Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in kaleme aldığı ‘Hoş Geldin Atatürk’ eserinde, gerek tarihi belgeler gerekse canlı şahitlerin beyanı Atatürk’ün Ehl-i Beyt soyundan geldiğini ve bir Bektaşi olduğu açıkça ortaya koymaktadır. 
Milli Mücadele’den günümüze kadar gizlenen tüm gerçekler Gazi ile İmam Ali arasında kurulacak bu bağın kesilmesi için olmuştur. Bu münasebetle, eserde önemine vurgu yapılan esas konu, Atatürk’ün bir Bektaşi olduğu ve İmam Ali’nin varislerinden olduğunun kabul edilmesidir. 
Üstad’ın kaleme almış olduğu eser, İmam Ali’ye vâris olan Gazi Mustafa Kemal’in, Milli Mücadele’nin ilk anından itibaren, hareketin hem manevi gücünü, hem de zahirde asker kuvveti olarak Bektaşi dergâhından savaş boyunca destek gördüğünü ortaya koymaktadır.
Milli Mücadele’nin tarihi seyri içerisinde bu gönül erleri arasında bir an bile ayrılık asla yaşanmamıştır.
Kutb’ul-Aktab Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi sonrasında 22 Aralık 1919 günü Hacı Bektaş Dergâhını ziyaret eder. Zira Hacı Bektaş’ta Alevilerin merbut yani bağlı bulundukları Çelebi Cemalettin Efendi ile Hacı Bektaş Dede Postu Vekili Niyazi Salih Baba bulunmaktadır.
Atatürk, Hacıbektaş’a üç kişi ile gelir ve burada 52 kişiden oluşan bir heyet ile toplantı yapar. Bu 52 kişinin 25’i Hacıbektaş’tan, 27’si ise; Amasya, Sivas, Tokat, Tunceli, Muş, Elazığ, Ege ve Arnavutluk’tan gelir.
Mustafa Kemal burada, Cemalettin Çelebi ile görüşerek Kuvva-yi Milliye’ye taraftar olduğuna dair kendisinden kesin söz alır. Böylece buraya gelmedeki maksat artık hâsıl olmuştur.
Mustafa Kemal’in vaziyet ve girişilen milli mücadele hakkındaki açıklamaları Çelebi Hazretlerinin dikkatini celp eder. Hatta Çelebi, daha da ileri giderek Cumhuriyet taraftarı olduğunu üstü kapalı ima etse de, Mustafa Kemal henüz zamanı olmayan bu mühim mesele için müspet veya menfi bir cevap vermekten kaçınır.
Buradan anlaşılıyor ki, Cemalettin Efendi Cumhuriyete taraftar, Salih Baba ise hür fikirli, çok ileri görüşlü bir zattır.
Atatürk bu görüşme sonrası Hacı Bektaş’tan ayrılmadan önce, Çelebi ile birlikte Hacı Bektaş Veli’nin Türbesini ziyaret eder. Atatürk, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin kabrine kapanır ve ‘Evladını önüme rehber eyledim. Meydana çıkıyorum. Yüzümü utandırma’ diye dua eder.
Atatürk oradan ayrılırken Cemalettin Çelebi, ‘Atam! Cumhuriyeti ne zaman kuruyoruz?’ diye açıkça sorar. Cumhuriyet kelimesini duyan Atatürk heyecanlanır ve Cemalettin Çelebi’ye yaklaşarak, ‘Aramızda kalmak kaydıyla en yakın zamanda’ cevabını verir. Cumhuriyet ismi ilk olarak orada zikredilmiştir.
Görüldüğü üzere, Atatürk’ün başlattığı bu Milli Mücadele Hacıbektaş’ta yaptığı ziyaretle manevi bir boyut kazanmıştır.
Açıkça diyebiliriz ki, Kurtuluş Savaşı’nın temelleri Bektaşi dergâhında atılmıştır.
