06 Temmuz 2013 Cumartesi 00:07
1470 Okunma
Devasa problemler çare bekliyor!
RECEP BAHAR / ANALİZ - HABER
İslam dünyasının Endonezya, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın ardından en kalabalık 5. ülkesi Mısır'daki askeri darbe birçok özelliği ile dikkat çekiyor. Mısır'dan önce İslam dünyasında son askeri darbe yine ABD desteğiyle 12 Ekim 1999'da Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref tarafından Pakistan'da yapılmıştı. Darbeyle görevinden uzaklaştırılan Nevaz Şerif, uzun yıllar Dubai'de sürgün hayatı yaşadıktan sonra 2007'de ülkesine döndü ve 11 Mayıs 2013'te yapılan seçimlerde Pakistan Müslüman Birliği Partisi lideri olarak yeniden başbakan seçildi. Pakistan ve Mısır örnekleri son 15 yıl içinde askeri darbelerin bazı küçük ve orta ölçekli Afrika ülkeleri hariç ABD yanlısı İslam ülkelerinde meydana geldiğini gözler önüne seriyor
Devrim ve Bahar dönemi sona mı eriyor? Mısır'da Cumhurbaşkanı anayasanın askıya alınarak Mursi'nin görevden uzaklaştırılması, parlamentonun lağvedilmesi çok iyi irdelenmesi gereken bir süreç. Benzer bir gelişmenin yakında Arap Baharı'nın Aralık 2010'da gün yüzüne çıktığı Tunus'ta da yaşanabileceği belirtiliyor. Zaten yakın geçmişte 2003 yılındaki Gürcistan (Gül Devrimi), 2004 yılındaki Ukrayna (Turuncu Devrim) ve 2005 yılındaki Kırgızistan (Lale Devrimi) devrimlerinin getirdiği Batı yanlısı yeni yönetimler de bir bir ortadan kalktı. Her şey tersine döndü. Ukrayna ve Gürcistan'daki yeni hükümetler yönünü Rusya'ya döndü, Kırgızistan ise ABD ile askeri üs anlaşmasını yenilemedi. 

Demokrasi, halkın taleplerine de cevap vermektir

Demokrasi, sandıkta çoğunluğun kazanmasının yanı sıra devamında halkın taleplerine cevap vermektir de... Bir başka ifadeyle siyasi iktidarların sandıkta yüklendiği sorumlulukların gereğini iktidar koltuğunda yerine getirmesidir. Mısır örneğine bakıldığında Ne Mübarek, ne askeri yönetim, ne de Mursi dönemlerinde bu temel ilkenin yerine getirilmediği görülüyor. 

Mısır'ın durumu Mübarek döneminden kötü

Demokrasilerde seçim, olmazsa olmaz ancak demokratik yönetimlerin insan hak ve özgürlüklerinin yanı sıra ekonomik performansı geliştirilmesinde otoriter yönetimlerden daha başarılı olması beklenir. Mısır'da iki temel sorun var: Ekmek ve iş... Arap Baharı başlangıcında yüzde 8.9 olan işsizlik ordunun yönettiği 16 aylık dönemde yüzde 12.6'ya yükseldi. Mursi ise bu rakamı yüzde 14.0'e taşıdı! Mısır'ın başlıca iki döviz geliri kalemi var: Turizm ve Körfez Ülkeleri'nde çalışan Mısırlıların gönderdiği gurbetçi dövizi. Arap Baharı başlangıcında ülkeye yılda 14.7 milyon turist geliyordu. Askerler bunu 11 milyona indirdi, Mursi döneminde ise rakam istikrarsızlığın, gösterilerin ve zaman zaman grevlerin devam etmesi nedeniyle 12 milyona çıkabildi. Mursi döneminde yabancı doğrudan yatırım miktarı askerleri geçti ancak faizler askeri idarenin döneminden daha yüksekti. Borsa da daha kötü bir performans gösterdi. Büyüme rakamları ise askerlerden sadece binde 2 puan yüksekti. Mursi'nin bütün ekonomi verilerinde Mübarek'ten daha kötü bir performans sergilediği ortaya çıkıyor. 8 ekonomik parametrenin 5'inde ise (enflasyon, işsizlik, borsa endeksi, bono faizi ve döviz kuru) askeri dönem Mursi'ye göre daha iyiydi. Mursi ise yabancı yatırım, büyüme ve turist sayısında askeri yönetimi geçebildi.

Akaryakıt sorunu çığ gibi büyüyor

Mısır'da halk kitlelerini sokağa döken, bunun sonucunda darbeye zemin hazırlayan süreçte akaryakıt eksikliği de başlıca faktörlerden birini oluşturuyor. BP Dünya Enerji İstatistikleri Yıllığı Haziran 2013'e göre Mısır'ın 4.3 milyar varil petrol, 2 trilyon metreküp ise doğalgaz rezervi bulunuyor. Ancak kendi ihtiyacını rahatça karşılayabileceği bu rezervlere rağmen Mısır, 2007 yılından itibaren petrol ithal ediyor ve bunun için döviz ödüyor. Bu nedenle döviz rezervleri son 2 yılda 35 milyar dolardan 15.2 milyar dolara geriledi. Mursi, burada akıllı davranarak Rusya ile enerji yatırımları konusunda Nisan 2013'te Moskova'da görüşme yaptı ancak görüşmenin sonuçları konusunda kamuoyu ile net bilgiler paylaşılmadı. Ülkede Mübarek dönemi dahil her yönetim, akaryakıt fiyatlarını destekledi ancak son dönemde ülke ekonomisinin bu desteği devam ettirecek mecali kalmadı! Mısır'da bir litre kurşunsuz benzin 1.12 TL, mazotun litresi ise 87 Kuruş. Türkiye'deki fiyatların neredeyse beşte biri. Mursi yönetimi ile görüşen IMF, 3 milyar dolar kredi karşılığında Türkiye gibi akaryakıt fiyatlarının yükseltilmesini talep etmişti. 

Halk ekmek peşinde

Mısır'ın ikinci büyük sorunu gıda... Mısır, uluslararası gıda piyasasına aşırı bağlı bir ülke.  Nüfusu da hızlı artıyor. 1990'da 56 milyon olan nüfus 2013'te 84 milyona yükseldi. BM'ye göre 2030'ta 100 milyonu aşacak. Gıda eksikliği sık sık medyada haber konusu oluyor. Ülkede maaşların düşük olması (ayda 100 - 150 dolar), ithal gıdayı satın alabilecek kitleyi önemli ölçüde azaltıyor. Özellikle buğday, buna bağlı ekmek fiyatları önemli bir sorun! Önemli ölçüde tarım alanı ayrılsa da ülke 2012'de yılda 18.7 milyon tona ulaşan buğday ihtiyacının yarısından fazlasını ithal ediyor. Tarımsal kesimin yeterince desteklenmemesi, ülkede gıda sorununu büyütüyor.

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100