Bu haber kez okundu.

Avrupa başkanını arıyor
Avrupa Birliği liderleri, birliğin geleceğinde önemli bir rol oynayacak Lizbon Antlaşması'nın hala devreye giremediği bir ortamda toplandı. Zirvede, AB başkanlığı görevine kimin atanacağı konusu da ele alınıyor. ~|~

 

Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları dün Brüksel'de bir araya geldi. İki gün sürecek liderler zirvesinde, Lizbon Antlaşması'nın geleceği ve Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi halinde oluşacak yeni üst düzey mevkiler ele alınacak. Lizbon Antlaşması, AB Dışişleri Bakanı ile iki buçuk yıl süreyle görevde kalacak AB Konsey Başkanı seçilmesini öngörüyor. Zirvede ayrıca AB'nin Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak Dünya İklim Zirvesi'ne hazırlıklarının da görüşülmesi bekleniyor.

Belirsizlikler hakim
Brüksel, yine belirsizliklere başlayan bir liderler zirvesine ev sahipliği yaptı. Avrupa Birliği'nde karar alma sürecini daha etkin kılmak için köklü reformlar öngören Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girip giremeyeceği hala belirsizliğini koruyor.
Zirve öncesinde Çek Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi'nin antlaşmanın anayasayı ihlal etmediği yönünde karar alması ümit ediliyordu. Zira Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus, antlaşmayı imzalamak için Anayasa Mahkemesi'nin kararını şart koşuyor. Ve Çek Cumhuriyeti hariç tüm üye ülkelerde onay süreci tamamlanmış durumda.

Klaus'un koşullarını 26 üye kabul edecek mi?
Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını yürüten İsveç'in Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Cecilia Malmström, yaşadıkları sıkıntılı süreci şu sözlerle özetliyor: "Halen bir aşamaya gelmiş değiliz. Öncelikle Çek Anayasa Mahkemesi karar vermeli. Ardından Sayın Klaus ve hükümet ile bir çözüm bulmak için görüşmeliyiz. Gayet tabii ki ancak diğer 26 üyenin de kabul edebileceği bir çözüm söz konusu olabilir." Çek Cumhurbaşkanı, Lizbon Antlaşması ile İkinci Dünya Savaşı'nda sonra yerlerinden edilmiş Almanların, ülkesinden bazı taleplerde bulunabileceğini savunuyor ve bunu engellemek istediğini söylüyor. Hukukçular ise Lizbon Antlaşması'nın bu konuyla hiç ilgisi olmadığı kanısında. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt de Klaus'u çok fazla geçmişte yaşamakla suçluyor. Bildt, "İkinci Dünya Savaşı sonrası ayrılıkların giderilerek uzlaşma sağlanması çok zor bir mevzu.  AB zaten bunun üzerine, yani geleceğe yönelmek üzerine inşa edilmiştir" diye konuştu.

İki kritik görev için yarış
başlayacak
Klaus'un imzası olmaksızın, Avrupa Birliği liderleri reform antlaşmasının öngördüğü yeni görevlendirmeler konusunda karar alamayacak. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı ile 'Dışişleri Bakanı' olarak adlandırılan Dış ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi için iki kritik ismin belirlenmesi gerekiyor. Resmi olarak görüşmeler her ne kadar başlamamış olsa da gayriresmi arayış başlamış durumda. Ancak Carl Bildt gibi adı geçen kişilere doğrudan 'aday mısınız' diye sorduğunuzda genelde aynı yanıtı alıyorsunuz. Örneğin Carl Bildt, "Yok açıkça aday olmadığımı söyledim" diyor. Ama herkes bu cevabın konjonktüre göre değişebileceğini biliyor.

Blair? Juncker rekabeti
Konsey Başkanlığı için adı geçenler arasında İngiltere'nin eski başbakanı Tony Blair ile Lüksemburg Başbakanı ve Euro Bölgesi Başkanı Jean?Claude Juncker bulunuyor.
Avrupa Parlamentosu'nun Hrıstiyan Demokrat partili Alman milletvekili Werner Langen her iki isme itiraz ediyor. Langen gerekçelerini şöyle sıralıyor: "Euro bölgesinden olmalı ve Avrupa gündemine hakim olmalı. Ne çok güçlü olmalı, ne de çok güçsüz ve bağımsız. 
Yani dengeleyici olmalı ve en önemlisi de bu.  Dolayısıyla Sayın Blair söz konusu olamaz, Sayın Juncker'in de farklı görevleri var."

En önemli gündem maddesi gölgede kalıyor
Liderler zirvesinin önemli gündem maddelerinden biri de iklimin korunması olacak. Avrupa Birliği'nin kendiyle çok fazla meşgul olduğu ve iklimin korunması gibi önemli konuları ihmal ettiği yönünde eleştiriler yapılıyor. Nitekim Kopenhag'da düzenlenecek Dünya İklim Konferansı'na kısa bir süre kala Avrupa Birliği halen yoksul ülkelere iklimin korunması için nasıl destek verilebileceğini karara bağlamadı. İsveç Maliye Bakanı Anders Borg bu durumdan rahatsız. Borg şunları kaydetti: "İklimin korunması için sağlanacak finansman konusunda bugüne kadar uzlaşamamış olmamız elbette üzüntü verici. Avrupa'nın iklimin korunmasında öncü rolü gereği önümüzdeki günler ve haftalarda bu konuda ilerleme sağlamamız çok çok önemli."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100