“İsrail Gazze’ye ambargoyu kaldırma sözü verdi” diyerek ilişkileri normalleştirme imzasını attık. Gerçi ilişkiler gerçek anlamda hiç bozulmamıştı ama neyse… Sonuç olarak Gazze ambargosu aynen ve hatta daha da katı bir şekilde devam ederken adamlar işi Mescid-i Aksa’yı kapatmaya kadar götürdü.
* * *
Katar için neredeyse tüm Arap dünyasını karşımıza aldık. Onlar ise buna teşekkürünü Rumlarla anlaşarak ödedi!
Amerikalı enerji şirketi Exxon Mobil ile Katar Petroleum, Güney Kıbrıs’ın “Tek taraflı olarak Münhasır Ekonomik Bölge” olarak ilan ettiği uluslararası sularda yer alan bazı parsellerde araştırma ve sondaj yapmak üzere imza attı.
* * *
ABD’ye “stratejik ortak “ diyoruz ama onlar bizimle sadece ve sadece dalga geçiyor. Terör örgütü PKK-YPG konusunda Türkiye’yi kelime oyunlarıyla  nasıl oyaladıklarını sonunda kendileri itiraf etti.
ABD Özel Kuvvetler Komutanı Orgeneral Raymond Thomas, Türkiye’nin, terör örgütü PKK ile ilişkili görmesi sebebiyle YPG’nin ismini “Suriye Demokratik Güçleri (SDG)” olarak değiştirdiklerini söyledi.
* * *
Avrupa Birliği için atmadığımız takla kalmadı.  Uğruna Kıbrıs’ı bile feda etme noktasına geldik. Verdiğimiz sağlam tavizlerden biri Türkiye’yi AB ile mülteciler arasında tampon bölge haline getiren anlaşmaydı. Bunun karşılığında Türklere vize muafiyeti ve 6 milyar euro vereceklerdi güya... Köprüyü geçince başladılar “nanik” yapmaya. Resmi nanik ise AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’dan geldi. Mülteciler konusunda Türkiye’ye ihtiyaç kalmadığını ifade eden Hahn, “Türkiye sınırlarını açsa bile mülteciler artık gelmez” dedi. Bu durumda bize AB ile “Kayserili pazarlığı” yaptığını açıklayan strateji dehası Davutoğlu’na selam çakmak kalıyor.
* * *
Almanya ile bir süredir yaşanan kriz bir tutuklama sonucu zirve yaptı. Adamlar bu işe fena kızdı. Ekonomik yaptırım tehditleri havada uçuşuyor. Umarım bu iş Rusya ile yaşanan uçak krizine benzemez. 17 saniye sınır ihlali yaptı diye düşürülen uçak için önce “emri bizzat ben verdim,  yine olsa aynısını yaparız”  dendi sonra da Moskova’dan yaptırımlar ardı ardına gelince “kusura bakmayın FETÖ yapmış” diyerek özür dilendi. Sonuçta tarımdan turizme kadar ekonomi büyük bir zarar gördü. Türkiye’nin en büyük ticari partneri olan Almanya ile benzer bir kriz daha büyük yıkıma yol açar. 3 milyon gurbetçi de işin cabası.
* * *
Suudi Arabistan’a çekmediğimiz yağ kalmadı. Körfezin abisi, Körfezin akil adamı, Hadimul Haremeyn Eş Şerifeyn vs. dedik. Hatta ardı ardına düzenlenen bombalı saldırılarda verdiğimiz yüzlerce şehit için yapmadığımızı onlar için yaptık ve kralları öldüğünde ulusal yas ilan edip, bayrakları yarıya indirdik. Peki, onlar ne yaptı. Trump ile kılıç dansı yapan Suudi kardeşlerimiz (!) Türkiye’ye de “Türkiye eğer Arap dünyasına gizli saklı girerek müdahale etmeye çabalıyorsa, bu dönemler geçti” diyerek dirsek gösterdi.
* * *
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) şirketlerine ve vatandaşlarına tanınan ayrıcalıkların haddi hesabı yok. Ama onlar soluğu sözde Ermeni soykırımı anıtında aldı. Türkiye’nin Katar’a desteği üzerine Ermenistan’la işbirliği kararı alan BAE’nin Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed, sözde Ermeni ‘soykırım’ anıtını ziyaret ederek çelenk bıraktı, saygı duruşunda bulundu.  Dahası aynı BAE’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ’ye 3 milyar dolar destek sağladığı da konuşuluyor.
* * *
Diyarbakır’da onur konuğu olarak ağırlanan, Ankara’da “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları atılan Peşmerge lideri Barzani bağımsızlık hazırlığı yapıyor.  Davutoğlu’nun Mesut abisi TURKSAT üzerinden yayın yapan kanalıyla doğu ve güneydoğumuzu “Kürdistan” diye gösteriyor.
* * *
Doğu Akdeniz’de 2011 yılında yaşanan ilk sondaj krizinde yaptığımız itirazlar Rum, Yunan, İsrail ve ABD cephesinin ortak tehditleriyle sonuçsuz kalmıştı. Şimdi aynı film yeniden sahnede. Rumlar söz konusu ağabeyleriyle yeniden sondaja başladı. Biz ise yine itiraz ediyoruz. Filmin sonu ise maalesef çoktan belli. Yine kötü adam kazanıyor.
* * *
Ege’de 18 adamız Yunan işgali altında. Üstelik bu adaların bir kısmı Türkiye’ye karşı askeri üs haline getirilmiş durumda. Türkiye ise bu konuda adeta ölü taklidi yapıyor. Cumhurbaşkanı sessiz, Başbakan sessiz, Dışişleri Bakanı sessiz, Genelkurmay Başkanı sessiz, AKP sözcülüğüne soyunan Bahçeli sessiz, Ankara’dan İstanbul’a yürüyecek kadar güya hak ve adalet peşinde olan Kılıçdaroğlu da sessiz…
* * *
Evet… Dış politikada durum bu! Nasıl, dünya bizi kıskanmakta haklı değil mi?
Saygılar…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100