Mübarek ramazan ayını bitiriyoruz. Cenab-ı Hak hayırlarla bayrama erişmemizi nasip eylesin.
Ramazan ayı İslam dünyası için feyz ve muhabbet dolu gün ve gecelerle değil de ABD Başkanı Turmp’ın, Suud ziyareti sonrasında patlak veren Arap kavgası ile hatırlanacağa benziyor.
Katar’la problem halledildi, Suud’da veliaht prens darbesi ve anayasa değişikliği oldu.
Tüm bunların ardında ABD’nin parmağı olduğu gizlenmiyor.
Batı’nın kaynaklara erişim planlarına alet olan İslam dünyasında kan ve gözyaşı eksik olmuyor, olmayacak.
Arap âlemi böyle iken diğer yandan da Batı’da İslamafobi günden güne artıyor.
Avusturya, İslami kreşleri kapatma kararı aldı; Yunanistan, Ayasofya camisinde Kadir Gecesi programı düzenlenmesine ve sabah namazı için ezan okunmasına tepki gösterdi.
İslam dinine direkt bir karşıtlık bahane edilmese de AB kapısında bekletilmemizin ana nedeni de yukarıdaki tepkilerden farklı değil.
Hollandalı raportör Kati Piri tarafından hazırlanan Türkiye raporunda, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak askıya alınması talep edildi.
AP üyesi Sommer de, “Türkiye’nin AB üyeliğinin bir geleceği yok” açıklamasını yaptı.
Petrol, doğalgaz, altın gibi yeraltı kaynakları için asırlardır Ortadoğu’yu sömüren, binlerce canı katleden Batı, ülkemizde insan haklarının çiğnenmesini üyeliğin dondurulmasına gerekçe gösteriyor.
Asıl neden elbette inanç farkı…
Prof. Dr. Haydar Baş, AB üyeliğimizle ilgili çeyrek asırdan fazla bir zamandır aynı cümleyi tekrar ediyor: “Bir Hıristiyan birliği olan AB, Müslüman Türk’ü arasına almaz.”
Doğru, almıyorlar da.
Üstelik üyelik sürecimiz siyasi taleplere dönüştüğü halde…
36 etnik grubun varlığını kabul, azınlıklar meselesi, Heybeliada ruhban okulunun açılması, Kıbrıs, Ege kıta sahanlığı konusu, adalar gibi şimdiye kadar hiçbir adaydan istenilmeyen siyasi meseleler önümüze “halledin öyle gelin” şartı olarak konuldu.
Siyasi irade, üyelik hakkındaki samimiyetle ciddi adımlar da attı ancak yeterli olmuyor.
Şu anda Karadağ ve Sırbistan için yeni fasıllar açma kararı alan birliğe girmeye uğraşan Müslüman tek ülke biziz.
Yine Sayın Baş’ın ifadesi ile: Görünen toplar ve tüfekler olsa da asıl savaş inançların mücadelesidir.
Yüzyıllarca İslam dinini yok etmek için birleşerek taarruz eden haçlı dünyasının, İslam ile özdeşleşen Türkiye’yi istememesi normal de; dün ve bugün yaşanan açık gelişmelere ve düşmanlıklara rağmen bizlerin AB sevdasını anlamak mümkün değil…
Ne diyelim Cenab-ı Hak ferasetle bakan, doğru kararlar verenlerle olmayı nasip eylesin.
Bayramımız mübarek olsun.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.