Bu haber kez okundu.

Dünden bugüne Türkiye Lübnan
Ejdadımızın taş üstüne taş koyduğu hizmet etmeyi bir görev bildiği ortadoğu'dan Türkün eli çekilince bugün neredeyse kan akmayan bir gün yok gibi yıkılan binalardan her gün onlarca ceset çıkıyor ~|~

Türkiye ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geçmişi 486 yıl öncesine dayanıyor. Yaklaşık 400 yıl Osmanlı idaresinde kalan Lübnan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, son 15 yılda ivme kazandı.

Osmanlı Devleti ile o dönemde Suriye'nin bir eyaleti olan Beyrut ve dolayısıyla Lübnan arasındaki ilişkiler, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Ridaniye seferiyle başladı. Selim, 25 Ağustos 1516 yılında Halep'e girdi. Arkasından Şam teslim olurken, Lübnan Emirleri de Osmanlı yönetimini kabul ettiklerini açıkladı.
Osmanlı döneminde Lübnan'a, yüzlerce yıl boyunca merkezden valiler ve kaymakamlar gönderilmesine rağmen, asıl idare Lübnan Emiri olarak adlandırılan Dürzi derebeyleri tarafından yapılıyordu.

Lübnan'da hemen her Osmanlı hükümdarı, kendi dönemini yansıtan eserler bıraktı. Osmanlı egemenliğinin başladığı 1517 yılından bu yana yapılan eser sayısı 500'ün üzerinde, ama kesin rakam tespit edilebilmiş değil. Bu konuda bütün eserlerin envanterini çıkarıp tescil ettirmek için bir çalışma yapılıyor. Türkiye ile Lübnan arasında bu konuda görüşmeler sürüyor.
Savaş sırasında Osmanlı eserleri de zarar gördü. Bunların başında Beyrut'un güneyinde bulunan Damur bölgesinde yer alan Osmanlı köprüsünün orta bölümü, atılan füzelerle yıkıldı. Ayrıca yine Güney Lübnan'da bulunan Sur şehrindeki Kazimiye köprüsü de tahrip oldu.

Lübnan'daki Osmanlı eserleri
Lübnan'da, başta Beyrut olmak üzere birçok Osmanlı eseri bulunuyor. Bunların başında Beyrut'ta şu an Başbakanlığın bulunduğu bina Osmanlı döneminde kışla olarak kullanılıyordu. İki katlı olan bu bina, öldürülen eski Başbakan Refik Hariri tarafından üzerine bir kat eklenerek Başbakanlık binası olarak kullanılmaya başladı. Ayrıca binanın hemen önünde bulunan saat kulesi, Abdülhamit tarafından doğum günü için yaptırılmış ve Beyrut'a hediye edilmiş. Aynı bölgede bulunan ve şu anda Yüksek İnşaat Konseyi olarak kullanılan bina ise, Osmanlı döneminde askeri hastane olarak kullanılıyordu.

Lübnan'da Abdülhamit döneminde de yapılan birçok tarihi eser var. Özellikle Beyrut, o dönemde yapılan imar çalışmalarıyla, adeta bölgenin başkenti olarak hazırlandı. Abdülhamit, o dönemde kiliselerin açılmasına, yabancı okulların hizmete girmesine izin verdi. Sadece Beyrut'un civarında 100'den fazla Osmanlı eseri bulunuyor. Lübnan'ın kuzeyinde bulunan Trablus'ta da Osmanlı eserleri sayısı 100'den fazla. Bunlar arasında hanlar, kamu binaları çarşılar yer alıyor. Osmanlı'nın her padişahı neredeyse Lübnan'a bir eser bırakmış durumda. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Trablus Kalesi, ülkenin en önemli tarihi eserlerinden biri. Trablus'ta bulunan Tel Meydanı ise Abdülhamit döneminde yapılmış. Şehrin belediye binası, kamu binaları da Osmanlı eseri. Ülkenin hemen her yerinde bulunan başta belediye binası olmak üzere, neredeyse bütün resmi binaların yapımı Osmanlı dönemine denk geliyor.

Hicaz  demiryolunun en zorlu bölümü Lubnan'da
Hicaz demiryolunun Beyrut?Şam arasındaki bölümü de Lübnan'da yer alan en önemli Osmanlı eserleri arasında. 1892 yılında yapılan demiryolu, Beyrut?Şam arasında en zorlu etaplarından birini oluşturuyor. Çünkü Beyrut?Şam arasındaki bölgede yüksekliği 1600 metreye ulaşan dağ yolları bulunduğu için, burada özel köprüler, tüneller, geçitler yapılmış. 1950'li yıllarda demiryolu devre dışı kalmış. Günümüzde demiryolunun bazı hatları dururken, istasyonlar yıkıntı halinde bulunuyor.
Türkiye, Lübnan'daki Osmanlı eserlerinin envanteri için adım attı

Lübnan'da bulunan Türkiye Büyükelçiliği kanalıyla Türkiye, ülkedeki Osmanlı eserlerinin envanterinin çıkarılması için çalışmalar yapıyor. Bu konuda Tanıtma Fonu ile Lübnanlı yetkililerin görüşmelerinin yakında sonuçlanması bekleniyor.

Siyasi ilişkiler

Osmanlı İmparatorluğu, Lübnan'la olan ilişkilerini 1920 yılında sona erdirirken, Lübnan'da bu tarihten itibaren 23 yıl süreyle Fransız manda yönetimi yer aldı. Ülke, 1943 yılında bağımsızlığını kazandı. Türkiye?Lübnan ilişkileri ise, uzun yıllar boyunca istikrarlı bir şekilde sürerken, bu ilişkiler, özellikle suikast sonucu öldürülen Refik Hariri'nin iç savaş sonrasında, 1990'lı yıllardaki başbakanlığı dönemlerinde hareketlendi.

Ekonomik ilişkiler
İki ülke arasında Eğitim İşbirliği protokolü ve çifte vergilendirme anlaşması şu anda uygulamada bulunuyor. Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinin beşinci turunun bu eylül ayında yapılması bekleniyordu. Ancak İsrail?Hizbullah savaşı nedeniyle görüşmeler ertelendi.

  Gerek devlet yetkilileri, gerekse özel sektör temsilcilerinin yaptığı çalışmalar sonucunda, 2005 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 320 milyon dolara ulaştı. Bu yılın haziran ayında iki ülke arasında Karma Ekonomik Kurul toplantısı yapıldı. Ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin gelecek 2 yıllık programı hazırlandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100