Bugün bir terör örgütü olarak kabul edilen Fetullahçı yapılanma ile 20 yıldır tek başımıza ve yılmadan verdiğimiz mücadeleye önce Allah, sonra Türk milleti şahittir.
Bu süreçte bir yandan, örgütün halkın arasında “kıskanıyorlar, haset ediyorlar” şeklinde çıkardığı fitne ile mücadelemiz gizlenmeye çalışılmış; diğer yandan yargıya ve orduya sızan hainler ile şahsımın ve benimle bağlantılı olduğu düşünülen her kişinin ve kurumun üzerine gidilmiştir.
Bazıları "biz ahmağız, anlamadık" dese de, dini ve milli bütünlüğümüze yönelik korkunç bir tehdit olan bu yapılanmayı 1998'den beri anlatan bizlerin FETÖ'den çekmediği kalmamıştır.
Hem 'derin devletin adamı, askerin adamı yapıldım', hem de jandarma ile üzerime yıllarca gelindi.
Hem 'devletin adamı' dendi, hem 'dönem dönem irticai faaliyetleri' nedeniyle denilerek hayatım tahkikatlarda incelendi. Kısaca FETÖ'nün asıl düşmanı benim desem abartmış olmayacağım.
Profesörlüğümün sahte olduğu iddiası ile başlayalım. Yıl 1999, Akçaabat savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Suç duyurusunu o dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz yapar.
Benim profesörlük unvanımı Türkiye'de kullanamayacağımı iddia etmektedir.
Akçaabat Asliye Ceza Hâkimliği, 1999/196 no'lu kararıyla konunun kendilerini ilgilendirmediğini ifade eder. Dosya İstanbul Bakırköy Asliye Ceza Hâkimliği'ne havale edilir.
YÖK Başkanı, aynı konuda Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne de ihbarda bulunarak aynı gerekçe ile dava açılmasını ister.
Ankara DGM Başsavcılığı, 2002/45 no’lu kararı ile görevsizlik vererek, evrakı Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderir.
YÖK işin peşini bırakmaz.
Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığına aynı ihbarı yineler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2002/32283 no’lu kararı ile bu iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
YÖK'ün başlattığı bu mücadele İçişleri Bakanlığı müfettişlerince de devam edecek,  profesörlüğümüz hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır.
Bir tarafta İçişleri Bakanlığı, diğer yanda YÖK ve bir başka tarafta DGM, bir yanda da yerel mahkeme…
Profesörlük unvanımızı dört taraftan geniş bir tahkikata alırlar.
Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir akademik unvan tahkikatıdır bu…
Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi 1999/1380 kararında "Benim profesörlük unvanımı kullanmamın çok doğal bir yasal hak olduğuna hükmeder."
28 Şubat'ın akabinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in talimatı ile başlayan tahkikat süreci de çok sancılı bir dönemdir. Ecevit'in imzası ile başlayan tahkikatlarda dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın imzası da vardı. Gerekçe: "Ülke genelinde faaliyet gösteren Haydar Baş grubunun mal ve para hareketlerinin takibi ile grupla irtibatlı olan vakıf, dernek, şirket vb. kuruluşların incelenmesi"ydi.
1998 senesinde Baş-Çelik, İlmi Araştırma Vakfı ve Meltem kolejlerini hedef alan incelemeler, daha sonra yüzlerce şirketi, binlerce kişiyi içine alacaktı.
1 Nisan 1998'de benim de ortakları arasında yer aldığım Baş-San Tesisleri'nin Akçaabat'taki fabrikasına hesap uzmanlarınca baskın düzenlenir.
Aramalar Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/25 no’lu kararına dayanılarak yapılsa da şirket merkezi Akçaabat'ta olduğu için arama kararının da Akçaabat mahkemelerinden alınması gerekiyordu. Yani ilk andan itibaren usulsüzce ve yasalara aykırı bir şekilde başlamıştı.
İş sadece Akçaabat'taki fabrika ile de sınırlı kalmamış, şirket ile alakası olmayan birçok yere baskınlar düzenlenmişti. Usulsüz aramaların ve baskınların, Trabzon Vergi Mahkemesinin 1999/399 sayılı kararı ile yasalara aykırı olduğu tescillenmiştir.
Mülkiye başmüfettişi, Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişi, polis başmüfettişi ve vergi denetmenlerinden oluşan ekip ve bunların ekipleri, Türkiye'nin her vilayetinde bizimle ilgili gördükleri kurum ve şahısları incelemeye alırlar.
İlmi Araştırmalar Vakfı'nın Türkiye genelindeki şubelerinin tamamına baskınlar düzenlenir.
Bu vakıf, benim konuşmacı olarak katıldığım, birlik ve beraberliğin temel unsurları isimli konferansları düzenleyen vakıftı. Vakıf binalarında Kur'an tespit edildiği, ibadet yapanlara rastlanıldığı, kömür deposunun bulunmadığı gibi isnatlar suç unsuru olarak dosyalarda yer almıştı. Vakıflarda yapılan aramalardan sonra Rize Valiliği, “Vakıflar milli birlik ve beraberliği temin için kuruldu" diyerek tokat gibi bir cevap vermiştir.
Çanakkale Valiliği,  yasa dışı faaliyetlerin olmadığını; Denizli Valiliği, suç unsuruna rastlanmadığını, birliği temin için kurulduğunu; İstanbul Valiliği ise yasa dışı bir durumun olmadığını karar altına aldı.
