Bu haber kez okundu.

Alman adaleti büyük sınavda
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı Nasyonalsosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresinin davası Münih’te başladı. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti. Baş sanık Beate Zschaepe, duruşmadan yaklaşık 1 saat 20 dakika önce mahkemeye polis eşliğinde zırhlı araçla getirildi ve duruşma salonuna binanın garajından alındı. Zschaepe, cinayetlerde suç ortağı olmak, terör örgütü üyeliği ve kundaklama ile suçlanıyor. Diğer dört sanık Holger G, Casrten S, Andre E ve Ralf Wohlleben, NSU terör hücresine yardım etmekten yargı önüne çıkıyor. Cinayetleri işleyen Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt ise 4 Kasım 2011 tarihinde bir karavanda intihar etmişti.

İki yıl sürecek
Davanın yaklaşık 85 duruşmayla 2 yıl sürmesi bekleniyor. 606 şahidin dinleneceği davada, 80 kadar müdahili yaklaşık 60 avukat temsil ediyor. Beş kişinin sanık sandalyesinde oturacağı davada, Federal Başsavcılığın hazırladığı iddianame 488 sayfadan oluşuyor.
Öte yandan TBMM İnsan Haklarını Araştırma Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Türkiye’nin Münih Başkonsolosu Hidayet Eriş, komisyonun diğer üyeleri Kerim Özkul, Mustafa Erdem, AKP milletvekilleri Çağatay Kılıç ve Osman Can ile CHP’den Ali Kılıç sabah saatlerinde izleyicilerle sırada yer aldı ve duruşma salonuna girdi.

Davayı 13 yıl bekledim
NSU’nun ilk kurbanı çiçekçi dükkanı sahibi Enver Şimşek’in kızı Semiya Şimşek, davayı 13 yıl beklediğini belirtirken, “Almanya’ya güvenim kırıldı” sözlerini kullandı.
“İçimde taşıdığım pek çok soru var. Neden benim babam? Tesadüf müydü? Öldürecekleri insanları hangi kıstaslara göre seçiyorlardı?” diyen Semiya Şimşek, davanın bu sorulara cevap bulmasını umuyor. Semiya Şimşek, ayrıca kurban ailelerinin cinayetler sonrası hangi gerekçelerle güvenlik birimleri tarafından zan altında bırakıldığı sorusunun açıklığa kavuşmasını da bekliyor.

Türkiye’nin tutumunu eleştiriyor
Cinayetlerin soruşturulması sürecinde Türkiye’nin tutumunu da eleştiren Semiya Şimşek, “Ankara’nın kurbanları yeterince sahiplenmediğini de” düşünüyor. Bu arada, Enver Şimşek’in ailesinin 11 Eylül 2000’de işlenen cinayet sonrasında birçok sıkıntıyla yüz yüze kalırken babası öldürüldüğünde 14 yaşında olan Semiya Şimşek, o yıllara dair anılarını aktardığı “Acı Vatan” adlı kitabında babasının polis tarafından önce mafya üyesi, daha sonra PKK mensubu olmakla itham edildiğini belirtiyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.