Türk tarımının ne hale geldiğini en iyi gösteren haberlerden biri Demre’den geldi. Domatesin kasa fiyatı 10 kuruşa düşmüş. Üretici çaresizlik içinde ürettiği domatesleri salça fabrikalarına veriyormuş. Bir kasada 10 kilo domates olduğunu varsayarsak, 1 kilo domates 1 kuruşa denk geliyor demektir. Köylü, bir adet ekmek satın almak için 10 kasa yani 100 kilo domates satmak zorunda!
Daha vahim durum ise Demre’de kilosu 1 kuruşa salça fabrikalarına verilen domatesin bazı türleri, İstanbul ‘da bazı marketlerde 7 TL’ye kadar çıkıyor. 
Arada 70 kat fark var.
Demre’de AKP yüzde 48 oy aldı.
Sonuçta da çiftçi vatandaş boyunun ölçüsünü aldı!
Peki, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek bir boyutta hatta bir Avrupa ülkesinde olsa tarım bakanını defe çalıp koyup çalacak komedilere gebe böylesi bir skandal nasıl meydana geliyor?
Tarla ile tezgâh arasındaki bu devasa uçurumun, bu korkunç ötesi vahim durumun sebebi ne?
Hepiniz, “Türkiye’nin tarım politikaları ve köylünün sahipsiz bırakılması” diyeceksiniz ama sadece o değil.
Konu, Türkiye’deki anayasa tartışmaları ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının devlet adamları tarafından dalgaya alınmasıyla doğrudan ilişkili…
Ne alakası var demeyin, çok alakası var.
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ve herkesi bağlayan ya da bağlaması gereken kararlar için bir ülkenin Cumhurbaşkanı “ben o kararı tanımıyorum, saygı da duymuyorum” derse, Adalet Bakanı anında koroya katılıp AYM’yi eleştirirse, Şamil Tayyar isimli ‘milletin vekili’ kılıçları çekip “Anayasa Mahkemesi’ne haddini bildirmek lazım” diye hakaret ederse, böyle bir ülkede tarlada fiyatı 1 kuruş olan domatesin tezgâhta nasıl 7 liraya çıktığını ya da tarlada 40 kuruş olan hıyarın tezgâhta nasıl 8 lira olduğunun hesabını kimse soramaz.
Çünkü bu tablonun mimarlarına haddini bildirecek bir mekanizma kalmamıştır.
Zira bu durum, ülke tarımının batması için tezgâhlanan bir oyundur ve bu hesabı sorması gereken yargı müessessi siyasi ipotek altında olduğundan, ülke adım adım hukuk devleti kimliğini kaybettiğinden, mahkemeye verip bakandan bürokratlara bunun hesabını sormak için dava açsanız avucunuzu yalarsınız, domates ve hıyarlar elinizde kalır.
Et ve Balık Kurumu’nu lağvedip, et fiyatlarının 50 liraya dayanması karşısında ‘fiyatları frenlemek için et satış mağazalarının sayısını artıracağız diyen dangalaklara’, bu ülkeye yaptıkları ihanetin boyutunu anlatamazsınız.
Anlamazlar.
Çünkü anlamak da bir erdem ister.
Devletin en omurga kurumlarını, en stratejik kurumlarını kapatarak, satarak, köylüyü üretimde ve ürün alımında sahipsiz bırakıp tüccarın kucağına iterek, bu özelleştirmeler yapılırken ‘etmeyin, tarımın kalbine kurşun sıkıyorsunuz’ diye uyaranları ‘küresel değerlere karşı çıkan bağnazlar’ diye suçlayanlar bugün tablonun mimarları.
Ve bu tablo, Anayasa Mahkemesi’nin ayaklara altına alınması ile doğrudan ilişkili.
Çünkü bunu yapanlar ‘bu ülkede maddi ve manevi ne varsa ayaklar altına ala ala ilerlediler.’
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayşe zıvalı 3 ay önce

Tek kelimeyle mükemmel iyiki varsınız tebik ederim yüreğiniz dert görmesin bileğiniz bükülmesin ALLAH razı olsun ve uzun ömür versin