Geçen Cuma camilerde her zaman olduğu gibi Diyanet’in yayınlandığı hutbe okundu. Hutbede geçen bir bölümü sizlere aynen aktarıyorum:

“Yüce Allah’ın dosdoğru yolunda peygamberler dışında ismet sıfatına sahip ‘masum ve tartışılmaz’ herhangi bir şahsiyet yoktur. Sırat-ı Müstakim’de peygamberler dışında hiç kimsenin özel, seçilmiş ve yanılmaz olduğu düşünülemez.”

Şimdi ben bu cümleyi duyunca burada “Sırat-ı Müstakim’den kastedilen nedir” diye kendi kendime sordum. Herhalde Sırat-ı Müstakim’le tek hak din olan İslam işaret edilmiş olmalı. Öyle ya camide başka din olur mu? İyi de kastedilen dosdoğru yol tek hak din olan İslam’sa “peygamberler dışında kimse özel ve seçilmiş değildir” demek yanlıştır.

Neden?

Sizlere sadece bir ayet ve de Peygamberimizin birkaç hadisi ile anlatmaya çalışayım:

Kur’an-ı Kerim’e göre peygamberler dışında özel ve seçilmiş olan Ehl-i Beyt’tir. Yüce Allah, Ahzab Suresi 33. ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: “Ey Ehl-i Beyt! Yüce Allah sizden, her türlü günahı, haramı, fenalığı, çirkinliği, basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” Yani İslam da peygamberler dışında seçilmiş, özel ve tertemiz bir tek Ehl-i Beyt’tir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) Veda Haccı’nda, “Size iki emanet bırakıyorum. Biri Allah’ın Kitabı Kur’an, diğeri ıtretim, Ehl-i Beyt’imdir. Bunlara sarıldığınız sürece hidayettesiniz” buyuruyor.

Peki, kimdir Ehl-i Beyt?

Ehl-i Beyt beş kişidir. Hz. Muhammed (sav), Hz. Fatıma, İmam Ali(k.veche), İmam Hasan, İmam Hüseyin’dir. Burada Ehl-i Beyt’in beş kişi olduğunu net olarak ortaya koymak şart. Zira ortalıkta işi sulandırarak saptıranlar, Ehl-i Beyt’in Peygamberimizin tüm ailesi olduğunu iddia ediyorlar. Sünni kaynaklardan özellikle belirtiyorum ki ajanların sarık, cübbe giymiş olanları çatlasın!

Müslim, Sahih’inde kendi senediyle Hz. Aişe’den şöyle naklediyor: “Resûlullah, üzerinde siyah kıldan dokunmuş bir aba olduğu halde dışarı çıktı. O sırada Hasan b. Ali yanına geldi. O’nu abanın altına aldı, Hüseyin b. Ali yanına geldi, O’nu da abanın altına aldı. Sonra Fatıma geldi; O’nu da abanın altına aldı. Daha sonra Ali geldi; Resûlullah, O’nu da abanın altına alarak, ‘Yüce Allah, ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt’ten her türlü çirkinliği def etmek ve sizi tertemiz kılmak ister’ ayetini okudu.” (Müslim, Sahih, Fezail’us-Sahabe, c.4, s.1883/2224).

Tirmizi ise Sünen’inde Ümmü Seleme’den (r.anha) şöyle rivayet ediyor:

“Resûlullah abasını Hasan, Hüseyin, Ali ve Fatıma’nın üzerine örterek buyurdu ki: Allah’ım, bunlar Benim Ehl-i Beyt’im ve yakınlarımdır. Onlardan her türlü kötülüğü gider ve onları tertemiz kıl!”

Bunun üzerine Ümmü Seleme diyor ki; “Ben de onlardan mıyım ya Resûlallah?” diye sordum. Resûlallah, “Sen hayır üzeresin” buyurdu. (Tirmizi, Sünen, c.5, s.663; Kitabü’l-Menakıb, s.669).

(Geniş bilgi için bkz. Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali).

Gelelim sözün özüne; çünkü aklı olana bu kadar delil fazla bile!

Haa ajanlara diyecek söz yok!

Onların, yüklendikleri misyon gereği delilleri ayet, hadis değil uydurma hikaye ve rüyalardır.

Hoca değilim!

İlahiyatta okumadım!

Ama Hocamız, Prof. Dr. Haydar Baş…

O sebeple; bâtıla karşıyım, Haydar Başçıyım!

Şimdi Diyanet’e soruyorum:

Geçtiğimiz Cuma yayınladığınız hutbede Sırat-ı Müstakim dediğiniz dosdoğru yol, tek hak din olan İslam mıdır?

Yanıt evet ise, yukarıda gösterdiğim delillere göre dinimizde peygamberler dışında özel ve seçilmiş, Ehl-i Beyt gerçeğini ısrarla neden Görmez’siniz?

Papazlarla iftar edip, ettikleri duaya “amin” diyen hocalarınızı neden Görmez’den geliyorsunuz?

Papa’ya Sultanahmet Camii’nde dua ettirip “amin” diyen müftüyü neden Görmez’siniz?

Cuma hutbelerinden “Allah katında tek hak din İslam’dır” ayetini, “dinlerarası diyalog” zehrinin panzehiri olan ayeti, neden saklıyorsunuz?

Müslüman Türk milletini bir ve beraber yapan Şii-Sünni’yi bir yapan Ehl-i Beyt mayasını gönüllere çalmak gerekmez mi?

Diyanet’in düzenlediği toplantının adında bile İslam yok kardeşim! Neymiş, “Din Şûrası”, bi de olağanüstü toplanmış!

Hangi din için toplandınız acaba!

“FETÖ”ye karşı olalım derken, daha da sapkınlığa uğramayalım!

FETÖ’ye karşı olmak, Haydar Baş’ın yanında olmayı gerektirir.

İslam Ehl-i Beyt’tir.

Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’tir.

Öyle ise merkeze dönün!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100