçekler ayan beyan yaşanmaktadır.
Türk siyaset sınıfının gelmiş olduğu nokta ortadadır. İktidarı ve muhalefeti bir olmuş Cumhuriyet yıkılmak istenmektedir. Manda’ya, demokratik krallığa her parti bilerek ya da bilmeyerek evet demektedir.

Korkunç manzara
Atatürk, Nutuk'un daha ilk sayfalarında, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarken gördüğü o korkunç manzarayı  şöyle anlatır:
“Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk genel savaşta yenilmiş, koşulları ağır bir ateşkes antlaşması imzalanmış, büyük savaşın uzun yılları boyunca millet yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve ülkeyi genel savaşa sürükleyenler kendi yaşamlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar. Vahdettin soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet güçsüz, onursuz, korkak; yalnız padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş. Orduların elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilaf devletleri, ateşkes antlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar.”
Dün yaşanan fiili bir işgaldi ama bu günlerde yaşadığımız kansız, kılıçsız bir işgal değil midir, sevgili okurlar? 1 trilyon dolar iç ve dış borcu olan ülke batmış, borcunu çevirebilmek için her yerden para dilenmektedir. Tüm madenler yabancılara peşkeş çekilmiş, haraç-mezat satılmıştır. Devletin elinde gelir getiren hiçbir Kamu İktisadi Teşekkülü kalmamıştır. Devlet şu anda emekli ve işçisine maaş veremez duruma gelmiştir. Sıra şu anda devlet ormanlarının satışına gelmiştir. En son olarak da, İsrail’i telin mitingi yaparken kaşla göz arasında Iğdır ovamızın tamamını İsraillilere satılmıştır.
Bu kötü gidişat ve yok oluşa, kollarını makas gibi açarak dur diyen ve hakkına, vatanına, madenine, parana, aşına, tarımına, üretimine, ülkene sahip çık diyen tek bir kişi kalmıştır ülkede; O da, Baştürk Haydar Baş Hocadır.
Çözümsüz, çaresiz ve mandacı olan tüm siyaset esnafı O’nu Meclis’e sokmama konusunda “ittifak” etmişlerdir. Hakkı, hakikati, doğruyu, çözümü, ülke menfaatlerini savunan ve dile getiren tek liderdir; Üstad Prof. Dr. Haydar Baş.
Türk siyaseti muhalefeti ve iktidarı ile Mustafa Kemal Atatürk’ün rihletinden sonra, Atlantik ötesinden icazetle yönetilmektedir. Tek ele ve avuca alıp yönlendiremedikleri insan Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve partisi Bağımsız Türkiye Partisidir.
Bundandır ki Atatürkçü olduğunu iddia eden CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu, BTP liderine gelmiş ittifak sözleri vermiş ve son gününde caymıştır. Ülkeyi, girmiş olduğu bu zifiri karanlıktan kurtaracak “tek insan” Haydar Baş Beydir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de “tek adam”dı ve tek başına idi. Çıkmış olduğu bağımsızlık yolunda hiç kimse O’na inanmıyor; Amerika mandasını, İngiliz koruyuculuğu istiyor bizden hiç bir şey olmaz, olamaz diyorlardı… Tıpkı bugün siyaset esnafının dediği gibi… Tıpkı ülkeyi haraç mezat teslim ettikleri gibi… Ama kazanan Mustafa Kemal Atatürk ve O’na inanmış Türk milleti oldu.
Yine olacağı budur. Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve güzide ekibi kazanacak; yardakçı, mandacı siyaset kaybedecek, halkın önüne çıkacak yüzleri ve söyleyecek kelamları olmayacaktır. Biz ettik sen etme sayın hocam, senin kadr ü kıymetini bilemedik, gel bu ülkeyi kurtar, gel bu ekonomiyi düzlüğe çıkar diyeceklerdir. O günler yakın sevgili okurlar…
Her şeyde kazandığı ve haklı olduğu gibi yine son seçime de girmeyerek; Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve Bağımsız Türkiye Partisi elini güçlendirmiş ve doğru olanı yapmıştır. Üniter yapıyı bozacak, Cumhuriyeti lağvedecek bu sözde seçim oyununa gelmemiştir.
Yaşasın tam bağımsızlık, yaşasın milli egemenlik; yaşasın 19 Mayıs ruhu… Hoş geldin Atatürk, Hoş geldin Hocatürk…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayşegül Torun 2018-05-23 01:19:30

hoşgeldi̇n hocatürk ne mutlu türküm di̇yene...