Ölülere bile saldırır olduk, ölülere… Mezara gömülmek üzere olan 80 yaşındaki bir kadının cenaze merasimine saldırır olduk. Mezarlıkları dahi kavga, küfür, hakaret alanı haline getirdik. Çanakkale Savaşı’nda gavurla savaşırken ölüleri savaş alanından çekmek için düşmanla yaptığımız ‘geçici barış anlaşmalarındaki’ tolerans düzeyinin bile gerisindeyiz.
HDP’li Aysel Tuğluk’u tanımam etmem. Ne görmüşlüğüm, ne konuşmuşluğum var. Mensup olduğu partinin PKK ile bağlantısı da meçhul değil zaten. Konuşmaları, faaliyetleri, söylemleri PKK ile bire bir örtüşüyor. Bunda dolayı da bir yıldan beri tutuklu…
İyi bu durumun annesiyle alakası ne?
Annesinin cenazesiyle ne ilgisi var?
Annesi Hatun Hanım vefat ediyor, sözüm ona mahallenin vatansever kabadayıları mezarlığa saldırıyor, cenazeyi defnettirmiyorlar. Küfür, hakaret, kavga...
Seksen yaşında bir kadın, bir anne, defnedildiği yerden cenazesi çıkartılır hale gelmişse bu tablo kimin eseri?
Bu ülke cenazelerin bile rahatlıkla defnedilemeyeceği bir hale gelmişse bunu vebali kimin?
Cenaze merasiminde çıkan olaylardan sonra devlet erkânından açıklamalar geliyor: Saray üzgün, başbakan üzgün, İçişleri Bakanı üzgün, herkes üzgün.
Hep üzülseniz neye yarar.
Bu ülkede toplumsal kutuplaşma ve kavga, ölülerin bile defnedilemeyeceği bir boyut kazandı.
Mezarda kavganın yaşandığı gün Türkiye bir başka kavgayı konuşuyordu.
Devletin başı ile ana muhalefetin başı arasındaki kavga tartışmasıydı bu.
Her iki cephe de ‘kavgaysa kavga, kavgaya hazırız’ diye mesaj veriyordu.
Siz kavgaya hazırsanız, bu kavganın mezara yansıması çok doğal…
Kavga değil barış dilini kullanması gerekenler, gardını almış boksör gibi bir birilerine söz sallıyorlarsa durum vahim demektir.
Mezarlıkta Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Hanım’ın cenazesine saldıranlar ‘burası Ermeni mezarlığı değil’ diye bağırmışlar. 
Hatun Tuğluk’un Tunceli’deki cenaze merasimini izledim. Tabutun önünde bir hoca ya da dede her neyse, şu ayeti okuyor:
“Subhane Rabbike Rabbil İzzeti Amma Yesifun ve Selamun Alel Murselin, Velhamdülillahi Rabbil Âlemin, EL FATİHA!”
Meali şu: Çok güçlü ve üstün olan Rabbim! Kendisi aleyhinde ileri sürdükleri suçlamalardan uzak ve yücedir. Bütün Resullere selam oldun. Gerçek Hamd bütün ‘Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Saffat, 180-182)
İyi de cenazesinde Kuran’dan ayetlerin okunduğu, Fatihaların okunduğu bir kişinin cenazesine “Ermeni” diye saldırmak yakışıyor mu?
Saldırganlar eğer AKP’li iseler, oy verdikleri Markar Esayan’a ne buyururlar?
MHP’li iseler,  liderleri Alparslan Türkeş’in yıllarca yanında gezdirdiği, milletvekili adayı yaptığı Levon Panos Dabağyan’a ne buyururlar?
Akıl ve mantık sahiplerine sesleniyorum.
Bu ülkeyi bölmek isteyenler her kimse; PKK ise PKK, IŞİD ise IŞİD, sonuna kadar savaşalım ama Allah aşkına bu savaşı 80 yaşındaki bir kadının cenazesini mezarından çıkartacak bir nefrete büründürmeyelim.
Yoksa ülke kaybedecek.
Hepimiz kaybedeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100