Hunharca ve alçakça bir şekilde şehit edilen Muammer Kaddafi’nin danışmanı Beşir Salih, katliamı şöyle özetleyecekti: “Kaddafi devrimle değil planlı bir komplo sonucu devrilip öldürülmüştür…”
Devri iktidarında halkına cennet gibi bir yaşam sürdüren Kaddafi'nin sosyal devlet ilkeleri Batılı emperyalist kan emicilerin çok zoruna gitmişti... Öyle ya Müslüman bir devlet niçin huzurlu ve mutlu olabilirdi! Müslüman onların gözünde rezil-zelil, asgari ücrete mahkum, sürünen, iki arada bir derede debelenen,kefereye el açan karaktersiz bir millet olmalıydı?..
Afganistan ve Irak'a geldiği şekliyle demokrasi gelmeliydi Kaddafi'nin Libya'sına. Kardeş kardeşi kırmalıydı… Ve olan olmuştu…

Kaddafi’nin Kıbrıs savaşındaki delikanlılığı
1974 Kıbrıs çıkartmasında tüm dünya bize ambargo uygularken, Türkiye'ye mazot, para ve silah yardımında bulunan Kaddafi'den bahsediyoruz. Yıllarca ülkemize gemilerle insanlarını göndererek milyonlarca dolar Türk esnafına paralar kazandıran Şehit Kaddafi'den bahsediyoruz. 2000'li yıllarda sadece Libyalılara ayakkabı satarak birkaç daire sahibi olan İzmirli bir çok esnaf tanıyorum. O tarihli Yeni Asır gazetesinden bir haber: “Libyalılar İzmir'i ihya etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda İzmir'e iki kez gelen ve toplam 7 milyon dolarlık alışveriş yapan Libyalılar, bu kez de kendilerine umut bağlayanları yanıltmadı. 478 yolcunun 6 milyon doları aşkın para harcayarak aldıkları mal ve eşyalar, “Toletela” isimli gemiye yüklenirken ilginç görüntüler oluştu. İzmir ekonomisine cansuyu olma özelliklerini koruyan Libyalılar, esnafın yüzünü güldürürken, mobilyadan kuruyemişe, bisikletten, çiklete kadar çok geniş bir ürün çeşidini ülkelerine götürmek için adeta birbirleriyle yarıştı. İki ayda toplam 13 milyon dolar (18 trilyon lira) bırakan Libyalılar, 16 Ağustos'ta yeniden geleceklerini müjdelerken, İzmir Limanı da tarihi günlerinden birini yaşadı.” (28 Temmuz 2001)
Bizlere ve Müslüman devletlere birçok fayda ve destekleri olan Kaddafi'ye vefa borcumuzu maalesef İzmir'den kalkan uçaklarla ödemiş bulunuyoruz. NATO müdahalesi sırasında NATO'nun şakşakçılığını ve yardakçılığını yaparak, “süper cesur” yaftasını da takmıştık şehit Muammer Kaddafi'ye…
Bakınız Batı'lı devletlerle demokrasi getirdiğimiz Libya'da Kaddafi döneminde nasıl diktatörlük yapılmış sevgili okurlar, madde madde sıralayalım:
-Libya'da evlerde kullanılan elektrik bedavaydı.
-Su ve doğalgaz zorunlu ihtiyaç kapsamında olduğu için bedavaydı.
-Libya'da eğitim ve sağlık hizmetleri bedavaydı.
-Libya devleti, tüm hastalara ilacı, hiçbir ücret talep etmeden veriyordu.
-Benzinin litresi 0.08 Avro, yani bir Libyalının bir litre benzine ödediği para Türk Lirası'yla yaklaşık 20 kuruştu.
-Libya ulusal bankaları faiz almıyordu.
-Libya vatandaşları hiçbir şekilde vergi ödemiyordu.
-Libya hem Afrika'da hem de tüm dünyada en borçsuz ülkeydi.
-Libya'da arabalar fabrika çıkış fiyatına satılıyor, nakliye bedellerini ise devlet karşılıyordu.
-Yurtdışında burslu okuyan öğrencilere, Libya devleti iadesiz olarak aylık 1650 Avro burs veriyordu.
-Libya'da tüm üniversite mezunları bir iş bulana kadar maaşa bağlanıyordu.
-Libya'da evlenmek isteyen tüm çiftlere devlet 150 metrekarelik daire veriyordu.
-Libya'da istisnasız olarak her aile aylık 300 Avro, yaklaşık 760 Türk Lirası yardım alıyordu.
-Petrol gelirlerinin yüzde 90'ı Libya halkına gidiyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner137