Liberal ekonomide para hem mübadele, hem de tasarruf aracı olarak kullanılmaktadır. Sadece bu amaçlarla kullanıldığından dolayı ve paranın tarifini tam olarak yapamadıklarından dolayı liberal ekonomide sürekli büyüme sağlanamamış ve gerek ABD ve gerekse diğer Batı ülkeleri sık sık ekonomik çıkmazlara girmişlerdir.

Liberal ekonomi, sisteminin gereği olarak, sayıları az olan belli güç odaklarını gittikçe daha zenginleştiren, çoğunluğu oluşturan diğer insanları ise belli bir düzeyin üstüne çıkarmayan bir anlayışa sahiptir. Bankalarda ve borsada bloke edilen para, yine bu sermaye sahiplerinin hizmetine sunulmaktadır.

Devlet, bu sermaye grupları ile beraber hareket ettiğinden dolayı, atılacak her bir adım bu grupların gücüne güç katmaktadır. Bu yapılanmada, düşük gelir düzeyine sahip, sadece geçimini düşünebilen geniş halk kitlelerine hiçbir fırsat verilmemektedir.

Paranın hangi sebeple olursa olsun bloke olması, hareketsiz kalması paranın asıl misyonunu kaybetmesine sebep olmakta, para ~|~bir araç değil de bir amaç durumuna gelmektedir. Para ile para kazanma metotlarını teşvik eden liberal ekonomi anlayışı, hem üretimin kaybolmasına, hem de işsizliğin her geçen gün artmasına sebep olmaktadır. Bugün ABD ve AB ülkelerinin bu konuda çok ciddi sıkıntıları mevcuttur.

ABD yaşamış olduğu krizleri, ülke dışında uyguladığı parasal oyunlarla, parayı bir sömürü aracı olarak kullanarak çözmektedir. ABD, milli gelirinin % 30?u kadar para basarak ülke içindeki ekonomisini döndürmekte, % 70?i kadar para basarak bu parayı değişik vesilelerle yurt dışına ihraç etmektedir. Sadece kağıt ve boya masrafı olan bu dolarlar ülke dışında toprak, petrol, bor, uranyum, tarım ürünleri vs olarak karşılık bulmaktadır. Kendi dışındaki bütün ülkelerin hem yeraltı zenginliklerini, hem de insan emeği de dahil olmak üzere ekonomik, siyasi, kültürel değerlerini kendisine maliyeti sıfır denecek kadar az olan dolarlarla satın almaktadır.

Bu noktada, IMF devreye girmektedir. IMF, sözde dünyada paraya ihtiyacı olan ülkelere kredi açarak para yardım etmek gayesiyle kurulmuştur, ama uygulamaya bakıldığında durum hiç de öyle değildir.

Çalışma prensiplerine bakıldığında, IMF tam anlamıyla global bir tefecidir.

Bilindiği gibi, tefeciler asıl parayı müşteri parayı ödeyemeyince, faizden kazanırlar. Onlar için asıl kazanç zamanında ödenmeyen borçtur.

İşte bu mantıkla IMF kendisinden borç alan ülkelerin bu borcu ödeyememesi için projeler sunmaktadır. Şu ana kadar IMF?den borç alıp da belini doğrultan hiçbir ülke yoktur.

IMF?nin şu ana kadar yaptığı beyanatları incelerseniz, ne zaman üretim var, ekonomide hareket var, müdahale etmiştir; ne zaman işsizlik artmıştır, üretim sıkıntıya girmiştir, milletin cebinde para kalmamıştır, ?ekonomi iyiye gidiyor? demiştir.

ABD, IMF? yi kurarak, ?süper güç? imajını korumaya, hem de tıkanan, balon gibi patlamaya müsait iç ekonomik problemlerini, dışarıda sömürülmeye müsait ülkeleri kullanarak çözmeye çalışmıştır.

Böylece, insanlar arasındaki ticareti kolaylaştırmak için icat edilen para ve buna bağlı küresel para kurumları, globalizmin pençesi altında en önemli sömürü unsurları olarak dünya sahnesinde yerini almıştır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100