Karacaören Kaymakamlığı, vakfın her şeyinin yasalara uygun olduğunu açıklamıştı.
Aynı günlerde kurucusu olduğum, Milli Eğitim Bakanlığı'nın istediği her şart yerine getirilerek açılan Meltem Kolejleri de saldırılardan nasibini aldı.
Kolejleri kapatmak için ellerinden geleni yaptılar. Merdivenlerin dar olduğundan, ezan sesinin okula geldiğinden, okulda Yeni Mesaj gazetesinin bulunduğundan bahisle bu okulların kapatılması istenmişti.
Sadece İstanbul'da 5 kolej kapatılmış, binlerce öğrenci, öğretmen ve veli mağdur edilmiştir.
Bizi karalamaya, halkın nazarında küçük düşürmeye çalışanlar, sadece akademik unvanım ve kurumlarımla uğraşmamıştır.
Para ile tutulan bir kaleme yazdırdıkları son derece seviyesiz ve basit bir kitabı da bizi küçük düşürmek için basmaya kalkmışlardır.
Uydurma olaylarla hakaret, küfür ve iftiraların yer aldığı bu kitap müsveddesini yazan kişi İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/678 no'lu kararında ve İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinde şantaj suçlamaları ile mahkûm edilecektir.
Uydurma kitap, Milliyet gazetesinde bölümleri ile yayınlanacaktı. O dönem Doğan Gurubunun yayın organı olan Milliyet gazetesinin iftira dolu yayınları hakkında da Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesi yayın durdurma kararı verecektir.
Aynı süreçte BTP Ankara İl Başkanı İzzet Yaşar, gece baskını ile evinden alınmış, işkencelere maruz bırakılmıştı. Serbest Sanayici İş Adamları Derneği, Mühendisler Cemiyeti, Tıbbiyeliler Cemiyeti baskına uğradı.
Tıbbiyeliler Cemiyeti'nin İstanbul Şirinevler'deki merkezinde ilaç kutuları dahi aranmıştı.
Sanayici ve İşadamları Derneği hakkında hazırlanan raporda, bu derneğin kurucuları arasında Mesaj TV'ye ortak olanların ve Yeni Mesaj gazetesinde yönetici olanların yer alması suç unsuru gibi gösterilmişti.
Askerin adamı olan bendenize bir soruşturma da askerden gelmiştir.
Bu nasıl sahiplenme ki, hiçbir seçimde bizi desteklemezler, hakkımızda her türlü tahkikatı yaparlar, anlayamadık?
Ankara İl Jandarma Komutanlığının Ankara Ticaret Odası Başkanlığına gönderdiği 8 Kasım 2006 tarihli belgede, "Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılmakta olan bir tahkikata esas olmak üzere ekli listede bulunan şirket ve firmaların sahip ortak ve kimlik bilgileri ile şirket sicil kayıtları" istenmiştir.
Bu şirketlerin bir kısmında ortağım diğerleri de bizimle iş yapan firmalardı.
Aile mahremiyetim de dava konusu edilmiştir. Dünya hukuk tarihinde bir ilk olarak ailenin talebi olmadan evlatların annesinin kim olduğu dava konusu edilmiştir.
FETÖ’nün avukatı Murat Araç’ın şikâyeti ile Ankara Cum. Savcılığının 2005/34892 sor. numaralı dosya açılmış ve bu dosyadan talep ile Ankara 27. Asliye Ceza Mah. 2015/128. Müt. sayılı dosyasından çocuklarımın annesi için 'moleküler genetik inceleme' kararı verilmiştir.
Karar Anayasa ve tüm kanunlara açıkça aykırıdır.
Ankara Cumhuriyet Savcılığının yetkisiz olarak başlattığı bu soruşturma itirazımız üzerine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına 2006/13470 soruşturma numarası ile gönderilmiştir.
Soruşturma sonucu Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinde 2007/150 esas sayılı dosya ile aleyhimize dava açıldı ve bu davadan 2008/45 karar numarası ile beraat ettik.
Beraat kararı 06.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Dava görülürken FETÖ yanlısı medyada şahsım aleyhine yayınlar yapılmıştı.
Beraat kararı üzerine FETÖ'nün avukatı Murat Araç aleyhine açtığımız tazminat davası kazanılmıştır.
Murat Araç, Ankara Cumhuriyet Savcılığına aleyhimizde “Irak savaşı ile ilgili bir konuşmamda halkı kin ve düşmanlığa teşvik isnadı" ile şikâyette bulunmuş, işbu şikâyet itirazımız üzerine takipsizlik ile sonuçlanmıştı.
Din istismarcısı FETÖ'nün bize açtığı davalarda Ehl-i Beyt sevgisi ile ilgili konuşmalarım da aleyhimde delil gösterilmiştir. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/446 esas ile açtıkları manevi tazminat davası itirazımız üzerine reddedildi.
Yine İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/506 esas ile açtıkları 'manevi tazminat' davası itirazımız üzerine reddedildi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının 2013/134833 soruşturma numaralı dosya için itiraz ve savunmalarımız üzerine takipsizlik kararı verildi.
Buraya tamamını almaya imkân olmayan 30 bin sayfalık dava dosyalarının hepsinden elhamdülillah beraat ettik veya soruşturmaya yer olmadığına hükmedildi.
Kısaca hakkın karşısında batıl her zaman kaybetti…  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal 2016-08-08 10:42:08

