LYS açıklandı. Yüz binlerce öğrenciyi bilim yuvaları üniversitelere göndermek için yarıştırıyoruz. Diğer taraftan 1 milyon üniversite mezunu işsizimiz var. Dünyayı ayağa kaldıracak genç beyin var; ancak onu destekleyecek, yönlendirecek, önünü açacak liyakatli yönetici ve siyasi irade olmayınca ortaya bu sonuç çıkıyor işte! Hatırlarsanız TÜBİTAK tarafından finale kalmaya değer görülmeyen İlayda Şamilgil'in bilimsel projesi, Polonya'da 80 ülkeden temsilcilerin katıldığı yarışmada birinci olmuştu. 
Aslında, "Biz bilimde, bilim adamına bakışta neredeyiz?" sorusunun cevabını Türkiye olarak yıllar önce verdik. 2005 yılında İstanbul'da, 2006 yılında Bakü/Azerbaycan'da,  2007 yılında Heidelberg/Almanya'da, 2008 yılında Bursa'da,  2008 yılında Bursa'da, 2009 yılında Bursa'da, 2010 yılında Bursa'da,  2013 yılında Lefkoşa'da, 2015 yılında İstanbul'da olmak üzere dünya çapında 9 uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongresi yapıldı. Yüzlerce yerli ve yabancı bilim adamı Prof. Haydar Baş'ı eserinden dolayı tebrik etti. Dahası, bu eser; 27 Şubat 2013 tarihinde Rus Meclisi Duma’da; bakanlara, milletvekillerine ve Rus iktisatçılara, 5 saate yakın bir süre bizzat eser sahibi tarafından anlatıldı. 
Bu sunum için Rus bilim adamı Prof. Lisiçkin Duma’da ne demişti: "Bu tezin Rus Parlamentosu Duma’da görüşülmesi tarihi bir olaydır. Milli Ekonomi Modeli ekonomide temel sistemlerden biridir. Milli Ekonomi Modeli ve sosyal devlet milli devlet tezleri ülkelerin kalkınması için temel kaynaktır.” Yine: “MEM, hususen gelişmekte olan ülkelerde, bu cümleden toplam nüfusu 3 milyarı aşan BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinde kullanılmaktadır.” demişti.
Rus siyasetçi Jirinovski ise:
"Duma’daki konuşmanız çok enteresandı. Hepimiz büyük bir memnuniyetle sizi dinledik. Şimdiki kriz ortamında bence bu konuşmanız faydalı oldu. Modelinizi Rusya Bilimler Akademisi’nde de konuşacağız. Biz, Prof. Lisiçkin ile beraber sizin hem bilim alanında yaptığınız çalışmalarınızı hem de politikalarınızı desteklemeye hazırız, dünyanın neresinde olursa olsun genç Türkler ‘Ne mutlu Türküm diyene’ demeli" demiştir. 
Türkiye hâlâ bu bilimsel esere, bilim adamına ortaçağ zihniyeti gibi sırtını dönmüş; “görmedim, duymadım, bilmiyorum” modunda. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.: “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" diyor. Türkiye'nin karanlıktan çıkması için çözüm üreten, ışık yakan var ama gözler kapalı. İşte bilimde, bilim adamına bakışta bu noktadayız.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100