Anahtar kelimeler: İkiz sözleşmeler, KHK, bölünmenin yasal zemini.
Sayın Cumhurbaşkanımız bu yazıyı okuduktan sonra yazdığım konu ile ilgili yeni bir KHK çıkaracağına inanıyorum. 2003'ten beri yürürlükte olup da henüz uygulanmamış iki kanun var. İktidarın elinde de olağanüstü bir yetki var: KHK ile yürürlükteki kanunlar değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Madem bu iki kanun 14 yıldır uygulanmıyor, bir KHK ile niçin kaldırılmıyor? Aslında bunu Cumhurbaşkanı’na hatırlatmak Cumhurbaşkanı başdanışmanlarının görevidir. 
TBMM’de 2003 yılı 22’nci dönem 1’inci yasama yılında 199 adet kanun kabul edilmiş. Bunlardan ikisi de 04/06/2003 tarihli oturumda kabul edilen ve ikiz sözleşmeler olarak bilinen milletlerarası antlaşmaların uygun bulunduğuna 4867 ve 4868 sayılı kanunlardır.  
Şimdi bu yasaların tam adını yazalım ki kayıtlarda kalsın:
4867 sayılı Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,
4868 sayılı Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun.
Resmi gazete tarihini de verelim ki “yok böyle bir kanun”, “o gazetede yazılanlara inanmayın” diyenler için kaynak olsun. 18.06.2003 tarihli ve 25142 sayılı resmi gazete. 
Bu antlaşmalar, üniter yapımıza karşı tehdit oluşturacağı düşüncesiyle daha önce onaylanmamış, milli güvenliğimize karşı tehlikeli sözleşmeler. Nasıl tehdit oluşturmasın ki! 
Bu sözleşmelerdeki maddelerde; “Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir…”, “… Bütün halklar doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir…”, “… taraf bütün devletler, kendi kaderini tayin hakkının gerçekleştirilmesi için çaba gösterir ve Birleşmiş Milletler şartının hükümlerine uygun olarak bu hakka saygı gösterir…” hükümlerini kanun olarak kabul etmişiz. 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumuyla Bahçeli: “Barzani’nin referandumu, Kürdistan provasıdır. Bu referandum Türkiye için gerekirse savaş sebebi sayılmalıdır.” diye çok sert kınama mesajları vermişti. Hükümet kanadı da benzer mesajlarla Barzani’ye yüklenmektedir. 
Barzani yarın çıkıp demez mi ki: “Siz kendi kanunlarınıza karşı geliyorsunuz? Kabul ettiğiniz uluslararası sözleşmelere uymamakla BM şartını da ihlal ediyorsunuz. Benim referandum talebim Türkiye Cumhuriyeti’nin 4867 ve 4868 sayılı kanunlara uygundur. Hatta siz kendi kanunlarınıza göre bana bu konuda destek olmak, benim bağımsızlık isteğim için çaba göstermek zorundasınız.”  O zaman ne diyeceksiniz Barzani'ye?.. 
Önünüzde iki seçenek var: Ya bu kanunlara uyacaksınız ya da aslında uyduğunuzu açıklayacaksınız, ya da bu kanunları bir KHK ile yürürlükten kaldıracaksınız. Bunları yapamayacaksanız halkın önünde tiyatro oynamayacaksınız.  


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hişam 2017-09-13 11:08:48

Süper bir yazı

Avatar
Dr Erdem 2017-09-13 23:36:27

Sayın Üstün , Harika tespitlerinize kimse itiraz edemez 12 den vurmuşsunuz. Barzaniye niye kızıyorlarki bölünmeyi kanunla bız onaylamışız zaten. Tekrar kutluyorum. ‎

banner100