Yaşamın her alanında eşit yurttaşlık haklarına sahip, başı dik ve onurlu bir duruşun engelliler açısından son derece önemli olduğunu belirterek başlayalım.
Dünya Engelliler Günü dündü; 3 Aralık… Dünyada 1milyar, ülkemizde 9 milyona yakın özürlü bulunuyor. Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29’u engelli.
Türkiye’nin başka engellileri de var. Onların engelleri aslında ülkemizi sakatlayan engellerdir.
Örnek mi?
Reza Zarrab: Rüşvet, ihanet, dolandırıcılık ve ahlâk engelli ve dahi devlet ödüllü hayırsever(!) iş bitirici iş adamı,
Halk Bankası Genel Müdürü ve Yardımcısı: Rüşvet, yolsuzluk… engelli,
Kendi partileri tarafından başkanlıkları sona erdirilen sakıt Belediye Başkanlarının bizce henüz bilinmeyen sakatlıkları… engelleri,
Bu engelliler takımı Türkiye’nin önünü tıkayan, ülke onurunu zedeleyen, uluslararası prestijini ve güvenini sarsan eylemcilerdir.
Bir kısmı el üstünde tutulur, ödüle layık görülür;
Ya fiziksel engelli yurttaşlarımız, onlar neredeyse unutulmuşlar. Hafızalarımızdadır, vatanı için kolunu bacağını kaybetmiş bir gazimize otobüs sürücüsü tarafından reva görülen muamele. Yine engelli çocuğuna refakat eden bir babanın otobüsten karga tulumba atılışı.
Aslında eveleyip gevelemeye gerek yok. Engelliler ayakaltında istenmiyor, göz ardı ediliyor. İşe alımda, eğitimde, hakların kullanılmasında her türlü ayrımcılığa maruz kalıyorlar.
Oysa “Engelliler Hakkında Kanun” var. Yasayı yaparsınız tamam da, gereğini yapıyor musunuz?
Yasanın kabulü üzerinden 12 yılı aşkın bir zaman geçti. Hâlâ tam olarak kamu alanları engellilere uyumlu hale getirilmedi. Ne denetimler yapıldı, ne erişilebilirlik sağlandı.
Engellilerin topluma erişimini sağlayacak ve onları sosyalleştirecek yolların ne olduğu bilinmiyor.
Görme engellilerin erişimini sağlayan kaldırım taşları, bazı ağaçların etrafında süs olarak kullanıldı.
Bazılarının da üzerine otomobil veya motosiklet park edildi. İşportacıların tezgahlarını da zaman zaman görüyoruz. Otoparklardaki engellilere ayrılan yerlere ise ensesi kalınlar park ettiriliyor.
Şehirde yaşamak bir kültürdür. Bu kolektif yaşam içinde, öbür bireylerin haklarına tecavüz etmemeyi, kamusal alanların, kamu mallarının nasıl kullanılacağını öğretmek artık bir kamu görevidir. İdarenin yetkisini kullanarak sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Çevre düzenlemesi, trafik sistemi, geçitler, toplu taşıma ve diğerleri… Engellilere ilişkin farkındalık oluşturacak çalışmalar tamamlanmalı.
Toplumu bilinçlendirme ödevi olan medya bu görevini ihmal ederek enstrümanlarını yağlamakla meşgul.
Oysa kamu otoritesi, medyayı, kamu spotları ve programlarla bu kültürü oluşturması için görevlendirmeliydi.
Yasalar uygulanmıyorsa, idare denetim yapmıyorsa, idare denetlenmiyorsa;
Vicdanları engelli, anlayışları engelli, ahlakları engelli olanlara karşı hesap sorulmalı, hukuk önünde hak aranmalıdır.
Engelli kardeşlerim!
Engeliniz pranganız olmasın, boyun eğmeyin, yıkın engelleri, hakkınızı arayın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121