Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’daki mücadelede ya da kavgada kullanılan 3 temel araç; fikirsel mücadele (toplum mühendisliği ve toplumları ikna), ekonomik mücadele (zengin kaynakları olan pastadan pay kapma) ve askeri mücadele ile alan hâkimiyeti elde etme şeklinde özetleyebiliriz.

Hepimizin yakından izlediği gibi ABD Türkiye’ye rağmen başta Suriye olmak üzere bölgeyi kuşatmaya ve büyük İsrail senaryosunu yazmaya devam ediyor. Askeri alandaki üstünlüğünü devreye koyarak bunu yapıyor, beraberinde ekonomik abluka adımlarını da atmaya devam ediyor.

Bunun en yakın örneği Katar olayı diyebiliriz. Yani bölgede İran adı altında aslında Türkiye kuşatılıyor, köşeye sıkıştırılmaya ve teslim alınmaya çalışılıyor. Bu ülkeyi yönetenler son iki yılda yaşanan olaylardan sonra artık sıranın kendilerine ve Türkiye’ye de geleceğini görmeye başladı. Buna karşı yapabildikleri ise sınırlı; sınıra duvar örmek, içerideki terör kaynaklarını bitirmek, Rusya ile ilişkileri iyi tutmak, batı adına içerideki ajan faaliyetlerin sona erdirmek (FETÖ) gibi.

ABD ve Almanya tarafından ciddi bir askeri ambargo ile karşı karşıya olan ülkemizin kendi kendine yetebilecek duruma gelmek için 4-5 yıla ihtiyacı var gibi. Aslında Almanya ile yaşanan incirlik polemiğinin arkasında da silah ambargosu ve pazarlıkları olduğu bilinen bir gerçek.

O halde bu dar alanda ne yapılabilir?

Nasıl bir hamle ve kim bölgede kurulan tuzakları boşa çıkarır?

Ekonomik ve askeri alanda güçlü olan ABD ile masayı nereden devirmek lazım, askeri ve ekonomik çatışmadan önce yapılması gereken nedir?

ABD’nin zayıf halkası nedir?

Müttefik seçtiği bölgedeki toplulukların dini özelliği nedir?

Mezhep savaşları çıkarılmak istenen bölgedeki denklemleri ters çevirecek hamle fikri bir rüzgâr ve kültürel bir adım olan Ehl-i Beyt’te birlik sloganı ile sağlanabilir. Bölgemizdeki İslam ümmetinin tevhidini sağlayacak yegâne söylem ve söz Prof. Dr. Haydar Hocamızın 10 yıldır dillendirdiği bu söylemdir.

Bugün ABD’nin desteklediği PYD ile askeri alanda çatışmadan önce onun halk tabanına açıktan nasıl mesaj verilmeli ki bu kişiler kendilerine giydirilen deli gömleğinden kurtulsun. Yani bugün bölgemizdeki halklara “ABD’nin lejyoneri olmayın, İslam ümmetinin bir parçası olun” diyebilmek için ne yapmak lazım?

Önce Ehl-i Beyt’te birliği sürekli dillendiren işin ehli ile el sıkışıp kendimizi düzeltmemiz lazım. Sonrasında devlet ve medya desteği ile bölge ülkelerinde süratle yapılacak siyasetçi ve din adamlarının katıldığı Ehl-i Beyt’te birlik konferans ve sempozyumları İslam ümmeti kardeşliğini yeşertecektir. O zaman siz bölgedeki halklara ve siyasetçilere, “Emperyalizmin lejyoneri olma, ümmetin ve bizim bir parçamız ol!” diyebilirsiniz, fitneyi önleyebilirsiniz.

Toplumların gönlünde hak ve hakikat gelmeden bâtıl, düşmanlık ve kin zail olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100