Dünya siyasetinde belirleyici gücü ifade etmesi bakımından diplomaside satır araları ve siyaset yapıcıların ne yaptıklarını bilerek davranmaları çok önemlidir. Beyzbol sopası pentagonu piyasa sopası ve kredi notu ise federal Rizorf ü ifade eden kavramlardır.
Birleşik devletler dünya gemisinin kaptanı olduklarını Britton Voods Sözleşmesi’ni tanımayarak 1944 ABD dolarını rezerv para olarak dünyaya ilan ettiler, sadece zamanın Fransız olmayan başbakanı Degoll den itiraz gelmiş “al dolarlarını ver altınlarımı” demişti. Sonrası malum…
Japonya Hiroşima ve Nagazaki insanlığın iflası anlamına gelen büyük yıkım ve arkasından gelen soyguna dayalı bazen fiziki güç bazen ekonomik güç bazen de demokrasi getirme yalanı ile dünya kaynaklarını hümanist bir bakış açısı getirerek tüm insanlığın ortak malı gibi ifadelerle paylaşmışlardı.
Türkiye bu oyuna aynı yıllarda önce sanayiden çıkarılarak özelliklede 1974 Kıbrıs barış harekâtından sonra ABD ambargosu ile 1980 24 Ocak karalarını “baldıran zehiri” içercesine mahkûm bırakılarak, imzalaması ve arkasından liberal kapitalist sisteme tam eklemlenen Türkiye cumhuriyeti.
Bu rüzgâr öye bir rüzgâr ki etkisinde kalmayan yoktur. Dünya sistemine eklemlenmeyişte ne yapacaksın dışarıda kalma kapıl rüzgârıma dünya küreselleşiyor serbest dolaşım serbest piyasa mallar serbest dolaşacak ihracata dayalı büyüme sen üreteceksin adam boyalı kâğıdıyla senin üretimini sömürecek na ala memleket, Bizim siyasilerde bu gemiye 1980 askeri darbesiyle ve ABD’ nin “bizim çocuklar başardı” dedikleri “netekim paşa”nın riyasetinde bindirildik. 
Dünya bankasında eğitilip donatılan bir Özal’ımız oldu. Bizi dolaylı vergilerle tanıştırdı. Eskiden bir gelir vergimiz vardı, insanın bir vergisi mi olurmuş dercesine birçok vergi ile tanıştırdı.
Vergi millete eğitim sağlık ulaşım olarak dönecekti öyle olmadı katlanan borçların faizi olarak döndü borçlanarak otoyollar köprüler hava alanları yaptık biz verdikçe devlet daha çok borç altına girdi. Her şey serbest olacaktı hiç bir şey söylendiği gibi olmadı asgari ücreti IMF politikaları gereği borç verenler belirledi vatandaşı çok serbest bırakmayın onun sağı solu belli olmaz yine AB treninden inip ata binerler rahatımızı kaçırırlar ne olur ne olmaz.
Dış politikamız ABD ye iç politikamız ve siyasetimiz AB Kriterlerine ekonomimiz IMF acı reçetelerine mahkûm bir şekilde karşılıklı bekleşirken 2005 yılında dünya Milli ekonomi modeli ve üstadı Prof. Dr. Haydar Baş ile tanıştı ve devletlerin borçlanmadan kendi kaynakları ile hayatlarını idame ettirebilmelerinin formüllerini öğrendi. 
“Ey dünya insanlığı ABD kamçısı ile sizi at edip sürüyor, eşik edip biniyor. Kafanıza akıl koyun” dedi.
Devletlerin milli paralarını devreye koyarak sömürü düzenine son verdi, bu kuralı ilk uygulayan ülke Rusya oldu. Rusya bu kuralı önce stratejik sektörleri millileştirerek başladı. karşısındaki gücün ne yapabileceğinin farkında idi önce fiziki gücünü teknolojisini geliştirdi.
Geliştirdiği füze savunma sistemleri ve sinyal krıcılarla dünya liderliğini ele geçirdi. O gün bu gündü,r birilerinin beyzbol sopası hiç görülmez oldu. Şimdilerde sadece piyasa sopası ile yani dolarla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Elinde FED sopası siyasileri ve milletleri hizaya getiriyor. 
Türkiye siyaseti de bu beyzbol sopası ve piyasa sopası kredi notu tehditleri ile yıllardır esir alınmış durumda şimdilerde sayın başkan ekonominin ilk kurallarından biri olan maliyet enflasyonu kavramını öğrenmiş olacak ki,  “Ey merkez bankası faizleri düşürsene, faizler çok fazla bu faizle yatırım yapılmaz” falan gibi söylemlerle fincancı katırlarını ürküttüğünün farkında mı acaba?
Çünkü Türkiye’de bütün yatırımlar dolarla yapılıyor, yatırım yapanlarda bizim karakaşımıza kara gözümüze hayran olduklarından değil dünyada en yüksek faizi verdiğimizden dolayı paralarını Türkiye’ye getirip kar üzerine kar ele de ediyorlar. 
Şu anda dünya piyasalarında dolar kar edecek ülke bulamazken bizde değerinin artması bize has bir durumdan kaynaklanmaktadır durum bizim bağımlılığımızın uyuşturucu bağımlılığına dönüşmesindendir.
Yoksulluk, yolsuzluk, yağma edebiyatı yaparak iktidara taşınan siyasilerimiz işin sonunu düşünmeden bu günlere gelindi. Kendilerinden önce iktidar edilenlere çatan Sayın Erdoğan bunlar geldiğinde, dolar 680 bin lira idi şimdi bu gün 1 milyon 650 bin  (altı sıfır atılmamış halde) liraya yükseldi. 
Aynı trenin kaptanlığını size verdiler sizin başladığınızda kur  1 lira 20 kuruştu şimdi  2 lira 65 kuruş  sizden önce millet bir gecede soyulup ayıkıyordu şimdi soygun 13 seneye yayıldı ufak ufak  her gün soyuluyoruz değişen sadece şekil ve yöntem değişikliği soygun aynen devam ediyor.
Bu trenden inecek Türkiye’de sadece bir lider Pr Dr Haydar baş ve kadrosu var, onun dışındakilerde Sayın Erdoğan da olduğu gibi şekil ve yöntem değişikliğinden ibarettir. Milliyetçisi sağı solu, hepsinin yolu ABD, AB ve IMF ye çıkar. 
Bu sefer söyleme değil milletin eyleme bakma zamanı size Mevlana gibi Yunus gibi “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz” için anlayışıyla kucaklayacağız diyebilirler. Daha önce dedikleri gibi sakın bunlara kanmayın onlar Konya ya Mevlana’ya gidiyorlar daha sonra başka yerlere gidip o eksenin etrafında dolaşıp duruyorlar.
Millet de boşa yoruluyor çalışıyor çabalıyor eline geçen bir şey yok ömrü borçla geçiyor, çocuklarına mal mülk yerine borç kalıyor. Millet karnının doymasını sırtının giydirilmesini iş ve aşı istiyorsa bu sefer söyleme değil eyleme bakacak iş diyecek aş diyecek tek çözüm Haydar Baş diyecek, gerisi hüsran vesselam.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100