Allah hocamın düşmanlarını hem bu dünyada hem de öteki dünyada zelil, mahküm ve kahreylesin.

Avatar
Yeşim güler 2016-08-08 08:08:17

Halkını hâk bilen doğru dan vazgeçmeyen ehlibeyt sevdalısı Atatürküň kurduğu cumhuriyete sahip çıkan tek lidere selam olsun saygı hürmet le

Avatar
cemal 2016-08-08 04:05:45

Fetonun fitnesine kapilip, Prf Dr Haydar Bas beyin Hakki temsil ettigini, Hakli oldugunu bilerek islamin ölcüsünü kayip eden hacilar hocalar en cokta siz hesaba cekin kendinizi. Milete kötü örnek oldunuz. Hakki gizlediniz

Avatar
Hüsamettin 2016-08-08 08:24:46

Kıymetli Hocam,
Sizinle uğraşanların sonlarını gördük...Hangi bakımdan uğraştılarsa, o yerden her şeylerini kaybettiler...
Allah sizi başımızdan eksik etmesin...

Avatar
Yücel 2016-08-08 10:26:45

Siz yazmasanız biz bu kör karanlıkta nasıl öğreneceğiz? Sağolun Hocam

Avatar
Hacı ÇINAR 2016-08-08 18:43:12

Allah doğrularla beraberdir. İbrahim olan nemrudun ateşinden korkmaz. Allah ömrünüze bereket versin. Son nefese kadar sizinleyiz.

Avatar
ben 2016-08-10 21:08:21

Allah razı olsun....

banner100