Siyasi, sosyal, ekonomik ve hatta dini sahalarda belki de kurtuluş savaşına gerekçe olan şartlardan daha ağır bir kuşatılmışlık içindeyiz.

Ardı ardına yurt içinde ve sınır ötesinde asker kaybediyoruz.

Zerre menfaatimizin olmadığı bir operasyonu 43. gününde ekranlardan seyretmeye devam ediyoruz.

İşsizlik, açlık ve yoksulluk ile yoğrulan vatandaş ise kaynamayan tencereden başka bir şeyi düşünemiyor.

Ve böyle bir ortamda Prof. Dr. Haydar Baş Bey, “Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler” başlığı ile bir sempozyum düzenliyor.

Esasen bu başlık, kendilerinden en az 20 yıldır duyduğumuz bir ikaz. “Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler” isimli bir de eserleri var.

Yani FETÖ ile mücadele ile geçen yıllar boyunca bu vurgu da devam etti.

Eğer, Sayın Baş’ı bir siyasetçi değil de, milletine ve devletine sevdalı bir vatanperver olarak görebilseydik, Ehl-i Beyt açılımının da bu ikazı kapsadığını anlardık.

20 yıldır “FETÖ tehdittir” derken, aynı süreçte “Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün, milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzün teminatıdır” diyordu.

Ve ekliyorlar: “Dinlerarası Diyalog nasıl tehlikeli ise, Alevi-Sünni gerginliği çıkararak Ehl-i Beyt’i gizlemek de aynı şekilde büyük bir oyundur.”

Bazılarının, “Haydar Hoca Alevi oldu” ya da “Alevilerin oyu için böyle konuşuyor” dediği günlerde, O, tevhid inancı etrafında birleşecek bir Müslüman dünya için gayret etmiştir.

Bugün ABD, “Türkiye Irak’ta illegal” açıklamasıyla sırtımızdan vuruyor; hükümetten, “Barzani istediği için Başika’dayız” açıklaması geliyor; Irak, sınırlarını terk etmemiz için BM’ye şikayet ediyor.

Mevcut tablo da; Şii Irak ile Sünni Türkiye arasında vuku bulabilecek devletlerarası bir mezhep savaşından bahsediliyor.

Bu ABD eli ile IŞİD olarak palazlanan ve Sünni İslam’ı temsil ettiği iddia edilen canavarın yapamadığını yapacak başka bir oyun.

Günümüzde tevhid inancında birleşmek bir kenara bırakılmış; Maide sûresinin 51. ayetinde, “Sizden her kim, o Yahudi ve Hıristiyanları dost edinirse, o da onlardandır” şeklinde beyan buyrulan hal, maalesef İslam âleminde zuhur etmiştir.

Türkiye, İslam kardeşliğini unutmuş durumda.

Ehl-i Beyt paydasında birleşmek; ülkemizde Alevi ile Sünni’yi kardeş ederken; Ortadoğu’da akan kanı durduracak en güçlü panzehirdir.

Mezhep ayrılıkları bahane edilerek Müslümanı kâfir ilan eden hocalar, Suriye’de, İran’da, Irak’ta, Yemen’de can veren masum Şiilerin kanından ve ülkemizdeki Alevilerin canından mesuldür.

Şu bir gerçektir ki; FETÖ, Dinlerarası Diyalog, misyonerlik faaliyetleri, ekonomik krizler tamamen dış mihrakların eli ile planlanan ve ülkemizdeki piyonlar vasıtası ile hayata geçen projeler.

Hatta “Ilımlı İslam” denilen İslam inancı, ideolojik görüşler ile şekillenen ve Ehl-i Beyt mantığıyla savaşan Batı’ya ait bir düşünce.

Bu açıdan değerlendirirsek, Sayın Baş’ın tüm gayreti dış güçlerin etkilerini yok ederek devletin ve milletin bekasına hizmet eden çalışmalardır.

O’nun gayretleri, Hz. Peygamberin, “Ümmetim bölük bölük Hıristiyan ve Yahudilerin safına girecek” diye ikaz ettiği ve “Ümmetim adına en korktuğum fitne” dediği halden kurtuluşun tek yoludur.

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki: “Ben ahir zamanda en çok ümmetim için Deccal fitnesinden endişe ederim.”

Sahabe soruyor: “Nedir Deccal fitnesi ya Resûlallah?”

Peygamber (s.a.v.) cevaben buyuruyor ki: “Ahir zamanda ümmetim bölük bölük Hıristiyan olacak, Musevi olacak, okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacak ve fakat kendini Müslüman zannedecek. Bir mescide bin insan olacak, bunların içinden bir tanesi mü’min olmayacak, işte Deccal fitnesi budur.” (Müslim, Sahih, fiten, 7187, 7188; Tirmizi, Sünen, fiten, 4252; İbn Mace, Sünen, fiten, 28, 3952).

Böyle bir Deccal fitnesinde ise milli değerlere sahip çıkmak kimsenin aklına bile gelmeyecektir.

Feraset ehli Müslümana düşen, Deccal fitnelerinin önüne geçen tek lideri, Sayın Baş’ı takip edip yanında yer almaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100