Varlık Fonu A.Ş girişiminin amacını anlamak için, bu işe girişenlerin yönetim anlayışını ve uygulama yöntemini bilmek gerekiyor. Karar vericinin yönetim anlayışı biliniyor. Bu anlayış, 15 yıllık uygulamalarda ve “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir” tümcesinde ifadesini buluyor. Bu nedenle, Varlık Fonu A.Ş.’nin nasıl yönetileceğine ve yönetenlerin yetkilerine bakmak gerekiyor.
Varlık Fonu A.Ş., gerek kamu yönetimi ve gerekse ekonomik işleyiş bakımından dünyada örneği olmayan aykırı bir uygulamadır. Ekonomi bilimiyle ilgisi ve ilişkisi yoktur. Uygulayıcılarının söylemiyle, “Türk tipi başkanlık” tan sonra “Türk tipi fon oluşturma” dır.

İşleyiş ve biçim
Varlık Fonu’nun kuruluş ve işleyiş koşulları 6741 sayılı yasayla belirlenmiştir. Buna göre;
• Varlık Fonu A.Ş, bünyesine katılan kuruluşlarla birlikte, Sayıştay başta olmak üzere devlet denetiminden bağışıktır (muaftır). Özel şirket statüsündedir. Gelirleri belli, giderleri belirsizdir. Harcamaların hangi alanlara yöneleceği konusunda yasada açıklama yoktur.(4)
• Fon’u yönetenlerin hukuki sorumluluğu yoktur. Bağlı olduğu siyasi güç dışında kimseye hesap vermez, soru yanıtlamaz, bilgi vermez. Kamuyu zarara sokma nedeniyle soruşturulmaz. Sınırsız ve
sorumsuzdur.
• Fon, ulusal ve uluslararası düzeyde her türlü ticaret yapabilir, taşınmaz alabilir satabilir; hisse senedi, tahvil alıp borsaya girebilir.
• Fon, Devlet İhale Yasası’na bağlı değildir. İhale yapmaz, teklif almaz; istediği işi istediği bedelle istediği kişiye verebilir. İstediği malı istediği fiyatla alıp satabilir.
• Fon, Devlet Personel Yasası’na bağlı değildir. Dilediği kişi ve kişileri, dilediği sayıda işe alabilir, işten çıkarabilir, istediği ücreti
verebilir.
•Fon, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki vergilerin tümünden muaftır. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, damga resmi, gümrük vergisi... vb. vermez.(5)

Uygulama
ve sonuçlar
Varlık Fonu uygulamasının en kısa ve özlü tanımı şöyle yapılabilir; Varlık Fonu, devletin ekonomik gücünü oluşturan kamusal işletmelerin; sınırsız yetki ve yargı dokunulmazlığına sahip kişilere denetimsiz bir biçimde devredilmesidir. Ulusun tümüne ait değerlere el koyma girişimidir.
Bu girişimin anlamı ve doğuracağı sonuçlar şunlardır;
• Büyük Proje denen yol ve köprü yatırımları, devletin kefaleti ve işletme imtiyazlarıyla yaptırılmıştır. Kredi kuruluşları, ekonomideki yetersizlik nedeniyle devletin kefaletini artık yeterince güvenilir bulmamaktadır. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki bankalardan, istenen finansman sağlanamamaktadır.(6) Varlık Fonu, kefalet karşılığı teminat olarak kullanılacak; halkın malı bu işletmeler, kredi kuruluşlarına rehin olarak verilecektir.
• Uygulamalarda devlet denetiminin bulunmaması, yolsuzluklara açık bir ortam yaratacak; devlet varsıllığı bilinmezlikler içinde kişi ve grupların hesaplarına aktarılacaktır. Yargı dokunulmazlığı, yolsuzluğa yönelebileceklerin cesaretini arttıracak, başına buyruk davranışları olağan duruma getirecektir.
• Fon’un her türlü vergiden muaf olması, bütçe gelirlerinin düşmesine yol açacaktır. Bunun halka dönük sonucu, vergilerin artırılması ve yeni vergilerin getirilmesi olacaktır. Halk yoksullaşacaktır.
• Fon’un; personel alımında, alım satımlarda ve ihalelerde herhangi bir yasaya bağlı olmaması; adam kayırma, siyasi ayrım ve adaletsizliği olağan hale getirecektir. Milyonlarca insanı etkileyecek olan bu tür uygulamalar,  kamplaşmayı yaygınlaştıracak, bölünmeye zemin hazırlayacaktır. (bitti)
DİPNOTLAR:
4 “Kamu Şirketlerinin Hazineye Ait Hisseleri Varlık Fonu’na Devredildi”, www.sozcu.com.tr
5 Prof.Dr.Yalçın Karatepe, Medyascape tv
6 “Türkiye Neden Şirketlerini Varlık Fonu’na Devretti?”  www.bbc.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.