Bu haber kez okundu.

Çin, ABD\'ye ayar çekti

RECEP BAHAR - ANALİZ

Rusya ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi\'nde Suriye\'ye müeyyide öngören kararları veto eden Çin\'in iki numaralı ismi Xi Jinping (Şi Cinping), 4 gün boyunca ABD\'de temaslarda bulunuyor. Halen Çin Devlet Başkan Yardımcısı olan ve Hu Jintao\'nun ardından devlet başkanlığı koltuğuna oturacak olan Xi Jinping, ABD\'li işadamlarına hitaben yaptığı konuşmada iki ülkenin karşılıklı olarak birbirlerinin \"hassas çıkarları\"na saygı göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Hassasiyet çağrısı, Çin\'in 

Kuzey Kore, İran ve Suriye konularında ABD\'den taban tabana zıt izlediği politikalarını da kapsıyor.  Çin Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping, Washington\'u özellikle bir konuda uyardı: Tibet ve Tayvan\'ın bağımsızlığını asla destekleme! Dünyanın iki numaralı ekonomik gücü, bir numaralı ihracatçısı, kasasındaki para açısından en zengin devleti olan Çin\'in Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping, 5 günlük ABD ziyareti kapsamında, ülkesinin politikalarından geri adım atmadı. Bilakis, \"hassas çıkarlar\" kavramını kullanarak, ABD ve aynı eksendeki diğer ülkelerin Çin\'le tartışmalarında aşmamaları gereken \'çizgi\'ye vurgu yaptı.

Arap Baharı\'nın Çin versiyonu!

Çinli yetkililer ve diplomatlar son yıllarda \"hassas çıkarlar\" kavramını yoğun olarak kullanıyor. Kavrama yüklenen başlıca anlam \'toprak bütünlüğü\'nü korumak olarak öne çıkıyor. Çin bu çerçevede Tibet ve Tayvan\'ın bağımsızlığının başka ülkelerce tanınmasına karşı çıkıyor. Xi Jinping\'in Washington ziyareti sırasında Tibet\'in bağımsızlığını seslendiren kesimlerin sesleri oldukça gür çıkmıştı. Tibet\'te çoğu rahip iki düzine insan geçen Mart ayından bu yana düzenlenen gösterilerde kendini yaktı.  Son aylarda Tibet\'teki değişik şehirlerde kitle gösterileri birbirini izledi. Birçok durumda Çin güvenlik güçleri, göstericilere ateş açarak müdahale etti. Arap Baharı olarak adlandırılan sürecin Tunus\'ta zabıtaların müdahalesi sonrası bir seyyar satıcının kendini yakmasıyla başladığı dikkate alındığında, şu an için Tibet\'teki rahatsızlığın Batı tarafından körüklenmesi ihtimaline karşı Çin teyakkuza geçmiş bulunuyor.

Çin Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping, Washington\'da Tibet konusundaki hassasiyetlerini, \"ABD, Tibet\'i Çin\'in bir parçası olarak tanıdığına dair taahhüdüne saygı göstermeli ve Tibet\'in bağımsızlığına karşı çıkarak, Tibet meselesini dikkatli ve titiz bir şekilde ele almalıdır\" ifadesiyle seslendirdi.

Xi Jinping, Batının sürekli olarak kendilerine yönelttiği \'insan hakları ihlallerine yönelik suçlamalara da\' \"Doğaldır ki, sizlerden bazı farklılıklarımız var!\" şeklinde cevap verdi.

Ticaret kavgası

Son olarak hatırlatmak gerekir ki, ABD ile Çin arasındaki ticaret hacmi 2010 yılında 459 milyar dolara ulaştı. Rakamın geçen yıl 500 milyar doları aşması bekleniyor. Türkiye\'nin 375.4 milyar dolarlık dış ticaret hacminin iki ülke arasındaki toplam ticaretten düşük seyretmesi dikkat çekiyor! Çin ABD\'ye 2010 yılında 366 milyar dolarlık ihracat yaparken, bu ülkeden yaptığı ithalat 93 milyar dolarda kaldı. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var... Çin\'den ABD\'ye yapılan ihracatın önemli bir bölümü Apple gibi ABD\'li şirketlerce yapılıyor. Hatta Çin\'in yaptığı ihracatın yüzde 55\'i yabancı şirketlerce gerçekleştiriliyor. Çinli yetkililerin bu konuda verdiği bir örnek dikkat çekici... 600 dolarlık bir Apple iPhone\'dan Çin\'e kalan sadece 8 dolar. Gerisi Apple, toptancılar, perakendeciler, parça sağlayan şirketlere gidiyor! Bu nedenle Çin, ABD ile ticarette Washington\'a boyun eğmiyor.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100