Bu haber kez okundu.

Dünya hakimiyeti ve terslikler-2
Pr. Dr. Cahit BABUNA

MR. BUSH'UN İLAN ETTİĞİ SAVAŞIN SİYASİ MANYETİK ÜÇGENİ

Şimdi başka bir üçgen söz konusu olmaktadır. Bunun da mucidi veya yapıcısı Başkan Bush'tur.

Yeni üçgen ise ABD (Bush) ? Usame bin Ladin Afganistan ve ? islam ülkeleri (Kısacası Ortadoğu'dur).

Başkan Bush teröre karşı savaş ilanında, "herkes yerini belirlesin ya benimle ya da karşı tarafta olacak! (Teröristlerle), kimse bunun dışında kalamaz" dedi!

ABD de Afganistan'ı vurmaya başladı. Bin Ladin'i ve Taliban'ı ise şimdiye kadar bulamadı, vuramadı, ama ABD güçleri, terörist vuracağım derken Afganistan'ın masum halkını vuruyor! Sonra da hata oldu diyorlar. Bombardıman esnasında Kızılhaç yardım depolarını da tam iki kez vurdu ve kullanılamaz hale getirdi. Buna BM de itiraz etti. Aç sefil olan zavallı halka yardımların büyük bir kısmı yok oldu. Yakında toplu ölümler başlayabilir, diye ikaz ediyorlar! Bu ikazlar BM dahil Batı basınında da yer almaktadır.

Bunun dışında köyleri ve zavallı halk, kenar mahal~|~leler ve camiler de bombardıman ediliyor. Yüzlerce insan, çocuk ve yaşlı insanların cesetleri TV'lerde teşhir ediliyor. Hastaneler, hatta kendilerinin destekledikleri Kuzey İttifak askeri mevzileri de roketlerle vurulmakta.

Demek ki şaşkınlık ve tedirginlik ABD askerlerinde, birliklerinde de mevcuttur. Büyük hedef hataları yapılıyor. Korku ve heyecan büyük hatalar yaptırır. Mesela ABD'de 11 Eylül'den bu yana şiddetli korku ve gerginlik sonucu, New York'taki kalp hastası sayısının tam 8 (sekiz kat) arttığı beyan edilmektedir. Panik bütün şiddetiyle devam etmektedir.

Öte yandan Taliban güçleri kendi muhaliflerinden olan meşhur kumandan General Abdülhak'ı yakalayıp idam etti. Pakistan'dan ve İslam aleminden binlerce insan Taliban'a katılmak istemekte! Afganistan serbest halk pazarında doların fiyadı % 50 devalüe olmuş, eskiden değeri 80 Afgan parası iken şimdi 40 Afgan'a kadar düşmüş durumda. Durum ilginç değil mi? Yabancı basın Taliban'ın bu olaylardan sonra daha da güçlendiğini yazıyor! Tabii bu şimdilik böyle ?ne zamana kadar devam eder? onu Allah bilir!

( Not: ABD şimdiki gücüne pek güvenmiyor. 3000 yeni uçak siparişi verdi. Lockheed firması bu siparişin ihalesini geçen günler aldı. Siparişin bedeli tam 200 milyar ABD $. Kimbilir bu bedeli dünyaya nasıl ödetecek? Körfez savaşı giderlerini de Arap ülkelerine ve Türkiye'ye dolaylı bir şekilde ödetmedi mi?)

İSLAM ALEMİNİN İNFİALİ

Biraz önce ikinci Bush üçgeninden bahsetmiştim. Burada esas önemli olan Ortadoğu'daki idarecilerdir. Krallıklar ve monarşik idarelerle yönetilen bu İslam ülkelerinin başındakiler ABD?Bush korkusuyla, ABD'ye açık destek veriyorlar. Ama halklarına tam hakim olamıyorlar. Halklarında ise müthiş huzursuzluklar var.

İLK KAYNAŞMALAR

FİLİSTİN VE PAKİSTAN'DA

Filistin sokaklarında halk gösterileri yasaklanmış; buna rağmen halk yasağa aldırmayarak protesto yürüyüşleri yapmak istemektedir.

