Dolar 2.70’i gördü. Ülkenin ekonomik olarak düştüğü kriz iyice derinleşirken yapılan tüm uyarılara kulak tıkayan millet, Dolar 2.70’i geçince bir anda ne oluyoruz demeye başladı. Güler misin, ağlar mısın?

Elektrik, su ve doğalgaz faturanı ödeyebildin mi? Yok. En son ne zaman kendine yeni bir kıyafet aldın, hatırlayabiliyor musun? Yok.

Et var ya et, hani pirzola, biftek cinsinden, en son ne zaman şöyle ailecek yedin hatırlayabiliyor musun? Yok.

Maaşına zam gelmesini bir kenara bırak, en son ne zaman maaşını tam aldın hatırlıyor musun? Yok. Çocuklarını alıp şöyle gönlünce ne zaman bir tatile gittin, hatırlıyor musun? Yok.

Bu “yok” cevapları devam edecek diye düşünürken içinde bulunduğumuz zamanda çok hayati olan bir soru geldi aklımıza, bir de onu soralım dedik millete. Sorduklarımızın yüzde 90’ı ”var” cevabını verdi. İşte o soru: Arkadaşım kredi kartı borcun var mı?

İşte cevaplar: VAR, VAR, VAR…

Hem de hacizlik

Ellerimiz, boş ceplerimizde, gelecek haczi bekliyoruz.

Bankaya koşuyoruz yine kredi için, yani sizin anlayacağınız denize düştük yılana sarılıyoruz. Oysa Prof. Dr. Haydar Baş Hoca uzun yıllardır anlatıyor, “Milletim beni iktidar ettiğinde, ben bu işi 24 saatte çözerim. Bunlar bu işi bilmezler ve yapamazlar. Ben, Gayri Safi Milli Hâsılamızın karşılığı olarak bağımsız ülkelerin hakkı olan senyoraj hakkımızı kullanarak emisyonu genişleteceğim ve bastığım parayı milletimin cebine, sizin cebinize sosyal projeler vesilesi ile dolduracağım.”

Şimdi şöyle bir düşünelim:

- Parayı alan vatandaş memnun mu? Memnun.

- Aldığı parayla alışverişe çıkacak vatandaşa bol bol mal satacak esnaf memnun mu? Hem de nasıl memnun.

- Daha önce fabrikasını kapatmayı düşünen üretici, esnafa mal yetiştirmek için kapasitesini sonuna kadar kullanmak zorunda olacağı için memnun mu? Memnun ki ne memnun, bayram ediyor.

- Fabrika sahibinin işine son verdiği işsiz kardeşim, artık mal yetiştirmek için kapasitesini sonuna kadar kullanmak zorunda kalan üretici tarafından aranan adam olduğu için memnun mu? Zil takıp oynuyor bile. Kendisine hak ettiği 5000 TL asgari ücreti verene, duasız bir anı bile geçmiyor.

Kim memnun değil bu tablodan dersiniz? Son zamanlarda yaptıkları reklamlarda özellikle vurgulamak zorunda hissettikleri müşfik, yardımsever insanı oynayan bankalar. Daha doğrusu sömürü düzeni kapitalizmden başka bir şey bilmeyen, milleti, vatandaşı, ev hanımını, üreticiyi düşünmeyen; modern köleler, kapitalizmin köleleri memnun değil bu tablodan. Oysa bu bankalar ve onların ağa babası konumundaki uluslararası tefeciler ülkeleri sömürmek için destekledikleri hükümetler vasıtası ile biryandan parayı piyasalardan emerken diğer yandan da kanını emdikleri o milletin ağzına bir nakarat veririler: “Para basmayın enflasyon olur.” Bilin ki kim size bu sözü söylüyor, o köledir, vahşi kapitalizmin kölesidir. Kölelik düzenini bilirsiniz, köle sahipleri kölelerinin ölmesini istemezler. Bir kap yemek, biraz su, az biraz harçlık… “Ölme emi kardeşim!”, şimdiki düzen de böyle, “Al bu makarnayı, salçayı ye, bu suyu iç, bu da aylık ölmeyeceğin yardım parası. İstikrar sürsün, sen ölme emi seçmenim! 4 veya 5 sene sonra gel bana oy at. Yeter ki istikrar sürsün sen sürünmeye devam.”

Artık yetmez mi, bu çarpık düzene köle olan benim kardeşim! Yeter değil mi YETER!

Sen güzel yaşamayı hak ediyorsun, güzel yemeği hak ediyorsun, güzel giyinmeyi hak ediyorsun, çocuğun güzel bir eğitimi hak ediyor, mutlu olmayı hak ediyorsun.

O zaman ne yapacağız, aziz Türk Milleti!

Son kuruşuna kadar hak ettiğimiz 500 TL vatandaşlık maaşımızı almak için, 7 Haziran’da oyumuzu boş yerlere vermeyeceğiz.

Son kuruşuna kadar hak ettiğin 1000 TL ev hanımı maaşını her ay almak için 7 Haziran’da oyunu boş yerlere vermeyeceksin değil mi, benim güzel annem, güzel bacım?

Daha önce sizi hiç hatırlamayan, hatırlayanın da yılda ancak 2 ay hatırlayabildiği değil, sonuna kadar hak ettiğiniz 5 bin TL emeklilik maaşınızı her ayın başı size verecek olana oyunuzu vereceksiniz artık değil mi?

Rusya’yı dünyanın zirvesine taşıyan, Milli Ekonomi Modeli tezinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve partisi Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte olalım hem kendimizi, hem çoluk çocuğumuzu kurtaralım. Bu seçimde, gemiciklerine gemicik, saraylarına saray ekleyenlere, kendilerinden başkasını düşünmeyenlere, ayakkabı kutularına milletin hakkını dolduranlara okkalı bir şamar vuralım. Ben varım siz de var mısınız? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100