Putin ile Erdoğan, son iki ayda iki kez bir araya geldi. Önceki gün Soçi’de yapılan görüşmenin ardından yapılan açıklamada “domates dışında bütün konularda anlaşma sağlandığı” açıklandı.

Kilit kelime “domates!”

Rusya, savaş uçağının düşürülmesinden beri Türkiye’den tek adet bile domates almıyor. Bu da Türkiye’nin yıllık 700 milyon dolar ihracat kaybı anlamına geliyor.

İki devlet başkanının bir araya gelip konuyu görüşmesine rağmen “Rusya, hiçbir adım atmadı.”

Domates konusunda diğer konulara çözüm bulunmuşsa iyi.

Ama “çözüme kavuşan konuların içeriğini” net olarak bilmiyoruz.

Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulacağı konusunda anlaşmaya varıldığını öğreniyoruz ama bu güvenli bölgeler bugüne kadar Türkiye’nin hiç telaffuz etmediği bölgelerden oluşuyor!

Bütün konularda anlaşmaya varılmasından çıkardığımız bir sonuç da, Rusya’dan alımını durdurduğumuz 1.5 milyar dolarlık buğday ithalatının yeniden başlayacak olması.

Ruslar bizden domates almayacak ama biz buğday almaya devam mı edeceğiz?

Rus Tarım Bakanının kısa süre önce söylediği “Türkiye, buğday alımını durdurarak bizi sırtımızdan bıçakladı” dediği bıçağı biz çıkartıyoruz da, Rusya’nın domates bıçağı hala sırtımızda mı kalacak?

Kafamızdaki soruları sormaya devam edelim:

Astana’da mutabakata vardığımız Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması anlaşmasına rağmen, ABD’nin Suriye’ye yağdırdığı füzeleri sevinçle karşılamamız konusunda da Rusya’yı ikna mı ettik acaba?

Şengal’de ve Tebka’da YPG hedeflerini bombalamamızın ardından, Rus askerlerinin YPG ile çektirdiği fotoğraflar konusunda nasıl bir anlaşmaya vardık?

Gazeteci Mahir Esen’in de dile getirdiği iki önemli konu var:

Akkuyu santralinin maliyetinde 46 milyon dolarlık zammı hükümet yetkilileri kabul etti mi?

“2018 olimpiyatlarının stat-otel projeleri 25 Mayıs’ta sona eriyor ,Türk inşaat şirketlerinin oyun dışında bırakıldığı iddiaları doğru mu?”

Putin’in, Esad konusunda Türkiye’nin ısrarını kırmak için “bunu Suriye halkına soralım” diyerek sonucu belli bir Esad manevrası yaptığı konuşuluyor.

Türkiye, ABD ve AB ile ilişkileri ne zaman gerginleşmişse, yönünü Rusya’ya dönüyor, bir takım anlaşmalar imzalıyor, sıcak mesajlar veriliyor ama  Rusya’nın atılan her imzanın sonunda kadar takipçisi olduğunu ve bu anlaşmaları bir gün acımasızca önümüze koyduğunu unutuyoruz.

Mesele domates meselesi değil.

Benim gördüğüm, bir cephede sıkıştıkça, savrulduğumuz diğer cephede daha da sıkışacağımız dış politika manevralarıyla zaman kaybediyor olmamız.

Bizi bu düşünceden uzaklaştıracak tek şey, Putin-Erdoğan görüşmesinde tam olarak nelerin konuşulduğu,hangi maddelerde anlaşıldığı ve domatese gelinceye kadar hangi anlaşmaların yapıldığının net olarak açıklanması.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.