Geçtiğimiz yıllarda Ramazan aylarında İsrail'in Filistin üzerine yağdırdığı bombaları ekranlardan izlerdik, üzülürdük…
Bu yıl ise ABD Başkanı Trump'ın özellikle Suudi Arabistan ziyareti sonrasında başlayan İslam dünyasındaki yeni kamplaşmayı konuşuyoruz. Kısaca İslam âlemi, mübarek Ramazan ayını, ibadeti, feyzi ve muhabbeti yaşamayı unutarak; Batı'nın ve İsrail'in çizdiği rotada perişan halde yoluna devam ediyor.
Ne Cenab-ı Hak'kın, “Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa Suresi, 93) ayeti hatırlanıyor, ne de İslam Peygamberi'nin, “Kim Lailaheillallah Muhammedu’r-Rasûlullah derse, artık onların kanları ve malları haram olur, onları kanları Allah’ın emanı altındadır” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı, 17/518) emri dikkate alınıyor.
Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya, Bahreyn ve Maldiv Adaları Sünni diyebileceğimiz bir cephe oluşturmuş durumda.
Karşılarında ise özellikle teröre destek verdiği gerekçesi ile İran var. İran, Şii dünyanın başıdır. Yaşanan gelişmeler, İslam âleminin yumuşak karnı olan Şii-Sünni kamplaşması ile devletler arasında bir mezhep savaşı demektir…
Hatırlanacaktır, devletler arasında vuku bulacak mezhep savaşı ikazını birkaç yıldan beri yapıyorduk.
Bugün Batı basınında terör ve terörist, Müslüman ile eşanlamlı kullanılıyor.
Avrupa'da İslamofobi sebebiyle Müslümanlar yaşayamaz hale geldi.
Seyahat hürriyetine güvenlik gerekçeleri ile sınırlamalar getiriliyor.
Ama Müslüman âlemi halen “ABD'siz olmaz” tezi ile hareket ediyor.
Her fırsatta ifade ediyoruz; silahların savaşı esasen inançların savaşının bir yansımasıdır. 
Ve bizler, “Onların dinine uymadıkça, Yahudiler ve Hıristiyanlar senden memnun olmazlar” (Bakara, 120) mealindeki ayeti hayatımıza geçirmedikçe İslam dünyasının kanayan yarasının kapanmasına imkân yoktur.
Bu noktada "Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir" demeye mecburuz. Şii-Sünni demeden İslam dünyasının tevhidine gitmek, bir ve beraber olmak lazımdır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selahattin Nakipoğlu 2017-06-07 02:26:27

Hocamın yazılarını özlemiştik. Birliğin tek adresi prof.dr. Haydar baş tır.

Avatar
Erman Yalçın 2017-06-07 02:29:26

Sayın Haydar Baş Bey, fikirlerinizi ilgiyle takip ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Söylediğiniz çizgi olması gerekendir. Dilerim ki en kısa sürede bu birlik sağlanır. Yüreğinize sağlık.

Avatar
Ahmeral 2017-06-07 01:36:22

Yıllardır bu bilinçle bizleri yetiştiren, bizlere ikazda bulunan Haydar Hocama Allah uzun ömürler versin. Sayesinde çokça hatadan beriyiz..

Avatar
Ehl-i Beyt Sever 2017-06-07 03:41:59

Çok teşekkürler. Harika bir yazı hepimizin ihtiyacı olan bakış açısını akl-ı selim ile ortaya koymuşsunuz...

Avatar
Abdullah 2017-06-07 03:21:30

Allah ömrümüze bereket versin. Allah sizleri yetiştirenlerden razi olsun. anne ve babanıza rahmet eylesin.

Avatar
cemal 2017-06-07 06:03:07

Birligin beraberligin bollugun bereketin adina Ehlibeyt, Milli Ekonomi Modeli, Prf Dr Haydar Bas denir. yahudi ve hiristiyanlarin masasinda seref haysiyet arayanlarin getirdigi getirecegi son nokta. Böyle tasa böyle tarak.

Avatar
Eyüp Gündoğdu 2017-06-07 10:05:28

Allah razı olsun prof dr haydar bas beyden insanlığa ve dünyaya ışık tutuyor

Avatar
cemal 2017-06-07 11:18:20

Degerli Hocam Birlik beraberlik Sizinle bir anlam deger kazanir. Papaz sofrasinda seref makam arayanlarla degil.