ABD, bütün hakimiyetini, sömürü anlayışını öncelikli olarak Dolar üzerinden kurmuş bir ülke… Parasını yıllardır dünya ülkelerine hard currency olarak kabul ettirerek dünyanın emeğini, alın terini oturduğu yerden acımasızca sömürmüş bir ülke…

Ama şu tarihi bir gerçektir ki zulümle asla payidar olunmamıştır.

ABD, kağıdını boyayarak elde ettiği bu “kağıttan imparatorluğu” bugün hızla kaybetmektedir. ABD rüyası, temeli kağıttan oluştuğu için bir anda, hızla kabusa dönüşmektedir.

Peki, bu yıkılmaz, sarsılmaz kabul edilen imparatorluğun bu ani dönüşümünün sebebi nedir? Nasıl oldu da bu rüya bir anda kabusa dönüşüvermektedir?

Her şey 2005 yılında, Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nin uluslar arası bir kongrede dünyaya tanıtımıyla başladı. Rusya 2006 yılında bu modeli kalkınma planına aldı ve modelin sahibiyle istişare ederek madde madde uygulamaya başladı.

Yıl 2008… 2007 yılının sonunda ABD’de başlayan mortgage krizi dalga dalga dünyaya yayılmaktadır. Milli Ekonomi Modeli’ni uygulayan Rusya bu krizden etkilenmemiş, hatta modelin sağladığı sağlam temel sayesinde krizi fırsata çevirmiştir.

Putin’in ekonomi danışmanı Prof. Dr. Victor Minin’in Gaziantep’te Prof. Dr. Baş’la yaptığı görüşme neticesinde Rusya Milli Ekonomi Modeli’nin “Milli Paralarla Ticaret” formülünü uygulama kararı aldı. Bu görüşmeden 1 hafta 10 gün sonra da Putin Çin ile milli paralarla ticaret yapacağını, Dolar’ı devre dışı bırakacağını açıkladı.

Ardından Hindistan, Brezilya, Güney Afrika, Japonya, Arjantin gibi ülkeler bu yolu takip etti. Bunu öyle basit zannetmeyin, bu ülkeler ellerinde en fazla döviz rezervini barındıran ülkeler ve üretim devleri… 11 trilyon dolarlık döviz rezervinin yüzde 30’u sadece Çin’in elinde…

Milli paralarla ticaret dünyada ABD dolarına talebi azaltmaya başladı. ABD bundan sonraki dönemlerde parasını satmakta zorlandı.

Dilerseniz Dolar’a talepteki bu azalmayı resmi raporlarla, rakamlarla izah etmeye çalışalım. ABD’nin önemli gazetelerinden The Wall Street Journal gazetesinin 6 Ocak 2014 tarihli haberi:

“IMF’in çeyrekler itibariyle yayımladığı ve dünyadaki toplam döviz rezervleri ile rezervlerin dağılımını gösteren COFER (Currency of Official Exchange Reserves) raporu açıklandı. Buna göre dünyadaki toplam döviz rezervleri 2013’ün üçüncü çeyreğinin sonunda 11 trilyon 434 milyar dolara çıktı…

…Dünyada toplam tutulan rezervler içerisinde ABD Doları’nın payı azalıyor. Bu oran en son raporda yüzde 33,3 ile en düşük seviyesine geriledi. 2000 yılında toplam rezervlerin yüzde 55,8’i ABD Doları cinsindendi.” (Kaynak: http://realtime.wsj.com/turkey/2014/01/06/dunyada-toplam-doviz-rezervi-114-trilyon-oldu/)

Dikkat ediniz, 2000 yılında yüze 55,8 olan ABD Doları’nın payı Rusya milli paralarla ticaret formülünü uygulamaya başladıktan 5 yıl sonra, 2013 yılında yüzde 33,3’e geriliyor.

Yani Dolar dünya piyasalarında yüzde 22,5 seviyesinde eriyor.

Bu müthiş bir erime. Toplam döviz rezervi içindeki miktarına bakarsak 2-2,5 trilyon dolarlık bir erime yaşanmış.

2014’ün başlarında çıkan haberlerde Obama hükümetinin dünyaya 2 trilyon Dolar daha az para süreceği ifade ediliyordu. O gün bu haberleri okuduğumu çok iyi hatırlıyorum.

Bugün bu haberleri arıyorum fakat bulamıyorum. Çünkü ABD kağıttan bir imparatorluk ve bir imaj devleti olduğu için bu imajı sarsabilecek bütün haberleri karartıyor.

Prof. Dr. Baş’ın projesi olan “Milli Paralarla Ticaret” göreceksiniz çok yakında tüm dünya ülkelerinin uyguladığı bir dış ticaret politikası olacak, ülkeler bağımlılıktan kurtulacaklar ve milli devletler küresel sömürüyü geri püskürtecekler.

Para artık spekülatif alandan kurtulup, herkesin ulaşabileceği, üretimde, tüketimde, ihracatta, ithalatta kullanılan, her ülkenin emeği ve üretimi karşılığı basacağı, reel ekonomiye yön veren bir değer haline gelecek.

Para sömürenlerin bir silahı değil, Milli Ekonomi Modeli ile adaletin, huzurun, barışın, birlik ve beraberliğin, dayanışmanın bir harcı haline gelecek.

İnşallah Türk milleti olarak bizler bu modele ve Sahibi’ne sahip çıkarız da, barış temelli bir dünyanın oluşumunda Türkiye olarak öncü oluruz.

Ama önce, Prof. Dr. Baş’ın tavsiye ettiği gibi, paramızı, kendi emeğimiz ve üretimimiz karşılığı basarak milli bir hale getirmeliyiz, sonra da Rusya ve BRICS ülkelerinin oluşturduğu milli paralarla ticaret temelli ‘MEM Bloku’na dahil olmalıyız.

Bu ülkemize ekonomik bağımsızlığı kazandıracağından, bizi ekonomik ya da sosyal darbe planlayanlara karşı daha güçlü kılacak, muhtemel darbe girişimlerini de bertaraf edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.