Bu haber kez okundu.

ABD'den Küba'ya barış heyeti
Obama yönetimi, dış politikadaki açılımlarını Küba ile sürdürdü. İlk kez bir Amerikan Kongre heyeti Havana'yı ziyaret etti. Küba lideri Castro, heyeti kabul ederken çarpıcı mesajlar verdi. ~|~

 

ABD Başkanı Barack Hussein Obama, seçilmeden önce kamuoyuna açıkladığı Küba açılımını hayata geçirdi. Küba'ya giden ve 2006 yılında ölüm döşeğinde olduğu açıklanan Fidel Castro ile görüşme yapan 7 kişilik Demokrat Partili Kongre heyeti, Castro'nun sağlık durumunun oldukça iyi olduğunu, eski Küba liderinin siyasi olaylardan haberdar olduğunu ve gelişmeleri yakından takip ettiğini açıkladı. 82 yaşındaki Castro'yla yaklaşık iki saat görüşen Demokrat Partili Barbara Lee, izlenimlerini tek bir cümlede özetledi: "Fidel Castro, söylediklerinin bilincindeydi ve hayat doluydu." Fidel Castro, görüşmenin ardından kaleme aldığı yorumunda, ziyaretin kendisi için çok anlamlı olduğunu belirtti.

İlişkilerde yeni dönem
Demokrat Partili milletvekillerinden oluşan ABD heyeti, Küba Devlet Başkanı Raul Castro ile de görüştü. Bu, Raul Castro'nun 2008 yılında devlet başkanlığı görevini ağabeyi Fidel Castro'dan devralmasından bu yana ABD ile yapılan ilk doğrudan temas oldu. Heyetin Başkanı Barbara Lee, iki ülke arasındaki ilişkilerde "yeni bir döneme girildiğini" söyledi. Lee, "Dış politikamız yeni bir sürece girdiği için Küba ile olan ilişkilerimizi de gözden geçirmemiz gerekiyor. Kübalılar diyalogdan yana, görüşmelerde bulunma ve ABD ile normal ilişkiler kurmak istiyorlar" şeklinde konuştu. Adayı herhangi bir bürokratik zorlukla karşılaşmadan ziyaret edebilen Amerikan heyetinin aksine, sıradan ABD vatandaşları hala Küba'ya giriş yapamıyor. Küba'ya gitmek isteyenlerin tek şansı yasadışı yollarla ülkeye Meksika ya da Kanada üzerinden kaçak giriş yapmak.

Her ülke ile diyalog ilkesi
Dış politikada selefi Bush'tan farklı bir tutum sergileyen Obama Yönetimi, Küba'ya 50 yıldan bu yana uygulanan ambargoları gözden geçiriyor. Seyahat ve ticari alanda uygulanan ambargoların gevşetilmesi gündemde. Bu beklenmedik bir tutum değil, zira Başkan Barack Obama seçim kampanyası süresince her ülke ile diyalog içinde olunacağının mesajını vermişti. Obama şöyle konuşmuştu: "Diğer ülkelerle görüşmemenin, bu ülkelere verilmiş bir ceza olduğunu savunan görüş gülünçtür. Bu, Bush yönetiminin temel prensibi olduysa da böyle. Ronald Reagan ya da örneğin John F. Kennedy Sovyetler Birliği ile sürekli temas halindeydi. Hatta Reagan Sovyetler'i 'şeytan imparatorluğu' olarak nitelediği dönemde bile Sovyetlerle olan bağlantısını koparmadı. Çünkü Reagan, onlara güvenemeyeceğimizi, bu ülkenin bizim için belki bir tehdit oluşturduğunun farkındaydı ve onlara yaklaşmak için çeşitli yollar aramanın bizim için bir görev olduğunu biliyordu."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100