Diyanet İşleri Başkanlığı şu sıralar vizyonda olan ve İranlı yönetmen Mecit Mecidi’nin yapımcılığını üstlendiği “Hz. Muhammet: Allah’ın Elçi’si” filmine tepki gösteren bir açıklama yayınladı. Diyanet’in açıklamasında filmde tarihi gerçeklerden ciddi şekilde uzaklaşıldığı, hayali bazı unsurlara yer verildiği anlatılıyor ama 'hangi tarihi gerçeklerden uzaklaşıldığı ya da hangi hayali unsurlara yer verildiği!' belirtilmiyor.

Diyanet, filmle ilgili “mezhepçi söylemlerden kaçınılmalı” diyor ama mesela hangi sahnede mezhepçilik yapıldığı anlatılmıyor. Bu filmi henüz izlemedim ama Diyanet’in açıklamasını okuyunca sanki 'onlar da izlememişler!' gibi bir izlenime kapıldım!

Ve çar çabuk yazılan bu tepki mesajının filmin içeriğinden ziyade İran tarafından yapılmasına bazı çevrelerce duyulan tepkilere “destek mahiyeti” taşıdığını hissettim.

Ama Diyanetin bu mesajı yayınlamadan ve Hz. Muhammed’in çocukluk dönemini anlatan filme tepki göstermeden önce aynaya bakıp, ülkemizde Hz. Muhammed’e yönelik onca inkâr süreci yaşanırken kendilerinin ne yaptığını sorgulamalıdır.

Mesela...

Bugün teröristlikle suçlanan diyalogcuların lideri FETO, “Kelime-i Şahadet’in 'Muhammed Allah'ın Resulüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere bile rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır” derken Diyanet nerelerdeydi.

Mesela, bu zevat, “Hz. Muhammed’e inanmayanlar da cennetliktir” derken, Diyanet nerelerdeydi?

Mesele bugünün çete reisi dün “Hatta onun birini söyleyip diğerini, yani "Muhammedün Resûlullah"ı söylemeyen insanlara bile rahmet nazarıyla bakmalı. Çünkü hadislerde anlatıldığına göre, Allah’ın o engin rahmeti ahrette öyle tecelli edecektir ki, şeytan bile: 'Acaba ben de istifade edebilir miyim?' diye ümide kapılacaktır. Şimdi böyle bir rahmet enginliği karşısında, cimrilik yapma ve o cimriliği temsil etme bize yaraşmaz. Hem bize ne? Mülk O'nun, hazine O'nun, kul O’nun... Öyleyse herkes haddini bilmeli” diyerek Kelime-i Şahadet’in gereğini savunanları 'haddinizi bilin' diyerek tehdit ederken Diyanet neredeydi?

Bu diyalogcular, papazlarla iftar ederken, hahamlarla camide buluşurken, "Vatikan’ın misyonunun parçasıyız" derken, gençlerimizi kilise kilise gezdirirken, “misyonerlerle ittifak yapın derken”, Müslüman kızları Hıristiyanlarla evlendirirken, Kuran ayetlerinin bir bölümünü 'hermenötik' diyerek inkâr ederken Diyanet neredeydi?

Neredeydi sorusunun cevabını verelim:

“Vatikan misyonunun bir parçası olan diyalogun” ne kadar güzel bir çalışma olduğuna olan inancını tesis etmek için Diyanet’te bu çalışmalar için bir daire başkanlığına görev verilmiş ve papazlarla yapılan iftarlara Diyanet İşleri başkanlarını göndererek “masanın baş köşesinde sandalye kapmakla” meşguldü.

Şu sıralar İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen FETÖ davasında “Dinlerarası diyalog” çalışmalarının da “suç” kapsamında değerlendirildiğini hatırlatarak mahkeme sürecinde bu konuda Diyanet’in de bu süreçte işlediği cinayetlerin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Ve Diyanet’e sesleniyorum:

Filmlerle uğraşmayı bırakın.

Gerçeklere bakın!

Geçmişiniz çok ama çok acı gerçeklerle dolu.

Filmlerle uğraşmayı bırakın.

Ülkede, “İranlıları, Şiileri, Caferileri, Alevileri” bir kaşık suda boğmaya hazır kitlelerin nasıl teşekkül ettiğini, bunları hangi mezhep taassubunun ortaya çıkardığını, “Suriye ile savaşmak caizdir, Şiiler kâfirdir” diye dalga dalga yayılan 'dilin' nasıl islah edileceği üzerine kafa yorun.

Diyanet’e düşen görev budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muharrem laçın 3 ay önce

Allah razı olsun sayın bayraktar çok güzel söylemişsiniz insanları birliğe davet edecek bir kurum ayrılık yaratıyor olacak şey değil bizim birliğe ihtiyacımız var düşmanlığa değil.

Avatar
ata selçuk 3 ay önce

kalemine ,beynine,mantığına... sağlık. Allah'a emanet ol.

banner100