Cemalettin Çelebi Atatürk ile görüşmesinden sonra kasasındaki bütün altınları, ambarındaki tüm buğdayları Milli Mücadele için bağışlar. Ardından fayton ile Tokat’a gider ve Kuvva hareketine katılacak gönüllü askerler toplar. Topladığı gönüllü askerleri ile Sivas’ın Kabak yaylasında konaklar. Bu gönüllü askerlere “Mücahidîn Alayı” adı verilmiştir.
Cemalettin Çelebi, Mustafa Kemal’e ve Kuvva hareketine olan desteğini göstermek için Sivas ve Amasya kongrelerine de bizzat katılmıştır.
2 Ocak 1920’de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsilciler Kurulu adına Hacıbektaş’ta Cemalettin Efendi’ye ve Mutki’de Hacı Musa Bey’e bir bildirim yayınlayan Atatürk; “… Kutsal birliğimize, dayanç ve inancımıza güvenerek töreye uygun isteklerimizin elde edileceği güne değin, hiç yılmadan çalışılması ve bu bildirimizin köylere varıncaya dek bütün ulusa duyurulması rica olunur” der.
Bunun üzerine Cemalettin Çelebi tüm Alevi-Bektaşi köylerine Milli Mücadele’ye katılmaları için telgraf çeker.
Hatta bölgede ki, Kürt aşiretlerin birçoğu ile bizzat görüşen Cemalettin Çelebi; gördüğü bir rüyayı anlatarak Kuvva hareketine katılmayıp Kürtçülük yapan bölge aşiretlerinin başına bir felaketin geleceği ikazını da yapmıştır. 
Milli Mücadelenin her safhasında Mustafa Kemal Paşa ile beraber hareket eden Ahmet Cemalettin Çelebi, Kırşehir Milletvekili olarak ilk mecliste, Meclis Başkan Vekili olarak yer alır.
Cemalettin Çelebi, Atatürk’e söz verdiği şekliyle Cumhuriyetten kimseye söz etmez. Ancak ölüm döşeğinde iken yerine geçecek kardeşi Veliyeddin Efendi’ye bu büyük sırrı verir ve Atatürk’ü desteklemesini vasiyet eder. 
Veliyeddin Çelebi, post’a oturduktan sonra 25 Nisan 1923 tarihinde yayınladığı bir bildiride şunları yazar:
“Anadolu’da bulunan ceddim Hacı Bektaş Veli Hazretleri’ne samimi muhabbeti bulunan bütün sevenlerimize ve bizden yana olanlara duyurulur ki:
Bu milleti yeniden yaratarak bağımsızlığımızı sağlayan; varlığı bütün İslam dünyasına onur kaynağı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi, Gazi namlı Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin yayınladıkları bildirge tümünüzce bilinmektedir. Gazi Paşa’nın vatanın yücelmesi ve yükselmesi konusundaki her arzusunu yerine getirmek, bizlerin en birinci görevidir. Milletimizi kurtaracak, mutluluğumuzu sağlayacak, onun koruyucu düşünceleridir. Bunu inkâr edenlerin bizimle asla ilişkisi, ilgisi yoktur.”
Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in dirayetli kaleminden yazılan bu tarihi gerçekler ortaya koymaktadır ki, Atatürk’ün inşa ettiği Cumhuriyet, bugüne dek Ehl-i Beyt’in siyaset, mücadele, birlik ve beraberlik ahlakı ve anlayışı üzerine kurulmuş tek devlettir. O halde bu Devlet; yaşayan, iri, diri Ehl-i Beyt canlarının bir çatı altında cem olması ile insanlığın kanayan yaralarına merhem olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ENGİN CAN 2017-12-25 08:52:10

hari̇ka tespi̇tler ve bi̇lgi̇ler.şu mi̇llet bu gerçekleri̇ bi̇lse.si̇zde mecli̇se gi̇ri̇p sesi̇mi̇z olsaniz.bunlari anlatsaniz.ne kadar i̇yi̇si̇ni̇z.araştirmaci i̇nsanlar i̇yi̇ i̇nsanlardir.atatürkü bi̇ze sevdi̇rdini̇z.varolun