İlk olaylarda bin Ladin posterlerini taşıyanlara, Filistin polisleri ateş açıp bazı kimseleri öldürdü. Büyük infial oldu. Her gün daha şiddetli olaylar oluyor. Dış basın bu durumdan çok endişeli!

Pakistan'da devamlı sokak gösterileri yapılmakta. Halkın çoğu ABD'nin saldırılarının, İslam'a karşı yapıldığına inanıyor. Bu gösterilerde Amerikan kuklaları ve bayrakları yakılıp çiğnenmektedir.

Durum gittikçe şiddetlenip son birkaç gün içinde öldürme olayları da, kısacası cinayetler de işe karıştı.

Peşaver bölgesinde bulunan bir Katolik kilisesine 3?4 motosikletli gelip iki polisi ve 19 kişiyi öldürüp kaçtı!

İşler gittikçe kızışmakta. Pakistan ve Ortadoğu'daki rejimler sarsılmakta olup halkın toplu isyanlarından bahsediliyor. Hatta Newsweek Dergisi de toplu ayaklanmadan söz ediyor! Ancak bu ayaklanmaların İran'vari mi yoksa Afganistan'vari mi olacağı tartışılıyor.

Bunun başlıca sebebi ise şu andaki ABD Başkanı Bush'un hem savcı, hem yargıç hem de icracı olması, demokrasiye aykırı hareket ettiği kanaatinin var olmasıdır!

OLAYLAR KOLAYCA BAŞKA YOLA SAPTIRILABİLİR

Zaten teröristlerin esasta güttükleri hedef de bu değil mi? Samuel Huntington'un da kitabında ileri sürdüğü "Medeniyetler Savaşı"nın başlangıcı da böyle olmaz mı?

Hıristiyan aleminin birçoğunda şuuraltı olan gizli kalmış hedefleri bu değil mi? Sayın Bush'un bile ağzından ilk anda "Crusade" sözü çıkmadı mı?

Bu durum ise dünyayı sarsacak kadar büyük ve bitmeyen tükenmeyen huzursuzluklarla dolu, medeniyetlerin kökünü kazıyacak, insanlara hayatı zehir edecek bir mücadeledir. Bunun hiç bir devlete, hiç bir millete kısacası hiç kimseye faydası olmaz. Böyle bir savaşı kimse kazanamaz. Kimse galip gelemez. Burada ne teknoloji, ne finans, ne yüksek medeniyet ne de bir başka unsur insanları galibiyete ulaştırmaz. Çünkü düşman her yerde olabilir. Fakat açık olarak görülmez! Onun için kimseye güven olmaz. Nerede olduğunu, ondan nasıl korunulacağını hiç kimse bilemez! Ayrıca terörün binbir çeşit uygulaması olabilir!

Çok dikkatli hareket etmek gerekir. Suçsuz kimselere baskı yapılırsa sadece ve sadece düşman kazanılabilir! Terör alıp başını devleşir. Gittikçe taraftar toplar! Öte yandan, ölmeye hazır olan insanlardan daha büyük silah yoktur. Onlardan tam olarak korunmak çok güçtür, neredeyse imkansızdır.

Kaldı ki diğer taraftan bu kör dögüşünün olması bazı gizli güçlerin işlerine gelir. Silah sanayii, uyuşturucu kaçakçılığı, yeraltı teşkilatları, mafya. sıcak para ? kayıtdışı ekonomi ve her türlü kaçakçılığın mensuplarının böyle bir ortam işlerine yarar. Ama geniş halk kitleleri ve milletlerarası demokrasi tamamen tarihe karışır. Çünkü tedbir adındaki aşırı kısıtlamalar ve yasaklar zamanla demokrasiyi yok eder.

(Not: Daha şimdiden ABD'de CIA'ye çok geniş ? hukuk dışı yetkiler verilmeye çalışılıyor. Yakında dünyada anonim cinayetler artabilir! Kısacası insan acaba, "Elveda Demokrasi" demenin zamanı geldi mi gelmedi mi diye düşünüp duruyor!)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.