ABD Başkanı Donald Trump, günümüzün kapitalizmini temsil eden bir kişiden öteye otoriterizme, belki de neo-faşizme hevesli bir tutum sergilemektedir. Bu tavrı bize Hitler’i hatırlatmaktadır. 1920’lerde ve 1930’ların başında Hitler’i kimse ciddiye almıyordu. Hitler hakkında o dönem söylenenlere bakılırsa onun bir şaka olduğu, bir şaklaban olduğunun ifade edildiğini görürsünüz. Chaplin (Şarlo) bıyığı ve garip üniformasıyla deli saçması olduğu düşünülüyordu. Ve herkes ona gülüyordu. Sonra gülmeyi kestiler…
Gelelim Trump’a, o bir şaklaban mıdır? Ya da kötü bir şaka mıdır?
Şaka değil, ciddiye alınıyor; Amerika emperyalizmi bağlamında yapmayı tehdit ettiği şeyler ciddiye alınıyor.
Bölgemiz açısından baktığımızda ABD, kendini Ortadoğu’ya empoze edebilmek için her fırsatı değerlendiriyor. Bu 90’lara uzanan bir süreç. Amerikancı rejimler, Amerika’yla dostluğa veya yakın ilişkilere sahip olan rejimler vardı. Bunu Amerikalılarla beraber iş yürütebilmek adına bir yol çizmek için yapıyorlardı. Bazı zamanlarda ise Amerika’ya eleştirel yaklaşıyorlardı. Ne var ki, Amerika’ya dost olan rejimler bile Amerika’nın hedef listesindeydi. Çünkü Amerika aracılarla ya da üçüncü taraflarca değil de, Ortadoğu’yu doğrudan kontrol imkânına sahip olduğunun farkına vardı. Mısır örneğinde Hüsnü Mübarek’e bakın. Amerikan emperyalizmiyle kim böylesi yakın ilişkilere sahipti? Mübarek’i ortadan kaldırma fırsatı ayağına geldiği zaman emperyalizm harekete geçti. Ve onu ortadan kaldırdı.
Bugün Trump rejimi, Amerikan politikalarının önceki dönemlerinden bile daha emperyalist bir dönemi temsil ediyor.
Uluslararası olarak emperyalizm her zaman ne yapıyorsa onu yapıyor Amerika;
Kuzey Kore’ye tehditler var. Katar, BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) gibi Körfez ülkelerinin haraca bağlanma süreci devam ediyor.
Suriye, Irak işgalinin bir parçası olarak Amarikan ve Rus çıkarlarının çatışma alanına dönüştürülmüş…
Türkiye, Ortadoğu’da gördüğümüz Amerikan emperyalizminin genel modelinde hedef ülkedir.  Hedeftedir.
Ancak ülkemizin, emperyalistlerin genel modelini kıracak bir Milli Ekonomi Modeli (MEM) vardır. Modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş’ın varlığı Trump ve hempalarının heveslerini kursaklarında bırakacaktır. Nitekim Amerika’nın tezgahladığı 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan FETÖ’cü soytarılarının ellerindeki ölüm listesinin başında Haydar Baş bulunuyordu.
Haydar Baş gibi bir devlet adamı ve liderin varlığı Türk Milleti ve vatanımız için bir teminat, düşmanlarımız ve işbirlikçileri için kâbustur.
Türkiye’nin yaşadığı bunalım, fikriyattaki yön kaybı, emperyalizmin içeriden ve dışarıdan çullanışları karşısında azimle, yılmadan milli devleti ve ulusal kimliği savunan Haydar Baş, Atlantikçiliğe karşı milli kimlik, milli bilinç, milli devleti; Abdülhamitçiliğe ve Yeni Osmanlıcılığa karşı Atatürkçülüğü savunarak, onuruyla yaşamak isteyen bir toplumun önderi olmuştur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖMER ÇAPOĞLU 2017-07-20 16:36:16

ALLAH ZALİME FIRSAT VERMESİN HOCAM A DA UZUN ÖMÜRLER NASİP ETSİN İNŞALLAH..

Avatar
Mustafa ozcelik 2017-07-20 16:38:33

Milli egemenlik milli ekonomiye baglidir gerisi lafi güzaftir

banner100